Biz uzun koşucularız

Neler olup-bittiğinin farkına vardığım 60 yıllık hayatım içinde tanıdığım çok değerli arkadaşlarım oldu.

Sporcular, yaş arttıkça hızlarından kaybederken, bu koşuda gençliğinde yaptığı hizmetleri, ihtiyarlığında, “Ecel yaklaşıyor” diyerek  depara kalkanlarını gördüm.

Bu koşuda yaş arttıkça hız da artıyor.

Çalışma azmine hayran olduğum arkadaşlardan İslami hizmetlerde koşarken yolda vefat edenleri oldu.

Hâlâ koşuya devam edenleri var ve onlara Allah, sıhhat, afiyet ve hüsnü hatime/güzel bir son/finiş nasip etsin.

Koşuya katılan bazıları, çok heyecanlıydı hemen başarıya ulaşmayı istiyordu, müdür oldu yan yattı.

“Cuma namazını siz kılın, şeriat gelince hep beraber kılarız” diyenlerimiz vardı, politikaya bulaştı, eski arkadaşlarıyla yüz yüze gelmemeye başladı.

İslam Enstitüsü Başkanlığı yaparken bana, “Uyuyorsun hocaaaam” diyenlerin bazılarının şu andaki uyurgezer durumlarını da biliyorum.

Beni şaşırtanlar da oldu tabii.

İslam Enstitüsü’nde iken futbol ve basketboldan başka hiçbir İslami hizmetlere katılmayanların, öğretmen olduktan sonra kahramanlık destanlarını dinledim ve o destanları da, hizmet edenlere örnek olsun diye konuşmalarımda ve yazılarımda anlattım.

Görüşmediğim, tanışmadığım birçok insan var ki, bulundukları yerlerde yaptıkları güzel hizmetleri duydukça, onları sevmekle sevap kazanacağıma inanırım.

Doğru, iyi ve güzel hizmetlerin sınırı yoktur.

Asıl olan yaptığımız hizmetlerde devamlılığı sağlamaktır.

Türkiye’de altmış partiye ayrılan insanlarımız, Ramazan orucunu, Cuma namazını, Ramazan ve Kurban bayramlarını, sonradan insanların icat ettiği bayramlardan daha önemli kabul etmeleri ve katılmaları, halkımızın hepsinin bu yolda ağır aksak koştuğunun delilidir.

Örnek ve önder insanlarımızın, halkımızın hepsine hitap edecek hâl ve dile sahip olup, hepsini gayrete getirmesi gerekir.

Sevgili Peygamberimize ameller/eylemlerin en hayırlısını, en faziletlisini, Allah’a en sevimlisini sorduklarında verdiği cevaplardan birinde:

“Peygamber sallallahü aleyhi ve selleme soruldu: Amellerin hangisi, Allah’a daha sevimlidir?”

“Az da olsa devamlı olanı, dedi” buyurmuştur (Buhari, Sahih, K. Rikak, Bab 18 elkasd ve müdaveme, Müslim, Sahih, K. Salat’ül-müsafir, bab 30 fazilet’ül ameli’d-daim).

Yüz metre koşu şampiyonasında rekorların ortalaması on saniye.

Bu hıza göre bir kilometreyi bir dakika kırk saniyede koşması gerekir ama hiçbirinin bunu başarması mümkin değil.

Yüz metre koşusunu bitirenlerin o andaki bitkin durumunu görüyoruz ekranda.

O hızla bir kilometre koşmaları mümkin değil.

Biz, bu dünya sahnesinin koşucularıyız.

Maraton koşucuları 42 kilometre 195 metre sonra koşuyu tamamlarlar.

Bizim koşumuz, beşikten mezara kadar devam eder.

Koşuyu başlatan da Rabbimizdir:

 “Rabbinizden bir mağfirete ve genişliği gök ile yer genişliği gibi olan, Allah'a ve peygam¬berlerine iman edenlere hazırlanan, cennete doğru ya¬rış ya¬pınız. Bu, Allah'ın dilediğine verdiği bir lütufdur. Al¬lah büyük lütuf sa¬hibidir” (Hadid süresi ayet 57/21).

“Rabbinizin mağfi¬retine ve sakı¬nanlar için hazırlanan, ge¬nişliği gök¬ler ve yer kadar olan cen¬nete koşu¬şun” (Al-i Imran süresi ayet 3/133).

Bu yolda tökezlese de, yalpalasa da, yavaş hareket etse de, devalı olarak yürüyenlere ve son nefeslerinde, “La ilahe illallah, Muhammedün rasülüllah” diyerek koşuyu tamamlayanlara ne mutlu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?