Reklamı Kapat

Memleketimden insan manzaraları

Bu bayramı memleketim olan Erzurum’un Oltu ilçesi Damarlıtaş köyünde geçirdim. Köy dediysem artık köy tabiri kullanılmıyor. Zira büyükşehir yasasıyla köyler mahalle oldu. Artık köylüyüm demek, toprağı işlemek, ziraatla uğraşmak bizim memlekette de utanılacak bir durum haline gelmiş. Memleketin her yerine üniversite açılmış. Açılmış açılmayı ama acaba bu üniversiteler ülke ve toplum yararına hangi katkıyı sağlamış. Bir baltaya sap olamayacak gençleri düşük puanlarla üniversitelere doldurup dört-beş yıl oyalayıp sonra da eline diploma diye bir kâğıt parçası vermek acaba ne işe yarıyor. Mecburi eğitimin 12 yıla çıkarılması ve herkesin sanki üniversite diploması alması şartmış gibi bir algı oluşturulması gençlerimizi topraklarından koparmış. Hiç sınıfta kalmadan bir genç üniversiteyi bitirdiğinde 19-20 yaşına gelmektedir. Bu yaşa kadar baba parasıyla gelen genç köyüne dönmek istemediği gibi şehirde de imalat sanayiinde çalışmak istememektedir. Bunun için köyler boşaldığı gibi şehirlerde de sanayici işçi bulamamaktadır. Gençler, kravatlı memur ya da büro personeli olma hayaliyle avare avare dolaşmaktalar.

Burada köyler adeta boşalmış durumda. Yaşlanıp köyde yaşayamaz hale gelenler büyük şehirlerdeki çocuklarının yanına mecburen sığınmakta ve haneler bir bir kapanmaya devam etmektedir. Kalanlar da türünün son örnekleri. Köyde yaşayan anne ve babaların ortalama yaşı ellinin üzerinde. Bu nesil de gidince artık köy harabeye dönecek. Öğretmenler sevinin. Zira şehirlerde asgari ücretle bir iş bulup yarı aç, yarı tok çalışmaya razı olan ama memleketinde, kendi toprağını işleyip ağa gibi yaşamaya razı olmayan bu nesil sizin eseriniz. Köyümüzde yaşı 37-38 civarında çok ahlaklı, beş vakit namazını kılan ve işine dört elle sarılan bir genç var. Köyde yaşamaya karar vermiş köyün tek genci. Bu genç şehre göçmeyecek diye kimse kız vermediği için evlenemiyor.  Hâlbuki evlerinin önünde iki traktör, bir taksi ve lüzumlu diğer tarım aletlerinin hepsi var.

Oltu’da tabii olarak Saadet Partisi İlçe Başkanı Osman Akbulut, eski ilçe başkanı Mehmet Akbulut, bir kısım yönetim kurulu üyeleri ve Millî Gazete ilçe temsilcisi Mustafa Esen’le birkaç kez sohbet etme imkânı bulduk. AGD ilçe başkanı ile buluştuk. Burada da bir kez gördüm ki Milli Görüş mensupları nerede olursa olsun aynı fikri yapı ve aynı şuurda. Ümmetin meseleleri onların da meseleleri. Baş düşman Siyonizm. Siyonizm anlaşılmadan onun piyonları ile mücadele etmekten bir netice çıkmaz. Küçük bir kasabada oturmuş olmaları onların ufkunu asla daraltmamış. Siyonizm’in baş finansörleri İngiltere’de oturan Rothschild ailesini ve ABD’de oturan Rockefeller ailesini tanımalarına engel olmamış. Bu arada daha önce her gün 4 tane Millî Gazete alan Osman Akbulut Bey kendi ifadesine göre ekonomik durumunun bozulması üzerine bunu ikiye düşürmüş. Ama kısa bir müddet sonra bu kararından rahatsızlık duymuş ve tekrar dörde çıkarmış. Bu dava işte böyle fedakâr insanların sırtında yürüyor. Onun için davanın insan ve para kaynaklarını israf edenler bir kez daha düşünsünler. Yarın bu fedakâr insanların hakkını veremezsiniz.

Oltu’nun genel ahvaline gelince her yerde olduğu gibi Oltu’da da büyük bir manevi çöküntü var. Tarihi Arslan Paşa Camii daha birkaç sene öncesine kadar öğle ve ikindi namazlarında tıklım-tıklım dolardı. Ama şimdi üç-dört saf ancak oluyor. Cemaatin çoğu kayıp. Merkezde bir fırından ekmek almaya gittiğimizde karşımızda tırnakları kırmızıya, saçlarını sarıya boyamış bir tezgâhtarla karşılaştık. Bir kısım lokantalarda artık bayan garsonlar çalışıyor. Bu ve benzeri manzaraları bundan on sene öncesinden hayal bile etmek imkânsızdı. İşte bunca şaşaalı iktidar oyunlarından, vaatlerinden sonra gelinen acı son. Hani bu iktidar imanlı nesil yetiştirecekti!

Her yerde olduğu gibi Oltu’da da camilerde gençlerimizi göremiyoruz.  Çeşitli dernek ve vakıflar madden şişmiş ve koca, koca yurt binaları yapmışlar. Ama insana dokunmamışlar. Daha önce cami altlarında bir bir yoksulluk içerisinde yetiştirilen imanlı nesil şimdi adeta saray yavrusunu andıran kurslarda, yurtlarda yetiştirilemiyor. Keşke bu binaların olmadığı ama din gayretinin en yüksek seviyelerde olduğu eski günlere dönüş olsa.

Geçen sene DİN-BİR-DER’in organize ettiği medrese ve tekkeleri ziyaret amaçlı gezi vesilesiyle Tillo’da bir icazet törenine katılmıştık. Çok muhteşem bir icazet töreni oldu. Yaklaşık beş bin kişinin katıldığı söylendi. Ertesi gün Norşen’e gittik ve burada Şeyh Nureddin Efendi’yi ziyaret ettik. Bu icazet töreninden bahisle çok kıymetli / hikmetli bir değerlendirme yaptı. Dedi ki:

“Dün o kadar kalabalık vardı. Muhteşem bir icazet töreni düzenlendi. Bölgemizin tanınan bütün âlimleri, şeyhleri oradaydı ve her birisi icazet alan öğrencilere çok güzel bir şekilde övdüler. Peki, sonuçta bu muazzam kalabalıktan kaç kişi etkilenip de gidip “benim oğlumu da alın müderris yapın” dedi. Yok, kimse demedi. Niçin? Çünkü millette dini gayret zayıflamış.”

Yeni bir diriliş ancak yeni bir nesille olacaktır. Bunu asla unutmayalım ve bu nesli yetiştirmenin gayreti içinde olalım. Müslümanlar tarihte defalarca büyük çöküntüler yaşadıktan sonra çok kısa zamanda zirveye çıkmayı başarmışlardır. Dün olan bugün neden olmasın? Yeter ki gayret edelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

Ali - Bir sorunu öğretmene yüklemek hak değil hocam. Haklısınız ogretmeninde payı var ama bir nesil bozuldu mu çoğunluğu bozulur. Ogretmen olarak söylüyorum elimiz kolumuz bağlı ne yapacağımızı bilemiyoruz. Allah aşkına guzel olan ne var

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Ağustos 21:19
02

Iyildiz - Siyonizmi bize ve tüm İslam Alemine öğreten RAHMETLİ ERBAKAN HOCAMIZ dan ALLAH c.c. razı olsun...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 19 Ağustos 14:23
01

Kazim Ağcakaya - Selamun aleykum kiymetli hocam yazinizda egitim sistemimizin carpik yonlerine ve hastaliklarini tesbit ve bunlara çözüm önermissiniz yazinizi zevkle okuduk Rabbim milli görüş şuurundan ayirmasin

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 19 Ağustos 09:05

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?