Reklamı Kapat

Medeniyet krizi, ekonomik inkılâp, faizsiz banka

Bugün ‘medeniyet krizi’ dedikleri büyük krizimizden yani makrodan başlayalım… Sonra kademe kademe küçülterek mikroya geçelim, elbette çözüm önerilerimizle…

“Müslümanlara yeni bir medeniyet bilinci lazım”, Taha Akyol’un bugünkü (19 Ağustos) yazı başlığı. Dediği şu: “Prof. Bekir Karlığa İslam ve Batı tarihlerindeki bilim ve medeniyet hareketleri üzerine yirmi yıl süreyle Batı kütüphanelerinde araştırmalar yaptı.” Bekir Hoca ile uzunca bir görüşme yapmış ve yazısının başlığındaki sonuca ulaşmış.

Sonuç: Her ikisi de bizim yarım yüzyıllık “Adil Düzen Üçüncü Binyıl Medeniyet Projesi” çalışmalarımıza hâlâ ilgisizliklerini sürdürüyorlar; bakalım ne zamana kadar!

Aynı gazeteden Mustafa Karaalioğlu, “Ne yapılacaksa, bir an önce” başlıklı yazısına şöyle başlamış: “Bir iktidarın 17 yıldır işbaşında olmasına rağmen hâlâ acil beklentilerin odağında olması ve hâlâ bir dizi kritik adım için baskı görmesi ilginçtir. Böylesine uzun süre yönettikten sonra, bazı süreçlerin rutine bağlanmış olması ve ülkenin dünyayla rekabeti konuşması beklenirdi. Ama bu sarmalı bir türlü aşamadık… / Hâlâ masamızda bulunan hukuk, eğitim, akademi, teknolojik üretim, şehirleşme, şeffaflık, bürokratik sistem veya temel sosyal meselelerin hal yolunda olması esasında yüksek bir beklenti değildir...”

Sonuç: ‘Sosyal Tufan’ seviyesindeki bütün sorunları yaşayanlar olarak biliyorsunuz.

Haftalık “Adil Düzen Dergisi” çalışmamıza Üstad’ın “Ekonomik inkılâp nasıl yapılabilir?” başlıklı kısa çözüm önerisi ile devam edelim… “Ekonomi düzeni sermaye ile emeğin çarpımına dayanır. Başlangıçta emek çok, işyeri azdır. İşçilik, faizli sistem işe yaramaktadır. Şimdi ise işyeri çok, emek azdır. Emek kısa zamanda üretilemiyor. Dolayısıyla tıkanıklık var. Yeni emek yok, yatırım yapılamıyor. Artık karşılıksız faiz parasına imkân bulunamıyor. Karşılıksız faiz parası yerine ‘Emek Karşılığı Altın Bono’ yeni dünyanın parası olacaktır. Bu düzeni kim önce kurarsa zafer onun olacaktır. Üç ihtimal vardır. a) Devletler emek karşılığı ‘Altın Bono’ çıkarır. b) Sermaye, Dolarını ‘Emek Karşılığı Altın Bono’ şekline değiştirir. c) Adil Düzen çalışanları semt kooperatiflerine ‘Emek Karşılığı Altın Bono’ çıkartır.

Beklenen bunlardır. Görünüşte ne sermaye ne de devletler bu işi yapacak durumdadır. Beklenen ekonomik inkılâbı semt kooperatifleri yapacaktır.”

Adil Düzen çalışmaları ile ilgili yayın sitemize Ahmet Yücel arkadaşımız son olarak “FAİZSİZ BANKACILIK ÜZERİNE” yazdı; yukarıdaki sorunlara çözüm niyetine okuyalım: “Öncelikle belirtelim ki, faizsiz bankalar kapansın diye bir isteğimiz yok. Faizli bankacılığa alternatif olarak, faizsiz banka kurulsun istiyoruz. Faizsiz bankacılık üzerine yazılmış eserleri, bilgisayarlarına indirmek, okuyup araştırmak isteyen kardeşlerimiz için bir link ekleyelim ve devam edelim. http://www.ahmetyucel.net/?Syf=5&Id=124420

Faizsiz bankacılık kuralları düzenlenmiş olarak, özel banka olarak da kurulabilir, biz devletin faizsiz bankacılık kurması üzerine, kısa, öz ve basit olarak yazalım. Her iki durumda da, karar verdikten sonra bu konuda uzman kişilerle istişareler yapılmalıdır. Takip ettiğim http://akevler.org/ sitesinde yazan Adil Düzen’e gönül vermiş hocalarımız, Prof. Dr. Arif Ersoy hocamız, faizsiz bankacılığa gönül vermiş diğer uzman kişiler, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan birkaç hocamız, bu konuyu sonuca bağlayıncaya kadar bir araya gelerek, altyapıyı ve kuralları oluşturmalıdır. Devlet güvencesinde faizsiz bankacılık sistemi kurulursa bu millet en büyük ilgiyi ve desteği verecektir. 1) Ziraat Bankası bünyesinde başlangıç sermayesi devlet tarafından katılarak veya para yatıran halkın sermayesi ile faizsiz bankacılık oluşturulacak. 2) Katılmak isteyen vatandaşlarımız şubelerden veya mobil şubeden internet üzerinden para yatırabilecek. 3) Yatırılan paralar anında gram altına çevrilerek, gram altın olarak hesaba yatırılacak. Vatandaş evinde para, altın biriktirmek yerine, böyle hayırlı bir işe yatırmayı tercih edecektir, parasının evde çalınma derdi de olmayacak. 4) Vatandaşın bankadaki gram altın miktarı veya belli bir yüzdesi kadar, vatandaşa taksitli borç alma imkânı tanınacak. 5) Bu ortaklık kâr zarar ortaklığı şeklindedir. Gram altın değerinin artış ya da düşüşüne bağlıdır.

Kısa, öz ve basit olarak düşüncelerimi yazdım.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?