Süper Kupa

Beşiktaş Park’ta 120 dakikası 2-2 sona eren maçın penaltı atışlarında Chelsea’yi 5-4 mağlup eden Liverpool, 44. Süper Kupa’yı müzesine götürdü. 2005 yılında Atatürk Olimpiyat Stadı’nda Milan karşısında 3-0 geriden gelip maçı uzatmaya götüren ve penaltılarda şampiyon olan Liverpool, önceki gün gece de Chelsea’ye aynı tarifeyi uygulayarak Süper Kupa şampiyonu oldu...

İstanbul’da yaşanan bu tarihi spor olayına biz de tanıklık eden şanslı kişilerden olduk. İki gün boyunca dolu dolu bir organizasyonun içinde olmak gerçekten büyük mutluluktu. Organizasyonda ufak tefek aksaklıklar olsa da genel anlamda keyif aldığımı söyleyebilirim. Maç öncesi ve sonrasında İngiliz, Lübnan, Azerbaycan taraftarların coşkusu görülmeye değerdi. Yaptığımız söyleşilerde Türkiye’den Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı bildiklerini, Türk taraftarlarının yaşattığı atmosfere hayran kaldıklarını söylediler. UEFA yetkililerinin koyduğu kurallar bizlere rahat bir ortam oluşturmasa da Türkiye’de de benzer kuralların olması gerektiğini düşünüyorum. Jürgen Klopp, Lampard, Mane, Salah, Virgil van Dijk gibi dünyaca ünlü isimlerle yan yana olmak da ayrı bir heyecan oldu. Virgil van Dijk’a ayrı bir parantez açmak lazım. Saha içinde ve dışında inanılmaz bir adam. “Her eve lazım” kabilinden büyük bir yıldız. Sempatik tavırları ile maçtan sonra gazetecilerle tek tek poz vererek de mütevazılığını gösterdi. Lampard ise hâlâ teknik direktör gibi değil, futbolcu edasında fakat iyi bir teknik direktör olacağının sinyalini verdi.    

Geçen sezon Fransa Ligue 1’de Amiens ile Strasbourg arasındaki karşılaşmada görev alarak dünyada ilk kez bir erkek futbol maçını yöneten kadın hakem olan Stephanie Frappart, Süper Kupa’da da kusursuz bir yönetim sergiledi. Frappart ve yardımcılarının maç içerisinde verdiği kararlar yerindeydi. Bir tek penaltı pozisyonu tartışılabilir, onun haricinde gerçekten mükemmel bir maç yönettiler. Beklentilerimin çok çok üzerindeydiler. Cüneyt Çakır’ın Türkiye’de yönettiği maçları çok eleştirsek de basın toplantısında sergilediği duruş, yabancı dile olan hakimiyeti vs. dünyanın en iyi hakemlerinden biri olduğunu gösterdi. Gecenin en kötü olayı dev finalde sahaya giren YouTube fenomeni oldu. Sosyal medyada beğeni alacağım diye 4 arkadaşı ile yaptığı bu gereksiz hareket, ülkemize bir sonraki turnuvalarda eksi puan olarak yansıyacaktır.

Şimdi önümüzde Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda gerçekleştirilecek 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi finali var. Dünkü finalden sonra bu finali de izlemek için sabırsızlanıyoruz. İyisiyle kötüsüyle çok güzel bir final gerçekleşti. Saha içi ve dışında hiçbir olay yaşanmaması sadece futbola odaklanmamız, sahada oynanan futbol bizi imrendirdi. Son yıllarda ülkemiz futbolunun her geçen gün kötüye gitmesi, ülke takımlarımızın Avrupa kulvarlarında kötü sonuçlar alması, kulüplerimizin yanlış yönetilmesi, borç batağından dolayı önlerinin karanlık olması gibi olumsuzluklardan sonra Süper Kupa finali bize ilaç gibi geldi. Biz Avrupa’da başka Türkiye’de başka bir şey izliyoruz. Mükemmel bir maç oldu. Futbolu, futbol izlemeyi özlemişiz. Ülkemizde hâlâ kaos ortamı oluşturmaya çalışmaktan, birbirimize düşmanca tavırlar sergilemekten futbolu düşünemiyoruz, kazanma yolunda her şeyin mubah saydığı bir ortamda zaten futbolu düşünmek abesle iştigal olur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlhami Yetiş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?