Reklamı Kapat

Sendika ağalığı kalksın, “eşel mobil sistemi” gelsin

Sendika; işverene karşı işçi haklarını savunan bir sivil toplum kuruluşudur. Ülkemizde çeşitli iş kollarında kurulmuş sendikalar vardır. Birkaç sendikanın bir araya gelmesiyle federasyon oluşur. Birkaç federasyonun bir araya gelmesiyle de konfederasyon oluşur. Konfederasyonlar ki, işçilerin çatı örgütüdür. İşçi Sendikaları Konfederasyonu denince ülkemizde akla önce TÜRK-İŞ gelir. TÜRK-İŞ’in mazisine baktığımızda temsil ettiği işçilerin haklarını işverene karşı savunurken, hep ideolojik yaklaşmıştır. Bunun örnekleri çoktur. Zihniyetine, dünya görüşüne ters düşen iktidarlara karşı acımasızca muhalefet, eylemler, grevler, boykotlar hatta söylemler… Örneğin; merhum Özal cumhurbaşkanı iken, işçiye “Çankaya şişmanı, işçi düşmanı” diye bağırtırlardı. Bu ideolojide kadirşinaslık da göremezsiniz. 54. Hükümet’in başbakanı merhum Erbakan Hoca, zamanında istediklerinin 3 katını verdi. Verdi ama verdi de ne oldu? Bir teşekkür bile etmediler. Hatta bırakın teşekkür etmeyi, ihanet ettiler. Hükümeti devirme adına çete oluşturdular. Batı Çalışma Grubu’na ön ayak oldular. İşçi, memur, Bağ-Kurlu ve emekli aldıkları zamlarla ihya olmuş ve halinden memnunken TÜRK-İŞ orada da işçinin yanında olmamıştır. Zaten kapalı kapılar arkasında işçiyi satmış ve işverenden yana olarak sarı sendikacılık yapmıştır. İşçinin sırtından ve alın terinden toplanan aidatlarla sendika ağalığı kurulmuştur. Koltuğu kaybetmeme adına işverenle her türlü entrika ve işbirliğine girmişlerdir. Kendilerine muhalefet eden delege ve adayları tayinlerle, sürgünlerle, tehdit ederek seçim kazanma yoluna başvurmuşlardır. Ve bu sayede yıllarca koltuklarını kaybetmişlerdir. Siyasileri eleştirirken “liderlik suntası, koltuk sevdası” gibi yakıştırmalar yaparlar ama kendileri aynaya hiç bakmazlar.

Bugünkü TÜRK-İŞ başkanının söyledikleri ve yaptıklarına bakıldığında, tam bir garabet! Bu adam konuştukça batıyor. Bir de bir sözü var ki, özrü kabahatinden büyük. Göz göre göre işçinin hakkını kapalı kapılar arkasında hükümete peşkeş çekmiş, kendini aklamak için de, “Efendim grev diyorlar. Neyle grev yapacaksın? Bir grevin maliyeti ne kadar? Kaç lira?” diyerek işçinin gözünün içine baka baka “Yıllarca senin ödediğin aidatlar; bizim maaşımıza, makam arabalarımıza ve saraylarda oturmamıza yetmiyor. Yani itibardan tasarruf yapamıyoruz. Kusura bakma” diyor.

Evet, işçi sendikalarının hali buyken bir de memur sendikaları ve konfederasyonları var. Bunlar da bugünlerde hükümet ile toplu sözleşmelere başladı. Hatta hükümetin önerdiği komik denecek zammı yetersiz bulup ve haklı olarak toplantıyı terk etti. Bütün bunlar gösteriyor ki, ülkemizde sendikacılık ve sendika faaliyetleri arzu edilen seviyede değil. Çeşitli spekülasyonlara da yol açıyor. Öyleyse konfederasyonlar da iktidar da samimi ve gerçekçi iseler, Erbakan Hocamızın başbakanken önerdiği “eşel mobil sistemine” geçilsin. Yani, “enflasyon + % 5”. Alan da veren de razı olsun. Gönüller huzur bulsun vesselam…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

Abdurrahman Serdar -

Sendikacılar İŞÇİLERİN Hamisidir, kalkanıdır, o da ne kalkan :

Bir zamanlar galiba Maden-İş Sendikası Başkanı idi. İşçiler adına devrin iktidarına veryansın ediyordu. 3-5 ay sonra duyuldu ki ; O komünizan Sendika Başkanı sahibi olduğu -

- çok fabrikatörün almıya cesaret edemediği , bir Apt parası bedelinde - LÜX FERRARİ otoda geziyor. İşçinin biri veya DEMOKRATİK Cumhuriyet Hükumeti sormuyor ? demokrasi bu, içine etseler de rüşvetçiler için kimseden ses çıkmaz . Aynı şirkette mesai yapıyorlar, çünkü.

Aynı tarihlerde, büyük (ulusal) Sendikalarından birinin sekreteri veya başkanı olan

-bu da namazlı - ZAT Meşrutiyetteki AKBANK da - 40 yıl öncenin parası ile - Şahsi Hesabındaki

100.000,-TL'nin FAİZ getirisini hesablatıyordu.

Benzer tarihlerde - bir dost Meclisinde, bir SENDİKANİN Yönetemindeki şahıslar

topluca Sendikanın arabası ile BALIK YEMEK için - Balıkesir'e günübirlik gitmişler.

Sendikacılar İŞÇİLERİNİ işte böyle koruyor. Hani son günlerde bir Sendikacıyı

kimileri diline dolayınca, bu yazı ile birlikte hatırıma geldi, bunlar.

HEP söylerim, kendinden görünen cahil veya hain hamilerin, koruyucuların olacağına, MAZBUT, merhametli, vicdanlı bir PATRON'UN olsa ondan HAYIRLIDIR.

AB'nin türkiye'de kurdurduğu GÖSTERMELİK kuruluşlar ve Okumuşlar da böyle

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Ağustos 15:29
02

Adnan - Memurun en iyi dönemi Erbakan hoca döneminde olmuştur.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Ağustos 12:35

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?