Değişmeyen

İnsanız ve Müslümanız. Her toplumun kendine göre inanışı var. Bağlanmalar aile içi kültürde başlar. Kişi, aile içinde şekillenir. Müslüman bir toplulukta, ailede ve çevrede her birey İslâm inancı ile şekillenir. Diğer kültürlerde de durum aynı. Hıristiyan ailelerin çocukları doğal olarak Hıristiyan olarak şekillenirler.

Çocuğun algısı inanç merkezli olur. Gözlerini açar açmaz hayretler dünyasında bulur kendini, tanımaya ve anlamaya çalışır hemen şeyi. Aile bireylerinin sesleri, tanımlamaları ve yaklaşımları onu âdeta kutsar. Bu bir bağlanmadır.

Günümüz koşulları artık çok değişti. Çocuk gözlerini açar açmaz farklı nesnelerle yüzleşiyor. Mekanik araçlardan mekanik sesler duyuyor. Bu, sevgi dişi bir oluşum sürecidir. Böyle bir durumda aile bir başına çocuğa hâkim olamıyor. Hatta başından savıyor, meşgul olmamak için. Çünkü onun zihin dünyası da birtakım meşguliyetler içindedir. Modern Müslümanlar özlerine uygun olan kuralları, yaşama biçimlerini yabancılara göre düzenliyorlar. İnsan doğasına aykırı olan oluşlara yol açıyorlar.

Cinsiyet eşitliği insana değer verme değil. İnsanı sömürü aracı hâline getirmek. Ya da Batı ruhunu egemen kılmak gibi bir durum söz konusu.

Batılılar, İslâm dışı güçlerin yüz yıllarca en çok merak ettikleri Müslümanların yaşayışları, haremleri, özel dünyalarıdır. Bunun için de bu dengenin bozulması için bir kemirgen gibi sinmek için çok çabalamışlardır. Oryantalizm düşüncesi tamamen bunun üzerine kurgulu, özü de budur.

İnsanın mahremiyeti ve doğası iç dünyası gizlerle yüklü. Koruyan ve besleyen bir özellik. Müslümanların yapısının yıkılması ailenin yıkılmasıyla başarıya ulaşmıştır. Batılılar için bu bir başarıdır. Bu da bir haçlı seferidir.

Bir Müslüman; özde eşine, çocuklarına, yakınlarına nasıl bakacağını bilir. Zarar görmesi için değil korunması için çabalar. Çocuklarını evlendirinceye kadar sorumluluk duyarlar. Zamanla bu halka genişler. Müslüman topluluklar birer aile gibidirler. Mahalle, semt, kasaba, şehir kültürü gibi bir olgu var. Büyüyen bu halka bir medeniyet toplamındaki insanları birbirine bağlı kılar. Ortak dilleri, kavramları, algı biçimleri var.

Müslüman mahallesi, kültürü ve çevresi büyük bir tehlike ile karşı karşıya. Öncelikle artık açılan ve sınırları olmayan bir dünya ile yüz yüze. Uzun zamandır kültür emperyalizminin kuşatma etkisi şimdi giderek daha belirginleşiyor. Kuşatma artık içeriden.

Batı özentisi, AB tutkusu sınırları tamamen ortadan kaldırdı. Buna Müslümanlar elleriyle bir zemin hazırladılar. AB’ye girme çabasının getirdiklerinin ağır sonuçları asıl şimdi kendini gösteriyor. Kendilerine göre, güya Müslümanların aile örnekleri onlara sunuluyormuş gibi bir çaba içindedirler. Oysa durum tam tersi. Müslüman aileler doğaları gereği korunaklıdırlar. Beslenmeden tutun, yeme içmeye, giyime kadar her şey belirleyicidir.

Nesnelerin getirdiği kavramlar, yaşama biçimi ve alışkanlıkları kendiliğinden tutsak hele getiriyor insanları.

Cinsiyet eşitliği çabası sapkınlıklara kapı aralıyor. Yapılan yasal düzenlemeler ile sapkınlıklar ile ilgili talepler büyük gösterilere dönüşmeye başladı. Hem yasal düzenlemeler yapılıyor, ardından da polisiye tedbirler ile engellenmeye çalışılıyor. Bunlar yapılan yasal düzenlemelere aykırı. İktidarlar değişince diğerler için bir kolaylık olmuş olur. Koşullar hazırlanmıştır artık. Müslüman ailelerin çocukları da artık o dünyanın içindedirler. Sapkınlıkların ötesinde inanç çözülmeleri asıl sorun.

Batı açık deyimiyle Hıristiyanlar ve diğer kültürler kendi insanlarını önemserler. Diğerleri çıkarları için sadece bir araç. Duygusuz, bilinçsiz, çözülüp dağılmış olan insanlar çok daha rahat etki altına alınabiliyor. Arzulanan da budur.

Müslüman önce kendini, ailesini, yakınlarını, çevresini ve insanlığı korumakla yükümlü.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?