Reklamı Kapat

Bir insan nasıl katil olur?

Çantasını gaspçıya kaptıran bir arkadaşım duygularını şöyle ifade etmişti: “İşimden evime giderken otobüsten iniyor ve sote bir yoldan geçiyorum. Ama inanın bu yol bana dehşet bir korku veriyor, köşeden bir hırsız ya da gaspçı mı çıkacak, yolumu bir katil mi kesecek diye endişeye kapılıyorum. Sırf bu yüzden işimi değiştirmeyi düşünüyorum.” O gün arkadaşımın bu ifadeleri zihnimi meşgul edip durdu ve dünyaya 3 kg bir bebek olarak gelen insan yavrusunun vahşi bir varlığa nasıl dönüşebildiğini düşündüm. Zira endişelerim kuru bir evhamdan ibaret değildi. Yırtıcı hayvanlara, muhtemel kazalara karşı önlem alabiliyor ve kendinizi koruyabiliyorsunuz ama onlarca canı katleden katil ruhlu insanlara karşı hangi önlemleri alabileceksiniz? Aynı havayı soluduğunuz bu insanların şerrinden nasıl uzaklaşabileceksiniz?

İnsan yavrusu yaşamın ilk yıllarında aileye bağımlıdır, anne-babanın desteği olmadan hareket edemez, ihtiyaçlarını karşılayamaz, duygularını ifade edemez. Anne-baba onun eli ayağı ve yaslandığı bastonu gibidir. Çocuk, erişkinler dünyasına katıldığında ise aileden ve sosyal çevreden edindiği bilgi ve tecrübeleri ile hareket eder ve topluma uyum sağlamaya çalışır. İnsan gücü sever ve edindiği servet üzerinden diğerleri üzerinde tahakküm kurmaya kalkar. Ancak yeryüzünde edindiği mülk ne olursa olsun insanın ömür süreci ve bu imkânları kullanma kapasitesi bellidir. Maddi ve manevi güç ona imtihan olarak verilmiştir. Özünde ise insan aciz, yoksul ve zayıftır. Zira küçük bir mikrop küçük bir kıvılcım, bir kurşun onun dünya ile bağının kesilmesine neden olabilir. Fakat insan mahrumiyetlere maruz kalmadığı sürece acziyetinin farkına varamıyor, edindiği küçük imkânları kendinden menkul bilip zayıflar üzerinde tahakküm kurmaya ve güç gösterisi yapmaya kalkıyor.

Düşünüyorum ve hayallerimde yer alan o masum çocuğun nasıl bir katile dönüştüğünü anlamaya çalışıyorum… Her çocuk sevilmeyi hak eder, her çocuk papatya kokar, her çocuğun yüreğinde şefkatin olgunlaşmamış çekirdekleri vardır ama nasıl olur da bu çocuk bir caniye dönüşür?

Ahsen-i takvim üzere yaratılan insanın aynı zamanda cehennem ehli olabilecek potansiyeller de taşıdığını unutmamak gerekir. İnsanın zaaflarını bilen Rabbimiz anne-babaya ve tüm Müslümanlara tebliğ ve tebyin görevi yükleyerek beşer olarak doğan fertlerin insanlaşması için yardımcı olmalarını tavsiye etmiştir. Kuşkusuz bu konuda en büyük sorumluluk aileye yani anne-babaya düşmektedir:

Ailede hakkaniyet bilinci edinememiş çocuğun insanlarla ilişkilerinde adil ve tutarlı olmasını bekleyemezsiniz.

Ailede sevgi ve ilgi ihtiyacını karşılayamamış bir çocuğun insanlarla ilişkilerinde sevgi ve anlayış eksenli olmasını bekleyemezsiniz.

Ailede takdir ve onay ihtiyacını karşılayamamış bir çocuğun kendine ve çevresindeki kimselere güvenmesini bekleyemezsiniz.

Ruh hekimleri katil ve canileri kişilik bozukluğu kategorisinde değerlendiriyor ve bu insanların tedavi olmaları gerektiğini vurguluyorlar. Peki, bu hastalıklar nasıl ve hangi ortamlarda oluşuyor? Öncelikle onların yetiştiği ortamı ve şartları değiştirmek dönüştürmek zorundayız. Peki, kişilik bozukluğu olan bir fert katlinden sorumlu değil midir? Elbette sorumludur ve katil hak ettiği cezayı almalıdır ama bunun yanında ona insan olarak asli sorumlulukları da öğretilmeli, eğitilmelidir.

Katillerle ilgili yapılan araştırmalarda bu kişilerin güç tatmini ihtiyacı içinde oldukları ve kendileriyle yüzleşmekten kaçındıkları ortaya çıkmıştır. Ailede şiddeti güç göstergesi olarak öğrenen, zayıf olan arkadaşını alt ettiğinde ödüllendirilen, şiddete ve dışlanmaya maruz kalan, olumsuz rol modelleri ile büyüyen çocuğun gelecekte suça eğilimli olma ihtimali yüksektir. O nedenle önce aileyi İslami iklime taşımak ve ahlaki değerleri burada yeşertmek zorundayız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Erdinç - Furkan Süresi 43-44 ayetler deki gibi Nefsinin istek ve arzularını İLAH yaparsa, bunları elde etmek için hiç bir kural yasa ahlaki değer tanımazsa yani Dünya da misafir ve geçici bir zaman için geldiğini unutur, yaratıcı ALLAH'ı unutursa KATİL de olur. ŞEYTAN da olur.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Temmuz 15:00

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?