Reklamı Kapat

Yazılacak şiir kalemde durmaz

Radyo bitti, gazete zayıfladı, dergi varla yok arası, televizyon son zamanlarını yaşıyor; şimdi varsa yoksa dijital ortam sosyal medya ve e-dünya.

Haber-gazete ilişkisine artık ihtiyaç duyanların sayısı hızla azalıyor. Bir haberin gazetede yer alması kadar televizyon kanallarına konu olması da heyecan vermiyor.

Radyo dönemini ise çoktan geride bıraktık. Mutfaktan radyo dinleyip bir yandan da işiyle meşgul olan hanımlar yoklar artık. Ajans haberlerini radyodan dinleyen nesil ayağını çekti dünyamızdan.

Akşamleyin iş dönüşü kanepeye gömülüp gazetesini çarşaf gibi açıp yorgunluk atmaya çalışan babalardan da bir haber yok.

Televizyon gelişme sürecini tamamladı. İzleyicinin isteyip beklediği ile televizyonların sunduğu arasında hiçbir alaka ve uyum kalmadı.

Bu bir doyum noktası değil şüphesiz. Öyle olabilseydi zamanın büyük çoğunluğu insanın eline geçerdi; sohbet, muhabbeti ziyaretler yeniden tükendiği yerden neşvünema bulurdu.

Kitle iletişim aygıtları şimdi insanın cebine, avucuna ve de en küçük vakit aralığına sığacak şekillerde.

Yani dün siz teknolojik iletişim aygıtlarının ayağına gidiyordunuz. Şimdi bu aygıtlar sizin ayağınıza elinize, avucunuza, gözünüze ve kulağınıza kadar geliyorlar.

Bir sonraki safhayı hayal bile edemiyoruz. İnsan bedeninin araçsallaşması gibi bir sorunla karşılaşabiliriz pekâlâ.

Sohbetlerle birlikte sohbet kültürü de ortadan kalktı. Sohbetin hayatımızda çekilmesi arkadaşlık ve dostluğun günlük hayatımızdan çekilmesiyle eş zamanlı bir süreç. Sohbet kültürünün yok oluşuyla paralel olarak masal anlatma, türkü söyleme, hatıra ve anı anlatımı da hafızamızın tozlu arşivine terk edilmiştir.

Şiir üzerine yapılan bu şikâyet ve yakınmaları bu sebepten bağımsız düşünemeyiz. Şayet bugün şiir sadece yazılan ve yayımlanan bir şeye dönüşmüş, söylenen bir şey olmaktan çıkmışsa sebeplerini çok uzaklarda aramamak gerekir. Dostluk, arkadaşlık ve buna bağlı olarak sohbetin hayatımızdan çekilmesiyle yakından ilgilidir bu.

Şiir bugün sokaklarda gezmiyor, annelerin diline dolanmıyor, gençlerin duygulanımlarına eşlik etmiyorsa kâğıttan kaleme, kalemden dile sirayet etmediği içindir.

İnternet ortamları ve sosyal medya şiiri sadece su ve elektrik şebekeleri gibi uzaklara ulaştırmaya yarıyor. Lakin şiirin kalbindeki manayı şerh edip, teşrih masasına yatırmıyor.

Elektrik var; ama sırtımızı ve ense kökümüzü aydınlatmanın ötesine geçemiyor. Önümüzü, ömrümüzü aydınlatacak elektriğe ihtiyacımız var.

O elektrik kılcal damarlarına kadar günlük hayatımıza uzanan şiirdir. Okuduğum kadar dinlediğim; dinlediğim kadar yaşadığım hayata karşılık gelen şiirdir.

Şiir dergileri bu vazifeyi hakkıyla eda edebiliyor mu, haydi tartışalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?