Reklamı Kapat

Kapitalizm Yalnızlığı

Ne yapıyorsun diyor? Çalışıyorum diyor. Kapitalist düzenin kilit cümlesidir çalışıyorum cümlesi. Ne yapıyorsun cümlesine filan arkadaşlardaydık, sohbet ettik, güzel bir gündü gibi karşılıklar yok artık. Çalışıyorum deniliyor. Herkes çalışıyor. Büyük küçük herkes. Genç yaşlı çalışıyor. Kadın erkek fark etmiyor çalışıyor. Evet, herkes çalışıyor ama kimsede huzur yok. Kimsede gönül rahatlığı yok. Kimse mutmain değil. Ama herkes çalışıyor. Hatta çok çalışıyor bazıları. Yırtınırcasına çalışıyor. Çatlarcasına çalışıyor. Patlarcasına çalışıyor. Çalışmasa ölecek gibi oluyor bazıları. Hatta çalışmadığı için ölenler bile var!

Soru şu; bu kadar çalışan var da dünya neden hâlâ bayındır değil. Bu kadar çalışan var da neden dünyanın muhtelif yerlerinde halen silahlar ve bombalar patlıyor. Öyle ya herkes çalıştığına göre dünya şuan çoktan kurtulmalıydı. Her şey düzgün, herkes mesut olmalı değil miydi! Bu kadar çalışan var da dünyanın muhtelif yerlerinde neden halen insanlar çatışmalarda ölüyor. Bu kadar çalışan var da neden halen dünyada aç yatan insanlar mevcut. Neden ülkemizde yoksulluk diz boyu!

Türkiye’de ikibin yılından sonra kapitalist düzen uygulanıyor. Kapitalist düzende her insan sabah işe gider akşam evine döner yer içer yatar sabah kalkar tekrar işe gider tekrar akşam döner tekrar yatar tekrar kalkar tekrar işe gider tekrar gelir tekrar gider. Bu döngü adeta sonsuza dek böyle devam edecekmiş gibi sürer. Herkes çalışıyordur. Durmadan çalışıyor. Hiç durmadan. Kapitalist düzen insanlara çalışmadığın gün açsın diktesini her saniye fısıldıyor. Çalışmadığın gün açsın diye dayatıyor. Çalışmadığın gün aç kalacaksın diye tehdit ediyor. Toklara bile çalışmazsan aç kalırsın diye gözdağı veriyor. Kapitalist düzende hiçbir insan doymuyor. Zenginler de doymuyor yoksullar da doymuyor. Kapitalist düzen doymak hissini ortadan kaldırıyor.

Kapitalist düzende maddi ihtiyaçlar hiç bitmiyor. Aldıkça artıyor. İnsanlar bu benim ihtiyacım mı diye düşünmüyor. Yekten ihtiyaç olarak görüyor. Kapitalist düzen hep maddi ihtiyaçlar icat ediyor. Hep çalışacaksın diye dayatan kapitalist düzen aynı zamanda hep alacaksın diye dayatıyor. Fertler diğer fertlere bakarak çalışıyor fertler diğer fertlere bakarak alıyor. Filanın sekiz tane ayakkabısı var benim de olmalı. Filanın on tane elbisesi var benim de olmalı. Filan falan markadan giyiniyor ben de o markadan giyinmeliyim. Filan şunu yiyor ben de yemeliyim. Kapitalist düzen yiyecek içecek, giyecek ve her türlü eşyada belli markaları insanlara dayatıyor. İnsanlar da o belli markaları alarak sınıf atladığını sanıyor. İşin içine bir de bu sene bu modaymış inanışı girince almak için durmadan ama hiç durmadan çalışmak giriyor. Kapitalist düzende insanlar başkalarının aldıklarını kendileri de alabilmek için farkında olmadan bir yarış içine girip durmadan çalışıyor. Hem çalışmada bir yarış hem de almada bir yarış var. Almak maddi almaktır. Kapitalist düzen manevi hiçbir şey kabul etmiyor. Manevi olan yok hükmündedir kapitalist düzende. Her şey maddi.

Maneviyat kapitalist düzende fırsat bulunamayan bir ihtiyaçtır. Her gün işe giden çalışan fert, iki sokak ötedeki ablasını ziyaret etmeye fırsat bulamıyor. Sekiz çeşit ayakkabısı vardır ama bir tane akşam ziyaretine gideceği arkadaşı, bir tane komşusu yoktur. Duvarın öbür tarafında aynı ihtiyaçlarını karşılamış aynı kendisi gibi bir insan vardır ama birbirinin ismini dahi bilmiyorlardır. Daha kötüsü buna gerek dahi duymuyorlardır. Herkes çalışıyor, herkes alıyor, herkes yiyor içiyor, herkes doymuyor. Kapitalist düzende her insan sabah işe gidiyor akşam evine geliyor yatıp kalkıp tekrar işe gidiyor tekrar geliyor tekrar gidiyor tekrar geliyor. Döngü her gün devam ediyor. Kapitalist düzende insanların maddi olarak her şeyi var ama insanlar yalnız. Kimsenin kimseyle insani ilişkisi yok. Maneviyat olmadığı için ilişki bağlarını diri ve güçlü tutan her şey ortadan kalkmış durumda.

Herkes çalışıyor herkes yapayalnız!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?