Reklamı Kapat

Hürmüz Boğazı ve Ehrimenler

Şehbenderzade Filibeli Ahmet, ilk tasavvufi roman olan Amak-ı Hayal adlı eserinde “İyi ile Kötü” arasında geçen mücadeleyi farklı inanç ve felsefi temellerden dile getirdiği örneklerle ortaya koyar. Savaş meydanlarından enstantanelerle bu kavgayı okuyucuların zihinlerine nakşeder. Romanında bir örnek de Zerdüşt’ten verir.  İyiyi temsil eden Hürmüz (Ahura Mazda) ile kötünün ve karanlığın temsilcisi Ehrimen (Angra-Mainyu) arasında geçen mücadeleyi resmeder. Bilindiği gibi Hürmüz aynı zamanda Sasani sülalesinden 5. padişahın adıdır. Böylesine tarih ve felsefi altyapıya sahip olan, bu metafordan adını alan, Umman ve Basra Körfezleri arasında bulunan Hürmüz Boğazı da bugün çatışma alanına dönüşmüş durumda. İngiltere’nin Temmuz ayı başında Cebelitarık’ta İran gemisini durdurmasının ardından, geçen Cuma günü İran’ın da bir İngiliz petrol tankerinin geçişini engellediğinin açıklanması tansiyonu iyice yükseltti. İran’dan yapılan açıklamada, “Stena Impero adlı İngiliz petrol tankeri, denizcilik kurallarına riayet etmemesi nedeniyle Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Birinci Bölge Birliği tarafından durduruldu” denildi. Bu gelişmenin öncesinde ise ABD Başkanı Trump, yine Hürmüz Boğazı'nda İran'a ait bir insansız hava aracını düşürdüklerini iddia etmiş, İran ise bunu yalanlamış ve çeşitli görüntüleri yayınlayarak bunu reddetmişti.

Peki, bugün Hürmüz Boğazı’nda sular neden ısındı? Aslında bu son gelişmeler şaşırtıcı değil. Daha önceki dönemlerde de aynı doğrultuda gelişmeler yaşanmıştı. Önce Trump Obama’nın İran ile imzaladığı nükleer anlaşmadan çekildi. Ardından yaptırım kararları aldı ve İran’ın petrol satışını tamamen sınırlamak için harekete geçti. Hürmüz’ün bu denli ısınmasının bugünkü ana gerekçesini de bu seyir oluşturdu. Hürmüz Boğazı gibi petrolünün geçişi için hayati önem taşıyan bir yerde nefessiz bırakılma girişimiyle karşı karşıya kalan İran, haliyle bölgede teyakkuza geçti. Ekonomisinin omurgası petrol ihracına dayanan İran’ı, hem de uluslararası hukuka göre kendisinin de söz sahibi olduğu sularda kuşatma adımları, her an bir kıvılcım çakacak gibi endişeyi de beraberinde getirdi. Ayrıca malum Hürmüz Boğazı sadece İran için değil, Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt ve sıvılaştırılmış LNG’de dünyanın en önemli üreticisi olan Katar için de çok önemli bir geçiş noktasıdır. Dünya petrol üretiminin 100 milyon varil olduğunu, bu oranın beşte birinin yani yaklaşık 20 milyon varilinin geçiş için Hürmüz’ü kullandığını düşünürsek çakacak bir kıvılcımın nelere mal olabileceğini daha rahat idrak edebiliriz. Bunun yanında Suudi Arabistan-BAE işbirliği ve bu ikilinin arkasında ABD’nin bulunması Hürmüz’de farklı planların hayata geçirilmek istendiğinin de bir delili olarak kendisini gösteriyor. Binlerce kilometre ötelerden gelip, bölge halkları arasındaki fay hatlarını harekete geçirmek suretiyle kendi çıkarlarını korumayı hedefleyenlerin oyunlarına gelenlerin akıbetleri, beklentileri ne olursa olsun kesinlikle değişmeyecektir. Asıl çıkış ve çare bölge ülkelerinin kendi sorunlarını kendi içlerinde çözebilmeleriyle mümkün olacaktır.

Dünyanın varoluşundan beri iyi ile kötünün mücadelesi devam ediyor. Şurası da tarihi bir gerçektir ki, iyi ile kötü yani Hürmüzler ile Ehrimenler arasındaki mücadeleleri son tahlilde hep Hürmüzler kazanmıştır. Bundan sonra da öyle olmaya devam edecektir. Haklı olanın yanında durmak, mazlumun kim olduğuna bakmadan doğru tavrı göstermek kötülerin kaybetmesi için en önemli başlangıçtır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?