Reklamı Kapat

Geleceğin yol aydınlığında

Güven ve inanç niyeti ile yola çıkmak başlıca ilkemiz. Her adımımız öncelik ile niyete bağlı. Niyetlerden önce tek temel kural Allah’ın adıyla, rızasına uygun başlamak. Eylemlerimiz geleceğimizin habercisi. Yürüyüş tarzımız niyetimizin gerçekliğini gösterir. Yol niyetimiz hayat ve yaşama tarzımız ve ilkemizdir...

Müslümanların çıkmazda oluşu niyetsizliklerinden kaynaklanıyor. Başlarına gelen belâların nedeni de bu. Müslümanlar kimlerin düşmanı, kimlerin kendilerini sömürdüğünü, aldattığını bile düşünmek istemiyor. Çünkü niyetler farklı. Zihinler; kısa süreli çıkar ya da korku ve komplekse dayanıyor. Korku başlıca gösterge. Dünya Müslümanlarının durumu bunu gösteriyor. Kendi başlarına değil, kendi başlarına düşünme ve irade gösterme gücünden yoksun. Bu, tuzakların başlıca nedeni.

Birbirini anlamayan, anlamak istemeyen, birbirine düşen ve tuzak olan bir milletten söz ediyoruz. Oysaki Müslümanların gündelik hayatları ve yaşama tarzları bağlılık gerektiriyor. Bu, ister istemez bir yaşama kuralı. Çünkü birlikte yaşaması ve Allah’a yönelmesi bir zorunluluk. Gündelik hayatın belli bir düzeni var. İbadetler ve ilişkiler bunu gerektiriyor.

Müslümanların dayanışması geleceklerini belirliyor. Gelecek duygusu olmayınca geçmişe bakıp orada duruyor. Takılıyor, bir adım dahi ileri atamıyor. Geçmişte yaşananlar yaşanmış geçmiş gitmiş, geçmişte kalmıştır. Onların varlığı ve sonuçları düne ait. Bugün ise yarına bakılınca sadece onlardan bir ders çıkarılır. Övünç kaynağı olması sadece duygu köpürmelerine neden oluyor. Bunlar da sağlıklı düşünmelerini engelliyor.

Emperyalizm ve sömürü çarkının nasıl işlediğinin, sonuçlarının nereye vardığının farkına bile varılmıyor. Geçmişe bakılıp ders çıkarılsa, geleceğe dönük niyetlerde bunlar göz önünde bulundurulsa yeni bir yanlışa düşülmez ve aldanılmaz.

Hayatı risk alanlarında tutmak sağlıklı sonuçlara götürmüyor. Güvenli alanlarda ve emin olmak gerekiyor. Geleceğin belirlenmesi yaşanan anın içindedir, o zamanki, niyetler, emekler, eylemler geleceği de belirler.

Türkiye’de yaşıyoruz. Bu topraklar, bu coğrafya, bu kültür bizim. Bir başka dünyada değiliz ve o dünyalarda gözümüz de yok. Türkiye önemli ve öncü bir konumda. Müslümanlar için iyi bir örnek olma yükümlülüğünde.

Zayıf ve zavallı görünümler korkaklığa neden. Düşünce alanlarımızı, bakışlarımızı daralttığımızdan dünyamızı da daraltıyoruz. Hareket alanlarımızı sınırlıyoruz. Bizi bu denli aldatan, korku salan, bize hareket alanı bırakmayan emperyalizmin tuzağında ve gölgesinde çıkış yolu aramak tam anlamıyla bir absürtlük. Dahası korkaklığın ve çıkar duygusunun bir sonucu. Geleceğimizi karartmaya niyetlenenlerle birlikte olmak, yol tutturmak ve güven duymak geleceğimizi de yok saymadır. Sadece günü kurtarma düşüncesidir.

Müslümanlar niyetlerini yaparken sahih ve halis duygularladırlar. Bu da tamamen Allah’ın rızasına dönük bir niyet ve eylemdir.

Emperyalizmin kuşatmasında ve korkulu rüyalarında bulunmak Müslümanlar için hiçbir zaman bir çıkış yolu olamaz. Müslümanların birliktelikleri tek çıkar yolları. Türkiye’de önce içeride birlik sağlanmalı. Kimsenin kimseye üstünlüğünün, kimi kesimleri imtiyaz ve hak sahibi olmadığı gerçeğinden başka bir seçeneği bulunmadığını bilmemiz ön koşul. Yaşama tarzımız da bunu gerektiriyor. Allah’ın huzurunda hiçbir kulun imtiyazı ve ayrıcalığı yoktur. ABD, Rusya, AB değil, İslâm milletinin birlikteliği, kardeşliği, huzuru ve sevgisi bize gerekli. Başka bir şeyde gözümüz yok, olmamalı.

Geleceğe yönelmemizin tek koşulu da budur. Birlikte yaşamanın kurallarını bilmemiz ve buna uymamız zorunluluk.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?