Reklamı Kapat

Zalim düzenden Adil Düzen’e geçmek için…

Evet, bugün şimdiye kadar olanlar ile olması gerekenler üzerinde duralım.

Eski düzenden yeni bir düzene, zalim düzenden adil bir düzene iki şekilde geçilir.

Halk zamanla işçilikten ortaklığa geçer, eski varlıklar yok olmaz, insanlar helak olmaz.

Yahut direnirler ve heder olurlar, direnenler helak olur ve yeni düzene öyle geçilir.

Bugünkü faizli işçilik işletmeleri faizsiz ortaklık işletmelerine nasıl dönüşecek?

Bir belediye bunun örneğini verebilir. Önce belediyenin işletmeleri ortaklık işletmelerine dönüştürülür, bu ‘ortaklık işletmeleri’ örnek olur. Bunun için de mevcut düzene dokunulmaz. İşçilik düzeni işçilik içinde devam eder. Onları değiştirmek bize ait değildir.

Biz semt kooperatifleri kurarız. O belediye sınırları içindeki halkın sorunlarını ortaklık sistemi içinde çözeriz. Belediyede çalışanlardan isteyenler bu işletmelerde genel hizmette görevlendirilir. Halk ve iş adamlarına ‘Belediye Bonosu’ kredi olarak verilir. Kabul edenler işçilikten ortaklığa geçmiş olurlar. Kabul etmeyenlerin durumları gittikçe bozulmaya başlar.

Biz bu çalışmaları yaparken birileri bize saldırırlar.

Biz kendimizi savunuruz ve Allah bizimle beraber olduğu için galip geliriz.

İşte, barış içinde, şeriat hükümleri içinde ortaklık sistemine geçmeyenler ahz olunacak ve sünnetullah gereği Allah kanunları ile onlara yardım etmeyecektir.

Adil Düzen çalışanları kendileri ortaklık işletmelerini kurarlar, semt kooperatiflerini ve yüz lojmanlı işyeri apartmanlarını yaparlar, semt bonolarını çıkarırlar.

Sömürü Sermayesi sahipleri yani ‘mütrefler’ bunların bu faaliyetlerini önlemeye çalışır. Devlet görevlilerini bunlara saldırtır. Ortaklık çalışanları bunlarla savaşmazlar. Onlara karşı güç kullanmazlar. Onları ahzetmek âlemlerin Rabbine aittir.

İnsanlar ilimde, ahlakta, silahta ve servette sınıflanırlar. Zekât verenler ve zekât alanlar, yönetenler ve yönetilenler, iktidarda olanlar ve halk, sonunda ahlaklılar ve ahlaksızlar.

Kur’an’ın ifadesiyle söz konusu olan ‘mütrefler’ yani bugünkü ‘Sermaye’ dediğimiz sömüren sınıftır bunlar. Bugünün mütrefleri dünyaya hükmeden uluslararası sermayedir, her ülkede de onlarla beraber olanlardır. İsrailoğullarının sermayesinden yararlananlardır.

Bunların ahzedilme zamanı gelmiştir. Dolar bugün en yüksek seviyededir, düşmek üzeredir. Böyle giderse bu güç sahipleri yakında tepetaklak gideceklerdir.

Geçmişten örnek verelim de gelecek nesiller yararlansın.

1960’larda ilk kooperatifimizi kurduğumuz zaman, ilk partimizi kurduğumuz zaman, bizim başaramayacağımızı söylüyorlardı. ‘Devlet size izin vermez’; ‘devlet verse ordu izin vermez’; ‘ordu izin verse dışarısı izin vermez’ diyorlardı; diyor da diyorlardı...

‘Biz içinde bulunduğumuz ahval ve şeraiti düşünmeyeceğiz’ dedik ve yola koyulduk. Allah bizi buraya yani bu seviyeye kadar getirdi. Bundan sonra da Allah onlara değil bize yardım edecektir. Onlar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar yenileceklerdir. Biz galip geleceğiz.

Daha eski bir başlangıcı hatırlayalım: Mevdudi, Seyyid Kutub, Bediüzzaman, Tunahan insanlığı Kur’an düzeninden haberdar etmişlerdir.

1960’lardan itibaren kooperatiflerimizde de Kur’an düzeni üzerinde uygulamalı Ar-Ge çalışmaları başlamıştır, Prof. Dr. Necmettin Erbakan bunları ‘Adil Düzen’ olarak dünyaya duyurmuştur. Âlimlerimiz Adil Düzen ve ortaklık düzeni ile ilgili pek çok eser yayınlamışlardır.

Humeyni İran’da inkılâp yapmıştır, Gorbaçov Sovyetler’de sosyalist düzeni bıraktırmıştır ama kapitalizmi de kabul etmemiştir, oralarda hâlâ yeni düzen aranmaktadır.

Sonuç olarak bizim görevlerimiz çok açık bir şekilde bellidir. 1) Ruhu’l-Kur’an ile birlikte Kur’an ve İlim Seminerleri üzerindeki ilmi çalışmalarımıza aksatmadan devam etmeliyiz... 2) Ortaklık düzeni üzerindeki uygulamalı Ar-Ge çalışmalarımıza devam etmeliyiz... 3) İnternet dergimizi yazılı dergi halinde sunmalıyız... 4) Bin Dil Üniversitesi’ni kurmalıyız...

İman sahibi müminlerin bunu yapacak gücü vardır ve Allah müminlerle beraberdir.

Biz bu şekilde çalışmaya devam edince, geçmişte olduğu üzere Allah yeniden bize nusret edecektir, ülkemize ve dünyaya ‘faizsiz ortaklık düzeni’ yani Adil Düzen gelecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?