En “babayiğit” Müslüman

“Babayiğit” dilimizdeki güzel tabirlerdendir. Sözünün eri, mert, yiğit, gözü pek, adam gibi adamlar için kullanılır. Bu tabir, hem erkekler, hem de kadınlar için kullanılır. Peki, günümüzün “babayiğit” Müslümanları kimlerdir?

Günümüzün babayiğit Müslümanlarının özelliklerini şu şekilde sıralamak isterim:

Nefsiyle, insi ve cinnî şeytanlarla mücadele ederek bütün haramlardan uzak duran / durmaya çalışan kişi, çağımızın “en babayiğit” kişisidir.

Sabah namazını vaktinde kılan, kazaya bırakmayan kişi babayiğittir. Nefis ve şeytanı güneş doğmadan evvel bu şekilde alt etmiş kişi, bir de namazı camide cemaatle kılmışsa veya evde ailesiyle cemaat olup kılmışsa, daha sonra geri kalan dört vakit namazı da kılmışsa, hele de cemaatle kılmışsa o günün babayiğididir.

Bir kimse, “Ben Elhamdülillah Müslüman’ım. Gözümüzün nuru, canımız, Sevgili Peygamberimiz (a.s.m.), Allah-u Azimüşşân’dan nasıl bir din getirmişse ben ona inandım. Sahabe-i kiramın yaşadığı ve cihana yaydığı dine bütün zerrelerimle iman ettim. Bu dini bozmamaya ahdettim. Hatalarım, kusurlarım, günahlarım bana aittir. Bunlardan dolayı tevbe istiğfar ediyorum. Benim hatalarımdan dolayı dinime laf söylenilmesine razı olmam. Allah’ın dinini yüceltmek, elimden gelse bütün cihana yaymak, Allah’ın hükümlerini yeryüzünde hâkim kılmak için çalışmaya müştakım. Cihada âşığım. Şehâdete susamışım” diyorsa ve bu sözlerinin gereğini yerine getiriyorsa, o kimse babayiğittir.

Bir kimse imkânı olduğu halde iktisat ediyorsa, israftan şiddetle kaçınıyorsa, elindeki imkânlarla muhtaç kardeşlerine yardıma koşuyorsa, hayır hasenatta bulunuyorsa, dulu, öksüzü, yetimi, fakiri fukarayı kolluyorsa, koruyorsa, gözetiyorsa, o kimse babayiğittir.

Bir kimse, sıla-i rahime dikkat ediyor, akrabalarıyla güzel geçimde bulunuyorsa; dedeleri, nineleri, annesi, babası, kayınvalidesi, kayınbabası ile kardeşleriyle, amcaları, dayıları, teyzeleri, halaları, enişteleri ile ve bu yakın akrabalarının çocukları ile diğer akrabalarıyla ve komşularıyla güzel geçim yapıyorsa, onların halini hatırını soruyorsa, dar zamanlarında yardımlarına koşuyorsa; çoluk çocuğuna, evin direği olan ailesine hüsn-ü muamelede bulunuyor, onların yüzünü güldürüyorsa, o kimse babayiğittir.

Bir kimse, zenginse malının zekâtını titizlikle veriyorsa, ziraatla, hayvancılıkla uğraşıyor da bu mahsullerinin öşrünü ve mallarının zekâtını veriyorsa; vefat etmeden önce malını çocukları ve miras düşecek yakınları arasında Allah’ın emri üzerine taksim etmişse, ya da vasiyette bulunmuşsa, işte o kimse babayiğittir. 

Size bir gerçeği söyleyeyim mi: Peygamberlik ve Halifelik hariç, bütün ünvanlar dinimize ve dilimize sonradan girmiştir. Bazıları da Hıristiyanlıktan ve Yahudilikten kopyalanmıştır. Gavslık, kutupluk, şeyhlik, postnişinlik vs. sonradan ortaya çıkmış ünvanlardır. Peygamberlerden sonra insanların en şereflileri olan sahabe-i kiramın hiçbir ünvanı yoktu. (Emire’l Mü’minin olanlar hariç.) Siz hiç Gavs Ebu Bekir (r.a.), Kutup İmam Ali (r.a.), Şeyh Abdullah İbni Mes’ud (r.a.) denildiğini duydunuz mu? Siz hiç sahabenin keramet merakını işittiniz mi? En büyük keramet, ne havada uçmak, ne suyun üzerinde yürümek vs. değil, istikamet üzere olmak, dini bozmamak, imanla kabre girmektir.

Evet, bütün ilim sahiplerine hürmetimiz vardır. Âlimlerimize hürmet gösteririz. Zira bu, Peygamber Efendimizin (a.s.m.) emridir. Kim ilmiyle, takvasıyla İslâm’a, Kur’an’a hizmet ediyorsa, hepsinin başımızın üzerinde yeri var. Yalnız size bir şey söyleyeyim mi, illa da el öpmek istiyorsanız, gözünü haramdan sakınan, diğer bütün haramlardan şiddetle kaçınan, beş vakit namazını muntazaman kılan, anasına, babasına, hocalarına, akrabalarına karşı hürmetkâr olan bir genci bulursanız, işte onun elini öpünüz. Kabul etmezse, alnından öpünüz. İşte gerçek babayiğit odur.

O metroda mini etekli bayana bakmamak için gözünü yuman ve bundan dolayı bazı çevrelerce lince tabi tutulan o kardeşimiz var ya, işte o gerçekten babayiğittir. Günümüzün en babayiğit Müslüman portresi o kardeşimizdir. Allah onun gibilerin sayısını artırsın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?