Süleyman Arif Emre ve Erbakan Hoca

Süleyman Arif Emre 96 yaşında dün Hakk’a yürüdü… Allah (c.c.) rahmetini esirgemesin. Mekânı cennet olsun. Eski Devlet Bakanı, Milletvekili, Millî Nizam Partisi Kurucu Genel Başkanı ve Millî Selamet Partisi kurucusu olarak görev yaptı. Türk siyasetinin kıymetli büyüğü Süleyman Arif Emre, yarım asırdan fazla Milli Görüş Hareketi’ne hizmet etti. Türkiye siyasi hayatının yaklaşık son elli yılına tanıklık etti. Hürriyet Partisi’nde siyasete başladı, Yeni Türkiye Partisi’nde devam etti. Erbakan Hocamızın liderliğinde kurulan Milli Nizam Partisi’nin programını hazırladı. Milli Selamet Partisi’ni kurup başkanlığını yaptı. Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Saadet Partisi yönetiminde görev aldı. Beş dönem milletvekilliği ifa etti.   Siyasette Otuzbeş Yıl kitabıyla, siyasi hatıralarını belgeleyip gençlerin istifadesine sundu.

Çok renkli bir kişiliği vardı, son derece espritüel bir politikacıydı, merhum Süleyman Arif Emre.

Rahmete vesile olması temennisiyle hayatından bazı kesitleri siz okurlarıma sunmak istiyorum;  

CUMHURBAŞKANI OLDUĞU GÜN!

Yıl 1996… Süleyman Arif Emre, ‘en yaşlı üye’ sıfatıyla geçici Meclis Başkanı’dır…

Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand’ın cenaze törenine katılacaktır. Ve Paris’e gitmek zorundadır. Koltuğunu yasalar gereği, Meclis Başkanı sıfatıyla Süleyman Arif Emre’ye bırakacaktır…

Ama pek de gönüllü değildir, Demirel, nam-ı diğer ‘Baba!’

Mecburiyetten ‘vekâleti’ bir günlüğüne Emre’ye bırakmak zorunda kalır ama şunu da eklemekten geri kalmaz; “Türkiye’yi sana emanet ediyorum. Aman bir problem çıkmasın!”

Mitterand’ın Paris’teki cenaze töreni biter ve ‘Baba’ Türkiye’ye dönmek için yola çıkar. Devlet erkânı ve protokol de Cumhurbaşkanı Demirel’i karşılamak için hazırlıklara başlar. Bakanlar ve Başbakan kısacası devlet erkânı Esenboğa’ya doğru yola çıkar.

Cumhurbaşkanlığı’na vekâlet eden Süleyman Arif Emre de, Demirel’i karşılamakta geç kalmamak için erkenden Cumhurbaşkanlığı makam aracı ile hava alanına doğru yol alır.

Ama o da ne! Emre, Cumhurbaşkanlığı makam aracıyla Esenboğa’ya doğru yolda seyrederken, bakanların ve devlet erkânının makam arabaları son sürat hızla yanlarından geçer. Bu durum Süleyman Arif Emre’nin dikkatini çeker ve Cumhurbaşkanı yaverine sorar: “Evladım makam araçları hızla yanımızdan geçiyorlar, hepsi bizi geçti. Biz niye bu kadar yavaş gidiyoruz? Biraz daha hızlanalım!”

Yaver şu cevabı verir; “Efendim, vekâleten de olsa Cumhurbaşkanı olduğunuz için, önce sizi karşılayacaklar! Bu nedenden dolayı sizden önce havaalanına gidiyorlar.”

***

Merhum Süleyman Arif Emre’nin, devletin zirvesine vekâlet etmesinin öyküsü kısaca böyleydi…

ERBAKAN HOCA İSVİÇRE’YE NEDEN GİTTİ?

Süleyman Arif Emre’nin çok sayıda anlattığı anekdotlardan biri de Erbakan Hocanın, İsviçre’ye neden gittiği konusunda…

“Milli Nizam Partisi, 12 Mart Muhtırası’nın ardından kapatılınca, Erbakan Hoca İsviçre’ye gitti. ‘Hoca, İsviçre’ye askerlerin bilgisi dâhilinde!’ gitti gibi uydurma hikâyeler anlatılıyor, aslı yok! Çünkü Hoca, İsviçre’ye ‘Obezite tedavisi’ için gitti. Fazla kiloluydu ve sürekli kilo alıyordu. 110 kiloya çıkmıştı ki; Milli Nizam kapatıldığında kalp spazmı bile geçirmişti. İsviçre’de, bir rehabilitasyon merkezinde tedavi oldu ve fazla kilolarından kurtuldu. Türkiye’ye döndüğünde 80 kiloya inmişti ki, biz bile tanıyamadık…”

CEZAEVİ GÜNLERİ

12 Eylül askeri darbesi sonrası gözaltına alınan milletvekilleri ve parti yöneticilerinin gözetim altında tutuldukları Ankara’daki Dil Okulu, Liderler Hapishanesi olarak tanımlanıyordu. Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Tuncay Mataracı, Hilmi İşgüzar, Deniz Baykal, Ertuğrul Günay, Süleyman Genç, Kemal Anadol, Teoman Köprülüler, Recai Kutan, Temel Karamollaoğlu, Süleyman Arif Emre, Şener Battal, Fehim Adak, Agah Oktay Güner, Yaşar Okuyan, Namık Kemal Zeybek, Doğu Perinçek, Mehmet Bedri Gültekin, Oral Çalışlar, Dil Okulu’nun ünlü simalarındandı.

Merhum Süleyman Arif Emre anlatıyor; “Merhum Erbakan Hoca, hemen her gece, ‘Hadis dersleri’ verirdi. Zaman zaman mevlidler ve ilâhiler de okunurdu. Erbakan Hocanın bu sohbetlerinden etkilenmiş olacak ki; merhum Alparslan Türkeş, kendini ibadete verdi. Birçok gece, bizzat gözlerimle gördüm; Türkeş uzun süre secdede kalırdı. Ertuğrul Günay da, sohbet halkasının müdavimlerindendi. Erbakan Hoca’dan, vefat eden babası için hatim okumasını istedi. Kendisi de namaz kılmaya başladı. Doğu Perinçek, sonradan katıldı aramıza…”

KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI ANISI

Ecevit Başbakan, Erbakan Başbakan Yardımcısı… 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın hazırlıklarının yapıldığı ‘hararetli ve hareketli’ günler…

* Başbakan Bülent Ecevit’in Esenboğa Havalimanı’ndan İngiltere’ye uğurlanışının ardından Başbakan vekili olan Prof. Dr. Necmettin Erbakan, devrin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar’a, “Harekâtı derhal başlatın!” emrini verdi.

* Erbakan Hocanın bu talimatından hemen sonra, ‘ABD’nin 6. Filo’sunun İtalya’dan Akdeniz’e açıldığı’ şeklinde bir istihbarat geldi.

* Bu istihbaratı alan Erbakan Hoca, yine Esenboğa Havalimanı’nda pilotlara hitaben bir konuşma yaptı. Toplam 173 pilot “U” şeklinde sıralandı. Erbakan Hoca’nın yanında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar paşa ve kuvvet komutanları vardı.

* Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 6. Filo’nun 15 parça gemiden oluştuğunu, en büyüğünün ise Kennedy uçak gemisi olduğunu, her geminin bacasından bir pilotumuzun dalış yapacağını, Kennedy uçak gemisine ise iki pilotumuzun kamikaze pilotları gibi saldırıp saf dışı bırakacaklarını, bu nedenle 16 gönüllü pilota ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Ve gönüllü pilotların üç adım öne çıkmasını istedi.

* Orada bulunan toplam 173 pilotumuzun hepsi derhal üç adım öne çıktı.

* Bu onurlu tutumdan son derece memnuniyet duyan Erbakan Hoca, “İkinci emri bekleyin!” deyince ve bundan 15 dakika sonra gelen ikinci istihbarat: “ABD’nin 6. Filo’sunun ilerlemesi durdu, olduğu yerde demir attı!” şeklinde oldu.

* Milli Görüş Lideri Erbakan Hoca’nın çelik iradesi ve milli cesareti ABD’yi hizaya getirdi…

***

Merhum Süleyman Arif Emre, bu anekdotu defalarca anlattı…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Ahmet Demir - Allah rahmet eylesin. Bir de tabi şair yönü vardı rahmetlinin. Tıpkı Allah uzun ömürler versin Yasin Hatiboğlu gibi.... Mekanı cennet olsun

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 22 Temmuz 09:57
01

Ts-61 - Ahirete irtihal etmiş cümlesine Allahü teala rahmet eylesin.! Allah c.c. utandirmasin.! Amiin.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 22 Temmuz 01:24

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?