Reklamı Kapat

Ulusalcı ırkçılığın bütünselliği ve Kürtler

AK Parti jakoben ulusalcı ırkçılığa iyice teslim oldu. Bundan böyle artık Kürt seçmeni gözden çıkarmış bulunuyor. İlk değerlendirmemiz böyle.

AK Parti bir tuzağa düşmüş ya da gönüllü olarak teslim olmuş durumda. Bir seçim yenilgisinin ardından böyle bir tutum asıl yadırganası durum. Üstelik AK Parti başlangıçta daha kucaklayıcı gibi iken son dönemlerde tamamen ulusalcı ırkçı bir yapıya teslim olmuş görünüyor.

Bunun birçok nedeni olmalı. Başkanlık seçiminden beri kendisine kurulan tuzağın farkına varamayış. Her yükselişin bir düşüş döneminin olması kaçınılmaz. Kişi odaklı oluşların akıbeti ne yazık böyle. Bir yere kadar direnilir sonra da bir yerde artık dönem kapanır. Düşünceye dayalı olmayan yapılar güç ile birlikte bir yere kadar ayakta kalabilirler.

Ulusalcı ırkçı yapı bir bütün. Bir arada olması düşünülmeyenlerin birlikte olması bir rastlantı değildir. Görünüm de bunu gösteriyor.

Sanki derin bir güç bu yapıları oluşturuyor ve bir araya getiriyor. Yolun sonuna gelinmiş olan bir durumda dümen birilerinin denetimine giriyor ya da girdiriliyor.

Son seçimlerden itibaren ilginç bir durum var. Yıllardır ulusalcı ırkçı ruhun merkezi olan Cehepe ile Kürtler arasında bir kopuş vardı. Deniz Baykal zamanından beri Kürtler Cehepe’yi diğer ırkçı partilerle bir tutuyor, onlardan uzak duruyordu. Başkanlık seçimi ile birlikte bloklaşmalar ilginç tablolar ortaya koydu. AK Parti ile diğer ırkçıların birlikteliği bir denetim merkezi oluşturdu. Öfkeli, nefret dolu bir cepheye dönüştü. Diğer ırkçı bir parti olan İyi Parti ile Cehepe de bir blokta yer aldı. Burada da ilginç bir durum söz konusu. O zaman arada kalan Kürtler birden diğer bloktan kendilerini korumak ya da onlara karşı bir cephenin içinde yer alabilmek için jakoben ırkçı Cehepe ile İyi Parti blokunda yer aldı. Bu şöyle bir sonuç doğurdu. Sosyalist bir düzleme kayan Hedepe diğer iki ırkçı partiye yaslanması yeni bir tablo ortaya çıkardı. Seçim sürecindeki itici ve nefret edici yaklaşım onları bir bakıma buraya zorladı ama Kürtleri Cehepe ile barıştırdı. Bir bakıma onlar da bir biçimde sisteme öyle ya da böyle adapte oldular. Daha da önemlisi manevi yönü güçlü olan yaklaşık bir yüzyıldır asimile edilemeyen Kürtler böylece hem sekülerleştirmeye yöneltildiler hem de dolaylı olarak Cehepe ile birlikte sisteme yeniden adapte edilmiş oldular.

Özellikle İçişleri Bakanı’nın başını çektiği diğer ırkçı partilerin bir sözcüsü ve adamıymış gibi bir tutum sergilemesi bir cephede memnuniyet ve sevinç oluşturdu. İşin ilginç yanı üç büyük şehir belediye başkanının görevden alınması ile Kürt seçmenler tamamen gözden çıkarıldılar. Sistemin iç yapısı onları Cehepe blokuna fiilen itmiş bulunuyor.

AK Parti başlangıçta Milli Görüş geleneğinden koparak düşünce bağlamında özünden uzaklaşmıştı. Şimdi ise tamamen ırkçı jakoben bir anlayışa kendini teslim etmiş bulunuyor. Ve tabiî bundan sonrası daha önemli.

Faniyiz, her insanın veya durumun bir sonu var. Bundan böyle Sayın Soylu’nun başını çektiği ırkçı jakoben anlayışın öncülüğü ya da o bir paravan olarak kullanılabilir, bunu kestiremiyoruz, görünüm böyle bir yöne doğru hızlı bir gidiş var.

Zaten uygulamanın haklı ya da haksızlığını veya yanlışlığını tartışmak bir yana asıl sorun burada.

Doğal olarak şu soru sorulabiliyor. Perinçek seçimlerden önce, yapılan seçim sadece sembolik bir anlam taşıyor, nasılsa görevden alınacaklar gibi bir tezin sahibi. Öyle de oldu. Yasal olarak bu isimler sakıncalı idiyse neden seçime sokuldular? Dahası kesin bir önyargı söz konusu. Şu an yeni bir seçim yapılsa sonuç gene değişmeyecek. O zaman seçim yapmanın anlamı ne? Buna demokrasi demenin nasıl bir karşılığı olabilir?

Bir beş yıl daha böyle bir uygulama ile gidilirse sorun bitecek mi? Asıl bundan sonrası önemli. Bundan böyle ulusalcı ırkçı Cehepe ile Hedepe’nin fiili birlikteliği söz konusu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Muzaffer - Hocam tespitleriniz bir nokta dışında güzel, kürtler artık bildiğiniz maneviyatlı ümmetçi insanlar değil, 30 yıl önceki hallerinden malesef eser yok. On yıllardır hdp pkk propagandasıyla ataist kominist bir çizgiye geldiler, dindarlıkları sadece anlık hissi duygusal tepkimelerdir. Üzerlerinde ki milliyetçilik tarzı içi boş bir dindarlıktır. İçlerinde 5 yıl yaşamış biri olarak söylüyorum bunu. Keraneleri bunlar işletir, pavyonları bunlar işletir nerde parası bol pis iş var bunlarda. Kürt halkından hakikatli olup ne pahasına olursa olsun birlik ve beraberliğimize sahip çıkmaları vicdanlı olmalarını beklemek için artık çok geç. Tabiri caizse kuduz köpeğin iyileşmesi beklenmediği gibi bir durum. Kendilerini tüm benlikleri ile pkk hdp ideolojisine kapatmış durumdalar. Yani ekmekten sudan hizmetten daha değerli ideolojileri var artık. Bence artık kayyumlarında orada ki millete hizmet etmek için kendilerini yırtmalarına gerek yok. Çünkü bişey ifade etmeyecektir. Bağımsız bir kürt devleti kurmak, bu ne pahasına olursa olsun kime hizmet ederse etsin artık tek karınlarını doyuran bu. Nabalım izin mi verelim buna, kendi yeniceri ocağımızı devletimizin milletimizin ikbali için topa tutmuş bir devlet geleneğimiz var bizim, gerekirse bunu tekrar yaparız,yapmamızda gerekir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Ağustos 21:33
01

Abdurrahman Serdar -

Hükumet polisiye tedbirler yönünden - karşı taraftaki SATILIK hainlerin gayreti ile -

doğruyu yapıyor, görünse de, RAHMETLİ N.ERBAKAN Hoca'nın tabiri ile önemli olan BATAKLIĞI kurutmaktır, sinek vızıltıları ile uğraşma yarar sağlamıyor ; yarayı büyüttürüyor ;

dış güçlerin istediği de bu. Sadece, bedava dünyalık dağıtmak da Halkı azdırıyor, yoldan çıkarıyor, boş gezen tembeller üretiyor. Bedava ULUFE dağıtacağına, HASAT Peşinde, rızkı

peşinde koşan tarım çalışanlarına EK (destek) ÖDEMESİ yap. Alınterini hayra kullandır.

Bu semeresiz çaba, DIŞ POLİTİKADA da hükimeti kilitliyor gibi geliyor, bana.

Cumhurbaşkanı diyor ya, " kendi göbeğimizi kendimiz keselim " Nasıl ama ? :

Diyanet'in alimleri İslam ve tarih açısından konuyu deşelemeli. Müşavir-tecrübeli

Diplomatlara da emsal Devletlerdeki emsal çözümleri inceletip, tahkik ettirmeli.

Mademki, D.İ.B'.e RİSALELERİ bastırdılar. Bölgeyi BOL Miktarda Risale ve onu açıklayıcı kişilerin bombardımanına tabi tutmak şart ; öbür bombardıman yarar sağlamıyor.

Şeyh efendilerin de itibarı, nüfuzu güçlendirilmeli, destek verilmeli

Bazıları kırmızı BOĞA görmüş gibi olacaklar amma - kıt bilgilerimle - ŞEYH SAİD

haklı çıkıyor, galiba. O ve Onun gibi, SURİYE'de de, katledilen HAVVA SAİD'in ileri görüşlülüğü mü acaba tebellür ediyor ?

ÖZAL döneminde yayınlanan 1'inci Meclis TUTANAKLARINDAN okuduklarıma göre,

O dönemin MEBUSLARI Meclis Kürsüsünde, FERYAD ediyorlardı, Müstevli oyunlarına dikkat çekerek ve bu günleri TAHAYYÜL ve tasavvur ederek. O zabıtları okumakta, İRDELEMEKTE de çıkarılacak ÇOK Dersler olsa gerek.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Ağustos 16:19

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?