Reklamı Kapat

Dönüşü olmayan yol!

AKP artık “dönüşü olmayan bir yola” girmiş bulunuyor.

Siz buna “mecburi istikamet” adını da verebilirsiniz.

AKP’nin içine girdiği “dönüşü olmayan bir yol” ya da “mecburi istikamet” bölünmekten hatta parçalanmaktan başka bir şey değil!

Niye “dönüşü olmayan bir yoldalar” ya da neden bu yol onlar için “mecburi istikamet” haline geldi?

Bu soruların cevabı oldukça basit!

Çünkü iki AKP’li bir araya geldikleri zaman “aynı şeyleri” söylemiyorlar! Yani müşterek bir dilleri yok!

Birinin “ak” dediğine öteki “kara” diyor.

Birinin “hayatına geçirmek” istediğini öteki “hayatından söküp atmak” istiyor.

Bakın son günlerde AKP’liler arasındaki en önemli tartışma konularının başında “İstanbul sözleşmesi” geliyor. Kimi AKP’liler İstanbul Sözleşmesi’ne alabildiğine sahip çıkarken kimi AKP’liler de aynı sözleşmeye şiddetle karşı çıkıyor ve Türkiye’nin bu sözleşmeden çıkması gerektiğini savunuyorlar.

Sahiplenenler niye sahipleniyor, karşı çıkanlar niye karşı çıkıyor? Dilimiz döndüğünce anlatalım!

Sahip çıkanlar bunu bir “medeniyet projesi” olarak görüyorlar.

Karşı çıkanlar ise bu sözleşmenin “eşcinselliği meşrulaştırmak” isteyen bir Soros projesi olduğunu ve “aile yapısını çökertmeyi” hedef aldığını ileri sürüyorlar.

“Aynı konu” partililer arasında bu kadar “farklı” algılandığına göre bu insanlar “aynı çatı altında” nasıl siyaset yaparlar?

Bu insanların bölünüp parçalanmaları şart olmuş demektir.

“Aynı konu” etrafındaki “farklı algılamalar” o kadar dal budak salmış ki “baba ile evlat” bile karşı karşıya gelme durumundalar.

Baba bir şey savunuyor, evlat bambaşka bir şey savunuyor.

Şu anda “yeni partiler” kurmak için kolları sıvayanlar arasında bile “ortak nokta” yok gibi!

“Birleşir misiniz” diye sorulduğunda “birleşmenin” asla söz konusu olmayacağını ama kendi aralarında bazı konularda “ittifaklar” oluşabileceğini söylüyorlar.

Evet, AKP’nin bundan sonra birlik ve beraberliğini koruması çok zor! Bundan sonra onları bekleyen akıbet bölünmek hatta parçalanmak!

Farklı görüşleri bir arada tutmaya çalışmanın yersizliği ortada! Herkes kendi dünya görüşüne uygun bir parti kurarsa belki o zaman rahat nefes alabilirler.

Belki o zaman birbirlerini “düşman” olarak görmekten ve “hain” olarak ilan etmekten vazgeçerler.

“Dönüşü olmayan bir yol” ya da “mecburi istikamet” dediğimiz durum tam da bu işte!

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Pelikan - mücahit olanlarla mütaahit olanlar aynı partide kalamaz , vicdaı olanlar gittikleri yolun yanlışlığını geç de olsa anladılar , diğer grup ise bizden sonrası kıyamet olsun diye halen yanlışta ısrar etmekteler

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Temmuz 15:22

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?