Reklamı Kapat

Kardeş ocağına sığınanların akıbeti

Son günlerde mülteci ya da sığınmacı halklara yönelik sorunların kışkırtılmaya çalışıldığını görmekteyiz. Suriyeli mültecilerin kayıtlı oldukları illere gönderilmesi ve verilen bazı hakların geri alınması ile ilgili kararlar hâlâ tartışılıyor. Zulmün şiddetinden kardeş ocağı ülkemize sığınan Suriyeli, Mısırlı ya da Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz tedirgin… Daha yakın zamanda çocukları ile birlikte sınır dışı edilen Zinnetgül’ün akıbetini bilmiyoruz.  Aldığımız haberlere göre genç kadın çocuklarından koparılarak Çin zindanlarına atılmış. Zinnetgül kardeş ülke deyip geldiği ülkemizde beklediği desteği göremedi, şu an Çin zindanlarında kendisine nasıl muamele edildiğini, genç kadını bundan sonra nelerin beklediğini bilmiyoruz.

Diktatör Mısır rejiminin zulmünden Somali’ye oradan da ülkemize sığınan Muhammed Abdulhafız’ın yüreklerimizi yakan hikâyesini hatırlarsınız. Muhammet Abdulhafız 17 Ocak’ta Somali’den hareket edip Atatürk Havalimanı’na geldiğinde beklemediği bir tavırla karşılaşmış ve ters kelepçe takılarak Mısır’a teslim edilmişti. Muhammed’in sitem ve hüzün dolu bakışları hayallerimizden hiç gitmedi. Aldığımız haberlere göre genç kardeşimiz maruz kaldığı işkenceler karşısında gözlerini ve hafızasını kaybetmiş… Kendisi o günden beri de kayıtlarda görülmeyen ve gizli hapishaneler olarak bilinen işkence merkezlerinde tutuluyor.

Ülkem insanı diğerleri ile ilişkilerinde biz ve öteki algısı ile hareket ediyor. Suriyeli mültecilere yönelik dışlayıcı ve tehdit içeren yaklaşımların nedeni insanlarımızın taşıdığı bu faşizan zihniyettir. Mültecilerin ülkeye giriş prosedürleriyle ilgili kararların ciddiyetle ele alınması konusundaki talepleri anlayabiliyorum ancak savaşın acı yüzüyle tanışan ve burada kendilerine yeni bir hayat kurabilmek için çaba gösteren Suriyeli kardeşlerimizin bu ağır ithamları hak ettiklerini düşünmüyorum. Sığınmacıların, mülteci halkların geri gönderilmeleri meselesi hatırlayacağınız üzere Boraltan Köprüsü olayı ile açıklanmaya çalışılmıştı. Boraltan bir ihanetin sonucu ve katledilen masum insanların hikâyesiydi hatırlarsınız…

Bilindiği üzere Stalin zulmünden kaçarak kardeş ülke Türkiye’ye sığınan 147 Azerbaycanlı Türk, ne yazık ki Sovyetlere iade edilmiş, Aras nehri üzerindeki Boraltan Köprüsü’nde kurşuna dizilmişlerdi. Bu vahim olayın ardından kendisine milli şef diye hitap edilmesini isteyen şahıs, “Sovyetler Birliği ile aramızda bir pürüz istemiyoruz, bir daha böyle küçük meselelerle beni meşgul etmeyin” deyip zulümden kaçıp ülkemize sığınan masum insanlara karşı tavır almıştı.

Azeri şair Elmas Yıldırım, Boraltan Köprüsü’nde yaşanan bu vahim olaya bir şiirinde şöyle yer verir:

“Bizi siz öldürün vermeyin Rus’a,

Vahşete göz yumup silkmeyin omuz,

Bizi siz öldürün varsa suçumuz,

Men ne diyem o vefasız dağlara,

Öz gardaşı dönük olan ağlara…”

(Yavuz Bahadıroğlu, Yeni Akit, 07.09.2012)

Boraltan Köprüsü faciası için kaleme alınan bu şiir bugün ülkemize sığınan kişilerin duygu ve düşüncelerini özetler mahiyettedir. Zulüm ve diktatörlerin şiddet ve işkencelere maruz bıraktığı insanlar şair Elmas Yıldırım’ın ifade ettiği gibi “bizi geri göndermeyin, istiyorsanız siz cezalandırın” diyorlar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Hayati Otyakmaz - Saygıdeğer kardeşim Fatma Tuncer Hanımefendi!

Bu hüzün ve acılarımızı bize hatırlattığınız için, Allah (c.c.) sizden razı olsun.

Kaleminize ve yüreğinize sağlık.

Selâmlar, saygılar.

***

BORALTAN KÖPRÜSÜ...

-Şiir-

Hayati Otyakmaz

Boraltan Köprüsü’nü bilir misin ey kardeşim?

Duydun mu orada yaşanan ihaneti?

Öğrendin mi orada yaşanan vahşeti?

Okudun mu bildin mi gördün mü?

Orada yaşanan hüznü, ıstırabı, zulmü?...

Moskof mezalimden kurtulmak için

Gelmişlerdi Baba ocağı Türk yurduna

Kardeş ocağı diye sığınmışlardı

Âzerî Müslüman kardeşlerimiz bize...

Ne yazık ki sahip çıkamadık bu mazlumlara

Teslim ettik Boraltan Köprüsün’de

Vahşî Rus canilerin o vicdansız insafına..

Terk ettik o günahsız insanları Rus mezalimine…

147 mazlum Türk’tü o teslim edilenler

Hemen Köprü üstünde şehid edildiler.

Millî Şef denilen zalim (!) öyle emretmişti..

Ölüme göndermişti bile bile o mahzun yürekleri.

Suçları Türk olmak, Müslüman olmaktı

Kardeş bilmekti Türkiyeli Türkleri..

Hüsrana ve ihanete uğramışlardı

Candan aziz bildikleri Türk yurdunda.

Bu elemli hâdiseyi hatırladıkça ağlarım,

Yüreğimi o mazlum acılarla dağlarım.

Mekânları Cennet olsun o masumların

Allah’ın lâneti üzerine olsun tüm zalimlerin.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 15 Ağustos 13:16

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?