Reklamı Kapat

Türkiye Çantada Keklik mi?

S-400’lerin teslimatı başladı. G-20 Zirvesi’nde, Japonya’da Trump’ın Türkiye’yi anladığı hatta hak verdiğine dair yorumlar yapılmıştı. Ancak şimdi Amerika’da CAATSA yani “ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası”na göre Türkiye’ye yaptırım konusu masada. Gerekçe ise bu yasanın 231’inci maddesinin ihlaline dayandırılıyor. Bu maddeye göre, “Rusya’nın istihbarat veya savunma sektörleri ile alışveriş yapanlara yaptırım uygulanacağı” ifade ediliyor. Amerika şimdi bir karar verecek. Yaptırım yönünde adım atarsa bölgesel ve dünya dengeleri açısından nasıl bir sonuçla karşılaşma ihtimali olduğunun ince hesaplarını yapıyor. Tabi bu durum tarihte ilk değil. ABD ile kriz yaşanan çok dönemler oldu. Johnson Mektubu’ndan Kıbrıs’a, 1. Körfez Savaşı, 1 Mart Tezkeresi, Irak’ın işgalinden 12 Eylül’e, 15 Temmuz’a, Suriye ve Doğu Akdeniz’e varana kadar çeşitli zamanlarda krizler yaşandı, hâlâ da yaşanmaya devam ediyor. Ancak bu son gelişme farklı gibi. Çünkü diğerlerinde ABD ile dolaylı açılardan karşı karşıya gelinmişti. Şimdi doğrudan bir muhataplık durumu var. Suriye’de komşu(!) olduğumuz Amerika’nın bizi hedef tahtasına oturttuğuna dair gelişmeler delilleriyle mevcut. Doğu Akdeniz’de yürüttüğü kıskaç hareketiyle Türkiye’yi tamamen mecalsiz bırakma girişimleri içinde olduğunu görmemek mümkün değil. ABD’nin bu zamana kadar komplo diyerek reddettiği planları uygulamaya koyduğuna dair yorumlarda belirgin bir artış var. Bütün bunlara rağmen ABD “Türkiye’nin dünyadaki en Amerikan karşıtı ülke” olmasının gerekçelerini ya anlamıyor, ya da anlamak istemiyor veya anlıyor da işine gelmiyor. Amerika’nın bu yaptıkları sadece Rusya’yı, İran’ı çevrelemek değil, aynı zamanda Türkiye’nin hareket alanını tamamen sınırlamak olduğunun bilinmesi lazım. Bir yandan da Çin’in “Kuşak Yol” projesini takip ederek, kendi çıkarlarını tehdit etme potansiyeli olan bu projenin hareket alanını kontrol etmek istiyor. Bütün bu gelişmeler ışığında Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemlerini alması tabi ki önem arz ediyor. Ne yapsaydı Türkiye? Kendi toprakları doğrudan tehdit ediliyorken eli kolu bağlı başına gelmesi muhtemel tehlikeleri, fal bakar gibi tahmin etmeye mi çalışsaydı? Böyle davranması elbette beklenemezdi. Ancak Türkiye şimdi bıçak sırtı bir durumla karşı karşıya. Tam bu noktada öyle bir şey var ki, en az S-400’leri almak kadar önemlidir. O da, Türkiye’nin “çok taraflı diplomasi” yürütmesinin zamanının çoktan geldiğidir. Bugünün en önemli ihtiyacı budur. Türkiye mecliste torba yasa çıkarır gibi her şeyi bir torbaya doldurmadan hareket etmelidir. Sovyet tehdidi ile eğitimden kültüre, sosyal hayattan savunmaya kadar birçok alanda kendisini Amerika’ya bağımlı hale getiren Türkiye, şimdi bunların sıkıntılarını yaşıyor. Eğer bugün güvenlik endişesini merkeze alarak her şeyini Rusya’ya bağımlı hale getirirse, bu Amerika ile düşülen yanlışlardan ders alınmadığını gösterir. Türkiye, Rusya ile de oturabilir, Amerika’yla, Avrupa ülkeleriyle de konuşabilir, ticaret yapabilir, ortak zeminlerde buluşabilir ama bu saatten sonra asla “tek taraflı bağımlılık” hatasına düşmemelidir.

Bütün bu değerlendirmelerin sonunda şimdi de başlıktaki soruya cevap arayalım.

2006 yılı Eylül ayında New York Times’ta yayınlanan bir yazıda, ‘’ABD’nin Türkiye’yi asla çantada keklik olarak görmemesi gerektiği’’ vurgulanmıştı. Gazetede, ‘’ABD, Irak’ta ve Türkiye’nin güneydoğu sınırındaki istikrarsızlığın, Türkiye’de istikrarsızlığa yol açtığını samimi bir şekilde kabul etmeli” denilmişti. Devamında ise, “ABD bu durumun sona ermesine yardımcı olma noktasında ahlaki bir sorumluluk taşıyor’’ yorumunda bulunulmuştu. Amerika, bu yazıda da ifade edildiği gibi makul bir noktaya gelmek zorundadır. Güçlü olmak haklı olmak anlamına gelmez ama aynı zamanda güç sadece bilek gücü ile de tarif edilemez. Türkiye kıtaların buluştuğu yerdir. Medeniyetlerin beşiğidir. Sosyal hafızası dünyada tektir. Bu hafızasıyla bir anlamda merkezdir. Dünya üzerinde çağ açıp çağ kapama özgüvenine sahip bir medeniyettir. Başkalarıyla karıştırmak, sıradan bir ülke olarak görmek büyük hata olur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?