Bu haberlerin son bulması gerekiyor

Başlığa bakıp bazı haberlere sansür uygulanmasını istediğim sakın anlaşılmasın. Sadece, ekonominin gidişatı ile ilgili her gün öyle haberler medyaya yansıyor ki, insan ister istemez irkiliyor. Söz konusu haberlerin direkt şahsımızla ilgili olması gerekmiyor. Çünkü ekonomi ile ilgili her haber doğrudan olmasa bile dolaylı olarak hepimizi ilgilendirir/ilgilendiriyor. Söz gelimi ödenemeyen borçların artması ile birlikte yurtta icra dairelerinin sayısının 900’e, icra dosyası sayısının da 20 milyona ulaştığı haberi ister istemez insanı düşündürüyor. Çünkü nüfusumuzun18 yaşın altındaki kısmı düşüldüğünde sanıyorum her üç kişiden birinin icralık olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bu bir oran karşısında sarsılmamak mümkün değildir.

Açılan icra dosyalarının takibine yetişebilmek için icra dairelerinin sayısının 900’e ulaştığı, her ile 11 icra dairesi düştüğüne dair haberi okuyunca ister istemez bu işin sonu nereye varacak diye kendi kendime sormadan edemedim. Daha önceleri de insanımızın içine yuvarlandığı borç batığına ait rakamları vermiştim. Aynı zamanda kapanan işyerlerinin sayısında yaşanan artış da dikkate alındığında olayın sadece icra dosyası sayısındaki rakamsal artıştan ibaret olmadığını, bu durumun ekonominin genel olarak içine yuvarlandığı durumu da gözler önüne serdiğini söylemek yanlış olmasa gerek. Yine medyaya yansıyan bir başka haberde her AVM’de ortalama 10 mağazanın boş, bu sayının giderek artma temayülünde olduğunu belirten Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Sinan Öncel bu durumdan kurtulabilmek için stopaj ve vergi indirimine ihtiyaç olduğunu söylüyor. Piyasanın desteklenmesi için özellikle vergi indirimlerine sıkça başvuruluyor. Böylece ekonominin canlanmasına, insanımızın rahat nefes almasına çalışılıyor. Ancak, özellikle stopaj, KDV ve ÖTV indirimleri esnafa rahat nefes aldırırken devlet gelirlerinde gerilemeye, buda devletin borçlanmasına yol açıyor. Borçlanma ile birlikte faiz ödemeleri artıyor, ekonomi tam bir darboğaza giriyor.

Hâlbuki her fırsatta yatırımların, dolayısıyla üretim artışının sağlanabilmesi için faiz indiriminin şart olduğu belirtiliyor. Hatta bunun için faiz indirimine direnen Merkez Bankası Başkanı değiştirildi. Ancak, atılan adımlar, uygulamaya sokulan tedbirler ekonominin içine düştüğü sıkıntıları aşmasına yetmiyor. Ekonomi tam bir kısır döngüye sürüklenmiş durumda. Bu durumdan ekonominin çıkabilmesi için yatırımların üretime dönük olması gerektiği ısrarlı bir şekilde dile getiriliyor ama iktidarın bu önerileri duymazdan geldiği de bir gerçek. Diyebiliriz ki, mevcut ekonomik sistem ülkemizin gelişmesine ve zenginleşmesine değil, giderek iç ve dış sermaye çevrelerine bağımlı hale gelmesine yol açıyor. Bu bakımdan öncelikli olarak iç ve dış borçlanmadan ülkemizin mümkün olduğu kadar kurtulması gerekiyor. İnsanımız piyasaya ve özellikle de bankalara borçlanması, devletin ise her ay piyasadan tahvil karşılığı borç almayı sürdürdüğü sürece faizlerin çok fazla düşmesi mümkün görünmüyor. Şu anki faiz oranları bakımdan ülkemiz özellikle iç ve dış sermaye çevreleri açısından cazibesini sürdürüyor. Hatta mevcut faiz oranları 5 puan düşülse bile AB ülkeleri içinde en yüksek faiz oranına sahip olmayı sürdürecek görünüyor.

Netice itibariyle ekonominin aksaklıklarını parça parça dile getirmekten çok ekonomiye topyekûn bakmak ve özellikle de uygulanmakta olan ekonomik sistemin ülkemizi giderek bir bataklığa sürüklediğini görmek durumundayız. Ülkemizin bataklığa sürüklenmesi insanımızı perişan ederken, bankalara borcu artıyor, icra daireleri önünde nöbet tutmaya zorluyor. Buna karşılık iç ve dış sermaye çevreleri için mümbit bir alan olmayı sürdürüyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?