Reklamı Kapat

Ret Şart

İnanmak, her şeyi kabul etmemektir. Hem inanıp hem de gelene geç demek inanmadaki sahteliği gösterir. Herhangi bir konuda bu şudur deniliyorsa o, o olmalıdır. Eğer o, o olmuyorsa bu şudur inancı sahtekârlığın göstergesidir. Burada çelişkiden bahsedilmiyor; herhangi bir konuda inanmanın gereği belirtiliyor. Bu şudur’a varana kadar arada olumlu veya olumsuz birçok uzaklık ya da yakınlık vardır. Uzaklık veya yakınlık yoksa zaten inanmanın temeli atılmadan göstergeye sunulmuş olur. Gösterge etraftakileri inandırabilir ama kişinin kendi varlık sorunuyla ilgili iç budak kendi gönyesini rahatsız eder. Ki güzergâhı yalpalı insanlar zaten çoğunlukta olduğundan kendini rahatlatacak kalabalık bulmada da zorlanmaz. Ben böyle yapıyorsam filan da böyle yapıyor diye hemen acele tarafından kendini rahatlatma çalışması yapar. Kendisi böyle yapıyorsa filan da böyle yapıyorduysa bu yapılan doğru bir istikamet mi? Velev ki gösterge olarak doğru olsun inanma hususunda aynı yerdeler mi? Ölçüt aynı hizada mı duruyor?

Reddetmeden başlayan inanma inanmanın sorunlu olduğunu gösterir. İnanma retle başlar. İnsanın neye inandığı neye inanmadığını gösterir. Eğer inandığı inanmadığını göstermiyorsa inancı olsa olsa göstermelik olur. Göstermelik inancın da kimseye bir faydası olmaz. Ne gösterene faydası olur ne de gösterilene. Gösteren her iki tarafı da kandırmış olur; kendi kendisini kandırdığı gibi gösterdiklerini de kandırmış olur. Kendine kandırışçılığı başkasına olanınkinden daha iğrenç değil midir. İnsanın kendine karşı yalancı oluşu başkasına karşı yalancı olmasından çok daha kötüdür. Başkası gösterdiğini görür geçer peki kendisi ne yapacak? Öyle ya kandırmanın kökü kendisinde ne yapıp da nereye atacak!

Herkesi seviyorum demek alenen yalan söylemektir. İnanan insan herkesi sevmez. İnandığı değerlerdekileri sever. İnandığını bir değer olarak görmeyenlerin inançları kendilerini değerli hale getirmez. Çünkü inandığını gösterdiğine ya da gösterdiği inandığına başta kendisi değer vermiyorsa kimse değer vermez. Şu olsun mu olsun güzeldir, şu olmasın mı olmasın güzeldir demek güzel nedir bilmediğini ve güzele inanmadığını gösterir. Çünkü inanan bir insan şu olsun mu’ya güzel diyorsa şu olması mı’ya çirkin demesi gerek. Birinden birini reddetmesi lazım. Birine inanıyorsa diğerini kesin bir şekilde reddetmesi şart. Reddetmiyorsa inanmıyordur.

İnsan adaletli olmaya inanıyorsa adaletsiz olmayı kesin bir şekilde reddetmiş olması gerekir. Hem adaletli olmaya inandığını hem de adaletsizlik yaptığını gösteriyorsa adaletli olmaya inanmıyor demektir. Çünkü adaletli olmak inancın gereğidir; eğer kişi adaletsizse gerçekten inanmıyor demektir. Sadece inanıyor gibi gösteriyor. Bu gösterge karşısındakilerin kabullerine uysa da kendi kendisinin gerçekliğinden kaçamaz. Gerçekliği nedir adaletsizliktir. Adaletli olmaya inanmadığıdır. İnansa adaletli olur. Başka bir örnek, hem faiz haram diyor hem de faiz yiyor. Faizin haram olduğuna inanmış olsa faiz yemez. Faizin haram olduğuna inanmadığı halde inanıyormuş gibi görünüyor. Faiz haram derken o haram yargısına inanmıyor. Faiz haramdır kaidesindeki haram yargısına inanmış olsa faizi reddeder. Faiz haramdır ama canım bu çağda da faiz haram olur mu ya diye kendince çeşitli bahaneler uydurarak faiz yemeye devam ediyor. Kredi çekmeden de araba alınmıyor ama ya diyerek kendince çeşitli bahaneler üretiyor. Oysa asıl olan faiz haramdır yargısına inanmadığının açık göstergesidir.

Reddedecekleri olmayanların  inandıkları yoktur!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?