Reklamı Kapat

Ağaç…

Bir zamanlar “Darülharp” gerekçesiyle Cuma namazı kılmayanlar vardı. Bu ülkeyi ve devleti tekfir edip, “uygun şartlar oluşana kadar” Cuma’ya bile gitmezlerdi. Tam ifadesiyle “kafir devlet” varken, namaz mı kılınabilirdi? Benzer şekilde, Diyanet’e ve Diyanet’in görevlilerine de “kafir devletin hizmetkarı” gözüyle bakanlar vardı. “Onların ardında namaz mı durulur” derlerdi.

Bugün, “bir şeyler oldu” ve “kafir devlet” abdest aldı herhalde! Bir zamanların “tekfirci” tipleri, bugün devlet imkanlarına, kadrolarına ve ihalelerine balıklama dalabiliyor. Eskiden, bu imkanlar çok çok uzaklarındayken “tekfir” edenler, bugün hiçbir tereddüt göstermeden misal “faizli banka reklamı” da giriyor, gazetelerinde sürmanşetten baldır bacak veya içeriden astroloji de veriyor, televizyonlarında en ucuz ve düzeysiz yayınları da çekinmeden yapabiliyor. Bugün, hiç kimsenin anlam veremediği ve açıklayamadığı şekilde bir şeyler değişti ve bu değişimle birlikte “her şey mübah” dönemi de başlayalı çok oldu. 

Bu nasıl bir değişimse, anlı şanlı yazar ve edebiyatçıları, aradan geçen 15-16 seneye ve dehşet veren sonuçlarına rağmen hala, utanıp sıkılmadan 1 Mart tezkeresini savunabiliyor. 1 Mart tezkeresini; yani ABD’nin Irak işgaline destek vermek için çıkartılmaya çalışılan utanç vesikasını!

Hak, hukuk, adalet, ehliyet, liyakat, dürüstlükten bahsetmesi gereken kelli felli adamlar, kalkıp yol, köprü, havalimanından bahsediyor. Beton anlatıyorlar fiilen! Beton ve rant aşkından gözleri dönmüş bir iktidarı, hiçbir tereddüde uğramadan körü körüne müdafaa etmeyi vatanseverlik biliyorlar, dinin gereği gibi görebiliyorlar.

Ağaç, orman, yeşil diye ağzını açanı anında “Gezici”, “dış güçlerin maşası”, “hain” vs diye yaftalamak dışında bir şey de bilmiyorlar. Ne ara bu kadar rant ve beton aşkına düşüldü? Bu menfaat hırsının sonu olmadığı hikayeler, kıssalar, mesellerde de mi duyulmadı?

Kaz Dağları’ndaki ağaç katliamına tepki gösteren herkes bir şekilde yaftalanıyor. Kanadalı bir şirketin, yüksek kâr elde etmek için tabiatın canına okumasına da mı tepki gösterilmesin? Onbinlerce, yüzbinlerce ağacın kesilmesine ses etmemek hangi aklın ve vicdanın ürünüdür? Kendi memleketimize sahip çıkmayalım da, Kanadalı’nın ne de güzel para kazandığını düşünüp tatmin mi olalım?

Ağaç katliamının Kaz Dağları’nda değil de 40 kilometre ilerisinde olduğunu söyleyen sivri zekalara bakıp hayret ediyor insan. Orası Türk toprağı değil herhalde! Orada kesilen ağaçlar ve tahrip edilen tabiat “plastikten” galiba! Dünyadaki her şeyi ucuz ranta indirgeyen kafaya ses etmemek sorundur aslında…

Ve aslına bakılırsa sorunun büyüğü, bir zamanlar küfrettikleri, tekfir ettikleri devleti, bugün sırf menfaat bağıyla bağlı oldukları parti nedeniyle “kutsayan” muhafazakarların girdikleri acayip haldir. Ağaç, orman, yeşil diyen herkesi inanılmaz bir sığlık ve garabetle hemen “marjinal sol tipler” sınıfından sayan bir zihin yapısındadırlar. Art niyetli azınlığı dışarıda bırakırsak, kendi toprağına sahip çıkan insana “Gezici” vs demek nasıl bir saçmalıktır? Ege’de, Akdeniz’de yanan (yakılan) orman alanlarının birkaç sene içinde nasıl bir “beton ormanına” dönüştüğü ortadayken, bu ülkenin sıradan insanlarının tepkisini dikkate almak gerekir.

Müslüman olma iddiasındaki insanların, tabiata sahip çıkmak yerine rantı, betonu öncelemesidir asıl büyük sorun. Bu zihin yapısının neticesinde, ellerindeki büyük imkanlara rağmen kadim şehirlerimizi nasıl bir beton ormanına, kimliksiz, kişiliksiz kolhozlar yığınına çevirdikleri son 17 yılın karnesinde mevcuttur.

Bir zamanlar küfrettiğine bugün “kutsal” muamelesi yapan kafa, aslında hiçbir kutsalı bulunmayan, konjonktüre göre şekil alan, menfaatçi bir kafadır. “Kıyametin kopacağını bilseniz elinizdeki fidanı dikiniz”den nasibini alamamış kafadır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burak Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Ahmet - Bir zamanlar islami referansları nedeniyle örnek alınan birçok kişinin, bu kadar çark edebilmeleri şahsen bende büyük bir hayal kırıklığı yarattı, insanlara karşı büyük bir güvensizlik oluşturdu. Hiçbir dönemde islamcılık bu kadar darbe almamıştı. Bu durumun açıklaması daha çok pisikolojinin alanına giriyor gibi, şahsen bir açıklama getiremiyorum...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Ağustos 12:47

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?