Reklamı Kapat

Hüsn-ü zan imandandır

Son günlerde sosyal medyada “dinden sapanlar” başlığı altında bir fotoğraf listesi yayınlanıyor. Aralarında yakinen tanıdığım ve samimiyetine şahit olduğum bir ablamızın da yer aldığı bu fotoğraf, beni fazlasıyla rahatsız etti. Ne yazık ki insanları tekfir etmekten ve hataları yayarak çatışmaya zemin hazırlamaktan keyif alan bir toplumuz. Faizi sıradanlaştıran, kul hakkını meşru gören, kibir, gösteriş ve riyayı yaşamlarının bir parçası haline getiren kimseler ehlisünnetiz demekle kurtulacaklarını zannediyorlar. Sui-zan yapmakta oldukça mahir olan bu insancıklar acaba Allah Resulünün bu konuda ne kadar temkinli davrandığını biliyorlar mı? Tamam… Afişe edilen fotoğrafta İslam’a zarar verenler olmuştur fakat kötü olan bir şeyin sürekli sergilenmesi acaba kime ne fayda getirir? Ya itham edilen kişilerden biri Allah’ın razı olduğu bir Müslüman’sa bunun vebalini nasıl verecekler acaba? O takdirde bu kişilerden helallik almaları gerekmez mi?

Sahabelerden biri Resulullaha gelir ve bir kâfir, “La ilahe illalah” dediği halde öldürdüğünü anlatır. Hz. Peygamber kızar ve niçin böyle bir şey yaptığını sorar. Sahabe, “O bunu korktuğu için söyledi, inanarak söylemedi” der. Hz. Peygamber, “Kalbini yarıp baktın mı ki böyle söylüyorsun” der ve sahabeye kızar. Ne yazık ki, hakem meselesi nedeniyle Hz. Ali’yi tekfir edip ayrılan sonra da onu katledecek kadar ileriye giden hariciler ve onların tekfirci zihniyeti günümüzde hâlâ devam ediyor. Bu kimseler sorduğunuzda size maksatlarının dini korumak olduğunu söyleyeceklerdir. Oysa bu fitne ve fesat kokan tavırları ile İslam’a en büyük zararı kendileri vermekteler.

Kur’an, Müslüman olmak için belirlenen şartları ortaya koyar ve bu şartları asgari şekilde yerine getirenleri Müslüman kabul eder. Fakat bu şartların yeterli olmadığını İslam’ın hayatımızın tamamını kapsayan bir din olduğunu belirtir ve yön gösterir. Kişilerarası ilişkilerde ise fertlerin kusurlarını örtmeyi ve onları hakka davet etmeyi tavsiye eder. “Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız vakit iyice anlayın ve dinleyin. Size İslam selamı veren kimseye dünya hayatının geçici metaına göz dikerek sen mümin değilsin demeyin. Allah katında çok ganimetler vardır. Daha önce siz de öyleydiniz Allah kerem buyurdu da sizi iman ile tanıştırdı. Onun için iyice anlayın dinleyin, gerçekten Allah ne yaparsanız haberdardır” (Nisa Suresi, 4).

Âlimlerin ittifak ettikleri şey şudur; Kur’an’ı inkâr küfre götürür fakat namazın farz olduğunu kabul ettiği halde kılamıyorsa günahkâr olur. Ziyaeddin Gümüşhanevi hazretleri şöyle der: “Bir kimsenin sarf ettiği söz onu birçok yönüyle daha önce yaklaştığı küfürden kurtarıyorsa müftünün bunu tercih etmesi gerekir. Zira Müslümanlar hakkında hüsn-ü zan esastır. Yani kişinin niyeti küfür değilse Müslüman’dır fakat niyeti küfür ise ne yaptığı ibadetler ne söylediği sözler ne de müftünün fetvası onu kurtaramaz.”

İmam-ı Azam şöyle der: “Bidatçıların kusurlarından biri de birbirlerine kâfir demeleridir. Ehl-i Sünnet’in güzel tarafı ise hata edince birbirlerini tekfir etmemeleridir.” Fakat ne acıdır ki bugün kendilerini ehlisünnetin kalesi olarak gören bazı sözde hocalar ötekileştirme, dışlama ve tekfir etme hususunda ön saflarda yer alıyorlar. Kitleleri peşinde sürükleyen bu kimseler cenneti garantilemiş bir edayla insanları tekfir etmekte, bununla da kalmayıp bu marazi düşüncelerini yaymaya çalışmaktadırlar. Oysa Müslüman’ın görevi tekfir etmek, kınamak, dışlamak ötekileştirmek değildir, Müslüman’ın görevi toparlamak ve tebliğ görevini yerine getirmektir. Hattı zatında iman potansiyeli her insanın fıtratında mevcuttur, her insan ahsen-i takvim üzere yaratılmıştır. Müslüman’ın görevi yoldan çıkan kişiyi kınamak ve alt ekmek olmamalı aksine bu kişiye baston uzatmak ve ona hakikati görmesi için çağrıda bulunmak olmalıdır. Bilmiyorum katılır mısınız katılmaz mısınız ama benim Peygamberimden öğrendiğim İslam anlayışı budur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Gürdal Ucarer - Hocam inşaallah bu yazınız bir kişi veya grubun dine, imana, vatana, millete, ihanetini dile getirmeniz gerektiği hususunda uyarı değildir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Temmuz 09:39
01

Müjdat Bayar - Yazılanlara,elifi elifine katılıyorım.Kendi kusurumuzu görmeyip müslüman kardeşimizi eleştirmemiz,neredeyse tekfir etmemiz,zulme buğzen dahi olsa karşı durmamamız kabul edilemez.İyilikleri yüzde elli bir olan müslümanın ehl-i necat olduğu bir dinin mensuplarıyız çok şükür.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Temmuz 05:27

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?