Reklamı Kapat

Düşünce arızası

Dünya yaratıldı yaratılalı hep tartışma konusudur. Kalem mi kılıç mı? Yoksa ikisi de mi? Kalem ve kılıç mücadelesinin şahitleri kalemin üstünlüğünden bahsetmiştir. Kalem hep kılıçtan üstün gelmiştir. Zira kılıç maddi güce karşılık gelirken kalem manevi güce karşılık geldiği gibi maddi gücün de kaynağına karşılık gelmektedir. Esasen kılıç kalemden çıkmıştır. Kılıç varlığını kaleme borçludur.

Kalem, düşünce demektir. Kalem, aslında kitaptır çünkü kitap da kalemden çıkmadır. Kalem, okumaktır, yazmaktır, araştırmak ve öğrenmektir. Kalem, zihni zorlamak, merak etmek, yaratılanı ortaya çıkarmaktır. Kalem insanın ta kendisidir. Kalem aklın karşılığı olarak insanın varlık sebebinin peşine düşmesidir. İnsanın varlığı, düşünceyle anlam kazanır. Bu gerçek aslında Descartes’ın, “Düşünüyorum, öyleyse varım” sözlerinden çok daha önce dile getirilmiştir. Düşler eşliğinde düşünce dünyasının efsununa gark olmaktır. Bilinenlerin eşliğinde bilinmeyenlere yelken açmaktır. Mahiyetin yani düşünce dünyamızın üyelerinin hakikatteki karşılığını aramak ve bulmaktır. Eflatun’un dediği gibi: “Düşünmek ruhun kendi kendine konuşmasıdır.” Düşünmek, konuşmaktan önce hareket etmekten çok daha önce gelir. Düşünmek her şeyden evveldir. Pascal’ın dediği gibi: “Bir adamın büyüklüğü, o adamın düşüncelerinin gücünde yatmaktadır.” Düşüncesiz bir hayat, düşüncesiz bir insan olamaz. İnsan aslında düşüncelerinin sonucudur, bir insanın düşünceleri ne ise kendisi de odur. Düşünce o kadar kıymetlidir ki insanın düşünmediği zaman yaşamadığı zamana denktir. İnsanın yaşantısı düşüncelerinin aynasıdır. Şunu da unutmamak gerekir ki, Konfüçyus’un dediği gibi: “Düşünmeden öğrenmek beyhude, öğrenmeden düşünmek ise tehlikelidir.”

Düşüncenin kaynağı da insanın hayal gücüdür. Hani “hayal çok kıymetli bir şeydir, bir şeyi hayal etmeden hiçbir şey yapılamaz” diyordu ya merhum Erbakan Hocamız. Tıpkı Albert Einstein’ın, “Yeni düşünceleri ortaya çıkaran hayal gücü, bilinçten önemlidir” dediği gibi. Hayaller düşüncenin ana kaynağıdır ama hayal gücünü de insanın inançları yönlendirir. İslâm inancı dışındaki hayal dünyasının üreteceği düşünceler ortaya ancak batıla hizmet edecek ürünler çıkarır. Bu mantığın yani düşüncenin matematiğinin ortaya koyduğu sarsılmaz bir gerçektir.

Düşünmek bu kadar değerli ise düşünmemek, eksik ya da yanlış düşünmek yani kısaca düşüncede arıza nedir? Düşüncede arızanın en büyük sebebi cehalettir. Montaigne ne demişti: “Dünyanın en büyük cezaevi, cahil insanın kafasının içidir.” İşte bu kafanın içinden çıkan düşünceler zarara giden yolları çoğaltmaktan başka işe yaramaz. Nasıl ki, düşünce insanı kölelikten özgürlüğe taşıyorsa, düşüncede arıza da insanı özgürlükten köleliğe taşır.

Düşüncede arıza oluşursa ortalık perişan olur. Hele hele bir toplumun idarecilerinde bu durumun görülmesi en büyük tehlikedir. Bir toplumda, ekonominin faize esir olması, bankaların güçlenmesi, paranın tanımının bozulması, alın terinin anlamını yitirmesi düşünce arızasındandır. Bir toplumda, ahlâksızlığın artması, evlenmelerin azalıp, boşanmaların çoğalması, sözde kadının güçlenmesi vurgusu ile ailenin çökertilmesi düşünce arızasındandır. Bir toplumda, yalanın huy haline gelmesi, iftiranın yerleşmesi, hakaretin, kavga ve kaosun normalleşmesi düşünce arızasındandır. Bir toplumda gençliğin yolunu kaybetmesi, menfaatin Allah’ın rızasının yerini alması, iyiliğin unutulması düşünce arızasındandır. Bir toplumda cahiller âlimlerin yerini almışsa, hakikatin değil popüler olanın peşinden gidiliyorsa bu durum düşünce arızasındandır. Bir toplumda başlar ayak, ayaklar baş olmuşsa, liyakat yok olmuş, çıkar ve haz gönüllere yerleşmişse bu durum düşünce arızasındandır.

Düşünce arızası hikmet yolunun, yolcusunun ve yolculuğunun en büyük düşmanıdır. Mevlana der ki: “Fikir, ona derler ki, bir yol açsın. Yol, ona derler ki, bir gerçeğe ulaşsın.” Fikir yol açmıyorsa, yol gerçeğe ulaşmıyorsa, düşüncede arıza var demektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Abdullah GARİB - S.A Sayın Fatih YILMAZ Beyefendiye; Yazınız gerçekten 10 numara.Maalesef birileri bizleri düşünmeden, tartmadan, akıl süzgecinden geçirmeden davranışlarımızı yönlendirmeye çalışıyor ve böylece bizi köle olarak kullanıyor. Biz hür insanlarız ama birileri bizi bel altından vurarak, düşünmemizi engelleyerek köleleştiriyor. Böylece insanlara zülmediyorlar. Ümidim odur ki artık uyanırız ve özgürlüğümüzü çalanlara karşı demokratik tepkimizi kullanırız. Selam ve dua ile

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 18 Ağustos 14:29

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?