Kıbrıs Millî Davadır; Taviz Verilemez

Bismillâhirrahmânirrahîm;

AKDENİZ’İN ortasında yüzen bir gemi özelliğindeki Kıbrıs Adası, tarih boyu stratejik önemini korumuştur. Önemli ticaret yolları üzerindedir. Ruslar Kıbrıs’ı, “Akdeniz’de batmayacak bir deniz gemisi” olarak görürler. Anadolu’nun güvenliğinde önemli rolü vardır. Efendimizin (s.a.v.) halası Ümmü Haram’ın (r.a.) burada medfun oluşu manevî değerini artırmaktadır.

Jeopolitik konumu sebebiyle özellikle bölge ülkeleri için çatışma alanı olmuştur. Osmanlı, Kıbrıs’ı Venedik işgalinden kurtararak 1571’de topraklarına katmıştır. 1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrası geçici olarak İngiltere’ye verilmiş, Lozan Antlaşması’yla konu resmîleşmiştir.

Yunanistan 1791’den itibaren Megola İdea düşüncesini benimsemiş, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama mücadelesi başlatmıştır.

1960’ta, Kıbrıs’ta iki toplumlu bir cumhuriyet kurulmasıyla Rumların Türklere karşı zulmü artmıştır. Kıbrıs’ı Türkiye’yle paylaşmak istememişler, Müslümanlara zulmetme dönemi başlatmışlardır. 1963 ve 1967’de zulüm şiddetlenmiş; Türkiye askerini İskenderun’a götürmüş, fakat ABD baskı uyguladığı için çıkarma yapılamamıştı.

Daha sonra Büyük Yunanistan (Enosis) hayali taşıyan EOKA terör örgütü Kıbrıs Türklerini yıldırma amaçlı katliamlar başlattı. EOKA başı Nikos Sampson Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak için Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makarios’a karşı darbe yaptı.

Darbeyle birlikte Kıbrıs’ta soykırım noktasına gelen katliamlar başladı. Türkiye’de iktidarda CHP-MSP Koalisyonu vardı. Başbakan Ecevit olayları diplomatik yoldan çözmekten yanaydı. Başbakan Yardımcısı Erbakan ise, Kıbrıs’a müdahale etmekten başka bir yolun kalmadığına inanıyordu.

BARIŞ İÇİN HAREKÂT

BAŞBAKAN Ecevit konuyu müzakere için üç garantör ülkeden biri olan İngiltere’ye gitti. Erbakan Başbakan Vekili olmuştu. İngiltere’den sonuç alınamayacağını biliyordu. Genelkurmay Başkanı Semih Sancar’la görüştü. Ordunun harekâtı gerçekleştirebilecek güçte olduğunu öğrendi.

ABD’nin 6. Filosu Kıbrıs’a müdahaleyi önlemek için Akdeniz’de bekletiliyordu. Erbakan, Sancar’la birlikte Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na gitti. 300 kişilik subaya durumu anlatarak, “6. Filo harekete geçerse onu infilak ettirecek 3 kişi istiyorum” deyince 300 kişi hızla ayağa kalktı.

Sancar yolda sordu: “Efendim, bunu denemeye ihtiyaç var mıydı? Emreder yaptırırdık!” Erbakan, “Paşam!” dedi, “Bu manzara 2 saat sonra ABD’ye ulaşacak, müdahalede kararlı olduğumuzu öğrenecekler.” Sancar bunun üzerine, “Erbakan bize askerliği öğretti” der.

Erbakan, Barış Harekâtı’nı başlatmak için Bakanlar Kurulu’ndan onay aldı. Askeri İskenderun’a gönderdi. Ecevit bir sonuç alamadan İngiltere’den döndü. Yapacak bir şey kalmamıştı. “Diyanet İşleri Başkanımız dua etsin!” demek zorunda kaldı.

Askerin maneviyatı yüksekti. Kahramanca Girne’ye çıktı. Geçit vermez özellikteki sarp kayalardan oluşan Beşparmak Dağları’nı aşmayı başardı. Önünde engel kalmamıştı. 3 günde Kıbrıs’ın üçte birini ele geçirdi. BM “ateşkes” kararı aldı. Ecevit bu karara uydu.

Harekâtla Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması önlendi. Kıbrıs’ta huzur ve sükûnet dönemi başladı.

     Zafer gazetesi yazarı Hüdai Bayık TRT’de anlattı: “Erbakan 3 gün Başbakan Vekilliği yaptı, Kıbrıs’ın üçte birini aldık; 13 gün yapsaydı tamamını alacaktık.”

MİLLÎ BİR DAVA

BARIŞ Harekâtı’yla Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması önlendi. Kıbrıs’ta huzur ve sükûnet dönemi başladı. Müdahaleyi engellemeyen Ecevit’e minnetle anıyorum. Erbakan olaya millî bir dava titizliğiyle yaklaştı. Soydaşlarımıza karşı sorumluluğunu kuşandı. Zulme razı olamayacağını, boyun eğmeyeceğini gösterdi. Stratejik bir plan uyguladı. “Gizlilik” prensibini korudu.

Erbakan, kararlılığıyla, “Dünya, ABD ne der?” anlayışını yıktı. Türkiye bağımsız bir ülkeydi. Ortada zulüm, katliam, soykırım varken Kıbrıs’la ilgili kararı Türkiye’nin vermesinden daha tabii ne olabilirdi? Dünya Kıbrıs Harekâtı’yla Türkiye’nin güç ve kararlığını biz kez daha gördü.

Türkiye, Osmanlı’nın toprak kaybetmeye yöneldiği 1699 Karlofça Antlaşması’ndan sonra toprak kazanılan 2 zafer gördü: 1. Abdülhamit dönemindeki Dömeke Zaferi. 2. Necmettin Erbakan’ın karar mercii olduğu Büyük Kıbrıs Zaferi.

Kıbrıs Zaferi’yle ABD’nin burnu sürtüldü. Gösterilen kararlılık karşısında 6. Filo harekete geçemedi. Zafer sonrası uyguladığı ambargo tehditlerine CHP-MSP Hükümeti kararlılıkla direndi. Kıbrıs’ta yüksek dozajda petrol rezervlerinin bulunması sömürgeci güçleri yeniden harekete geçirdi. Kıbrıs millî davadır; kesinlikle taviz verilmemelidir.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu Millî Görüş duyarlılığıyla, “Kıbrıs 1 numaralı kırmızıçizgimizdir” diyerek uyardı: “Kıbrıs pazarlık konusu yapılmamalıdır; yapılamaz. Türkiye KKTC’yi bir yük, dış politikada bir engel olarak görmemelidir. Türkiye askeri varlığını daha da güçlendirmeli; adanın stratejik önemi dikkate alınarak Kıbrıs’a bir hava üssü kurulmalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?