Reklamı Kapat

Ahdimiz ve misakımız

Bismillahirrahmanirrahim;

Hamdımız âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Cenab-ı Allah’adır. Salâtımız ve selamımız ise Peygamberimiz, âli ve sahabeleri içindir.

Milli Görüş’ün mücadelesi “tevhit ve adil düzen” içindir. Bir mücadele “tevhit ve adil düzen” için yapılmıyor ise böyle bir mücadelenin insana ve topluma faydası olmaz ve kulu Allah’ın rızasına taşımaz. Müminler, hayatı Kur’an, Sünnet ve salim fıkıh ile düzene koyacak ise Allah ve Resulü’nün getirdiği hak ve adalet esaslarına tabi olmak durumundadırlar. Bu Kur’an’ın belirlediği bir ödevdir. Şûra 15: “İşte bunun içindir ki, sen onları (tevhide, hak din ve düzene) davet et ve (bütün söz ve davranışlarında) sana emredildiği gibi dosdoğru ol. Sakın onların (inkârcıların ve münafıkların) hevalarına (faizci düzen ve yasalarına) uyma. Onlara de ki; ben Allah’ın indirdiği her Kitab’a iman ettim ve aranızda adaleti (adil düzeni) gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz de sizedir. Aramızda tartışılabilecek bir konu yoktur. Allah hepimizi huzurunda toplayıp yargılayacaktır. Ve hepimizin dönüşü sonunda sadece O’na olacaktır.” Allah’ın rızasını gözetenlerden olacaksak önümüzde tek yol vardır, o da “tevhit ve adil düzen” yoludur. Hak kitabımız Kur’an-ı Kerim, baştan sona bize tevhidi ve adil düzeni emreder ve bizden emredildiği gibi müstakim olmamızı ister. Rabbimiz, “dosdoğru ol” demiyor, “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” diyor. Yedi milyar insandan doğruluğu istemeyen hiçbir kimse çıkmaz ama doğruluk herkesin kendi aklına göredir. Katil, fahişe, hırsız, zalim aklınca ürettiği gerekçelerle, yaptığı işin faydalı ve doğru olduğunu söyler. Şeytan onlara işledikleri kötülükleri süslü gösterir. Burada önemli olan Allah’ın bildirdiği ve emrettiği doğrulara tabi olmaktır. Emredilen istikamet de budur. Doğruluk kafaya göre değil, Kur’an’a göredir. Akıl; “hak kitapta” bildirilen doğruları tasdik edip teslim olursa görevini yapmış olur.

AHİT

Ahit; yemin, söz verme, ittifak, bir şeyi korumak, halden hale onu muhafaza etmek, tavsiye etmek anlamlarında kullanılır. Ahit; kulun Allah’a verdiği sözdür. Bunlardan birisi insanoğlunun yaratıcısını bilmesi ve ona yönelip kulluk etmesidir. Bu fıtri bir ahittir. Enam 152: “…Allah’a verdiğiniz ahdi (sözü) tutun…” emri, bu fıtri ahdi hatırlatır. “Ancak Sana kulluk ederiz ve sadece Senden yardım isteriz” beyanı, kulun Allah’a verdiği bir sözdür ve mümin bu sözü tutan kimsedir. Mümin 8: “Ve o müminler ki emanetleri en güzel şekilde korur, verdikleri ahdi (sözü) de mutlaka yerine getirirler.” Milli Görüş, verdiği sözü hatırlayıp, gereğinin yerine getirenlerin yoludur.

MİSAK

Misak; sağlam olma, işi sağlam tutma, güçlendirme, emniyet etme, sözleşme, anlaşma ve bir şeyi bağlayacak ip anlamındadır. Misak; hem bizim Allah’a verdiğimiz sözdür, hem de O’nun bize verdiği sözdür. Rad 20: “O müminler, Allah’ın ahdini yerine getirenler ve misaklarını (verdikleri sözü) bozmayanlardır.” İnsanın Allah ile yaptığı sözleşme kulluk misakıdır. Hadid 8: “Peygamber, sizi, Rabbinize iman etmeniz için davet edip dururken size ne oluyor da Allah’a (güvenip) iman etmiyorsunuz? Hâlbuki (Allah ezelde) sizden sağlam bir misak (söz) de almıştı. Eğer inanacak kimselerseniz.” Biri, şahadet misakı, diğeri emanet misakı olmak üzere iki misak vardır. Şahadet misakı; Allah, her an kulun şahididir, kul da O’nun müşahididir. Bu şahadet ilişkisinin insanda doğuracağı en büyük ahlak, Allah’tan, kuldan ve kendinden hayâ etmektir. Emanet misakı; Allah, kuluna bütün organlarını, canını, çocuklarını, kâinatı, varlığı, her şeyi emanet etmiştir. Ahzap 72: “Şüphesiz biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korkuya kapıldılar. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.” İnsanın üstüne aldığı şey bir emanet misakıdır. Şahadet misakını ihlal etmek inkârdır. Emanet misakını ihlal etmek ihanettir. İslamsız saadet olmaz. İslam, hem tevhit hem de adil düzendir.

SADAKAT

Ziya Paşa: “İnsana sadakat yaraşır görse de ikrah / Yardımcısıdır doğruların Hazreti Allah” diyerek sadakatin çok kıymetli bir ahlak olduğunu ifade etmiştir. Sadık olanlar, ahitlerine ve misaklarına bağlı kalırlar. Hucurat 15: “Gerçek müminler, ancak Allah’a ve Elçisine yürekten inanan, imanından sonra en ağır imtihanlar karşısında bile sarsılmadan ayakta kalabilen, inançlarında en ufak bir kuşkuya kapılmayan ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla fedakârca cihat eden kimselerdir. İşte iman iddiasında sadık olanlar bunlardır.” AB’yi bir medeniyet projesi olarak gören, ABD ve İsrail’i sırdaş ve stratejik müttefik edinen, faizci kapitalist düzeni yürüten bir kadronun sadakatinden söz edilemez. Sadık olanlar, hakkı batıla karıştırmazlar, çok az bir bedel karşılığında Allah’ın faiz, kumar, israf, zulüm, haksız olarak insanların mallarını yemek gibi haram kıldığı şeyleri yok sayarak, tevhitten ve adil düzenden dönmezler. Sadık olanlar, hak ve adalet yolunda hak bir kitap, sağlam bir sünnet, salim bir fıkıh ve lügat ile yürürler. Sadık olanlar, ahit ve misaklarından dönmüş materyalistlerin, ırkçı emperyalist Yahudilerin, haçlı Hıristiyanların, münafıkların, fasıkların, facirlerin peşine takılarak hidayetlerini karartıp da şerre hizmet etmezler. Sadık olanlar, iyiliğe ve hayra hizmet ederler. Bunu bugün Milli Görüş-Saadet Partisi yapıyor. Saadet Partisi; barış, hürriyet, adalet, refah ve izzet esasları üzerine “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye”, savaş değil barış, çatışma değil diyalog, çifte standart değil adalet, sömürü değil işbirliği, baskı ve tahakküm değil insan hakları, hürriyet ve gerçek demokrasi esasları üzerine “Yeni Bir Dünya” kurmanın mücadelesini veriyor. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?