Yarıncılar kaybeder

Yarınlara erteleyip de yapmaya vakit bulamadığınız hayırlı işleriniz için ne yaparsınız? Peki, yalancı dünya, kötü dünya, bizi aldatan dünya diye şarkılar besteleyip suçu dünyaya yıkarken neleri kaybettiğinizin farkında mısınız? Unutmayın ki siz evrende üst bir konumda yaratılmış ve özel değerlerle donatılmış bir varlıksınız. Ve eğer işlerinizi ertelemez ve yarıncılar kervanına katılıp zamanı zarara çevirmezseniz vaktiniz, enerjiniz ve imanınız sizi Allah’ın rızasına taşıyacak yeterliliğe sahiptir.

Ertelediğiniz işler için yarın vaktinizin olacağından emin misiniz? Yarınlara kalmaya garantiniz var mı ya da? Yarın gemiye binip ebediyete doğru yol alabilirsiniz? Yarın yapabileceğiniz işler için enerjiniz ve sağlığınız elvermeyebilir. Dün yapmadığınız bazı şeylerin yarın telafisi olmayabilir… Günaha daldım ama yarın tövbe ederim, hayır hasenat yapamadım ama yarın yaparım, yakınlarımızı arayamadım yarın ararım, ilmi çalışmalara katılamadım yarın katılırım derken bir de bakmışsınız ki yarın diye bir şey kalmamış. İşte o vakit yarınlara ertelediğiniz işlerin artık telafi edilemeyeceğini anlarsınız ama ne fayda!

Vaktinde yapılmayan sıradan işler dahi hayatınızın akışını o kadar etkiler ki kendinizi bir meşgaleler dağında bulursunuz. Zira dün ertelediğiniz işlere bugünün işleri de eklenmiş ve zihniniz allak bullak olmuştur.

İslam kültüründe vakit taksimatında belirleyici olan etken namazdır. Namaz aralarında ise önem sırasına binaen yapmamız gereken işler vardır ve hayatın akışı bu şekilde devam etmektedir. İşlerin ertelenmesi öncelikle bu akışı bozmakta ve yaşamı zorlaştırmaktadır.

Toplumumuzda birçok kişi “ibadetlerimi kırk yaşından sonra yapabilirim, daha çok erken” deyip Allah’ın farz kıldığı ibadetleri ertelemekte ve haddi aşarak bunun için kendilerince bir zaman tayini yapmaktadırlar. Ne yazık ki bu anlayış insanlarımızın çoğunun benimsediği ve meşru gördüğü bir anlayıştır. Oysa Allah’ın Resulü, “Yarıncılar helak oldu” ifadesi ile bizleri uyarıyor ve hayatımızın önceliklerine vurgu yapıyor.

Şunu unutmayalım önceliğimizi neye göre belirlemişsek hayatımızın merkezinde de o vardır. Neyi erteliyorsak biz onu önemsemiyoruz demektedir. O nedenle inandığımız değerlerle önceliklerimizin ne kadar örtüştüğünü dikkate almak zorundayız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?