İslam’a hizmete adanmış bir ömür: Mehmed Şevket Eygi

Türkiyeli Müslümanların üzerinde oldukça fazla hakkı olanlardan birisi de merhum Mehmet Şevket Eygi’dir. O en zor ve en riskli bir cephede savaşmıştır. O cephe de matbuat âlemidir. Nitekim bu yüzden bir yıl hapis yatmış, altı yıl yurt dışında yaşamak zorunda kalmış ve birçok hapis cezasından da infaz ertelemeleri ile kurtulmuştur.

Merhum Mehmet Şevket Eygi, katı din düşmanlığının uygulandığı 1940 yılında Galatasaray Lisesi’nin ilkokuluna kaydolmuş ve burada ilk, orta ve lise tahsilini tamamlayarak 1952 yılında mezun oluncaya kadar, tam 12 yıl okumuştur. Bir Fransız mektebinde okumasına rağmen kendisini mütedeyyin bir Müslüman olarak yetiştirmiştir. Bu dindarlığı o denli belirgin olmuştur ki 1956 yılında Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitirdiğinde mükemmel Fransızca konuşmasına rağmen Dışişleri Bakanlığı’nda görev almak için girdiği imtihanı kazanmasına rağmen dindarlığı onun bu göreve atanmasına engel olmuştur. Zira ilahi kader ona basit bir bürokratlık yerine dine doğrudan hizmetkârlık görevini biçmiştir.

Dışişleri Bakanlığı’na alınmayınca 1956 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı’nda mütercimlik kadrosuyla işe başlıyor ve bir yıl sonra da bir grup arkadaşıyla birlikte yani 1957 yılında İslam dergisini çıkarıyor. Merhum Eygi işte bu dergi ile ayak bastığı matbuat âleminden bir daha çıkamadı. 1960 ihtilalinden sonra merhum Mahir İz Hoca tarafından İstanbul’a çağrılıyor. Yönetimine getirildiği haftalık Yeni İstiklal gazetesiyle gazeteciliğe başlıyor. Yeni İstiklal gazetesini 1960-67 yılları arasında çıkarıyor ve o döneme göre çok iyi bir rakam olan 35 bin gibi bir satış rakamını yakalıyor. 1960 yılında Bedir Yayınları’nı kuruyor. Bu yayınevi ile de çok büyük hizmetler yapıyor. Halen daha hizmetlerine devam eden Bedir Yayınları İslami neşriyat alanında ilklerden oluyor. Özellikle İmam Gazali’nin İhya-u Ulumu’d Din isimli devasa eserini ilk kez Türkçeye kazandırıyor. Bedir Yayınları adeta bir mektep vazifesi görüyor ve burada bir müddet çalışıp ayrılanlar da kendi adlarına yayıncılık faaliyeti yürütüyorlar.

1961 yılında, “Zulmün en alçakçası kanunların gölgesinde yapılandır” başlıklı yazısı yüzünden tutuklanıyor ve bir yıl cezaevinde kalıyor. 1966 yılında günlük yayımlanan Bugün gazetesini çıkarıyor. Daha sonra Babıâli’de Sabah gazetesini devralıp ikisini birden yayınlamaya başlıyor. Bugün gazetesi halktan çok iyi bir karşılık görüyor ve 80-90 binlik satış rakamlarını yakalıyor. İstanbul’da Toplu Sabah Namazları ve Anadolu’da Şule Yüksel konferansları ile bir devre damga vuruyor. Ancak her iki gazete de 1971 muhtırasından sonra kapatılıyor. 1969 yılında hacca gitmek için Türkiye’den ayrılıyor ama hakkında yürüyen davalardan dolayı geri dönemiyor. Bu dönemde Bugün gazetesini ve Bedir Yayınları’nı yurt dışından idare ediyor. Ancak 1974 yılında MSP-CHP koalisyon hükümetinin çıkardığı afla Türkiye’ye dönebiliyor.

1976-1980 arası haftalık Büyük gazetesini çıkarıyor. 1991 yılında Milli Görüş lideri merhum Erbakan Hocamızın teklifiyle Milli Gazete’de yazmaya başlıyor ve bu tarihten vefat ettiği tarihe kadar aralıksız olarak ve her gün yazılarını sürdürüyor.

Esasen bu tarihten önce de Erbakan Hocamız kendisini Milli Gazete’de yazmaya davet etmiştir. Ama kendisi çeşitli mülahazalarla buna yanaşamamıştır. Erbakan Hocamız onun Ehl-i Sünnet inancını müdafaadaki kararlılığı ve fikirlerindeki samimiyeti nedeniyle kendisinin Milli Gazete’de yazması konusunda ısrarcı oluşmuştur. O da Hocamıza verdiği sözü tutmuş ve vefat tarihine kadar yazmaya devam etmiştir.

Mehmet Şevket Eygi, bir mütefekkir olarak gerçekten de Ehl-i Sünnet düşüncesinin tavizsiz savunucusu olmuştur. Mezhepsizler ve reformcular aleyhine gerek yazılarıyla ve gerekse sahibi olduğu yayınevinden çıkardığı eserlerle keskin bir şeklide mücadele etmiştir. Diyebiliriz ki onun Ehl-i Sünnet konusundaki hassasiyeti çok az kişide bulunurdu. Enver Baytan, Osman Öztürk, Ali Nar, Nedim Urhan hocalarımız gibi. Maalesef ki bu hocalarımızın Ehl-i Sünnet’i müdafaa konusundaki hassasiyetleri birçok İslami çevre tarafından dahi aşırı bulundu.

Osmanlı ulemasından ders almış âlimlerimiz ve münevverlerimiz bir bir aramızdan ayrılırken bu çizgide maalesef çok fazla âlim yetişmemekte ve ortalık maalesef bilimsellik adına her şeye müsamaha gösteren yeni nesil akademisyenlere kalmaktadır. Rabbimiz sonumuzu hayreylesin ama bu gidiş hiç de iyiye doğru değildir.

Mehmet Şevket Eygi merhum, hiçbir cemaate dâhil olmamış, yeri geldiğinde herkesi eleştirebilmiştir. Tabii özellikle kişiler ve cemaatlerle ilgili ileri yazdığı tenkit ve tespitlerin tamamı doğrudur anlamına gelmez. Ama o; öncelikle bu davanın çilesini çekmiş, hayatı boyunca bunu dert edinmiş samimi bir Müslüman’dır. Tenkitleri ve tasvipleri de hep bu samimiyet çizgisi üzerinde olmuştur.

Ben de uzun yıllar basın dünyasında bulunduğum için kendisiyle sık sık karşılaşırdık. Özellikle çarşımızda bulunan Enderun Kitabevi’ne sıklıkla gelir, rahmetli İsmail amcayı ziyaret ederdi. Bu vesile ile biz de kendisiyle görüşürdük. Kendisini yakinen en son geçtiğimiz Ekim ayında İslami Edebiyat Vakfı’nda vakıf başkanı değerli dostumuz Siyami Akyel’in sayesinde dinleme fırsatı bulduk. Hastaneden çıktığında da ziyarete gitmek istedim ama Siyami Bey; “Biraz bekleyelim, kendisini toparlasın sonra gidelim, biraz muhabbet ederiz” dedi ama olmadı.

İnsafı olan herkes onun zor zamanda İslam’ın savunuculuğunu yapmış, tavizsiz bir Müslüman olduğuna şahitlik eder. Nitekim herkese nasip olmayacak kadar kalabalık bir cemaatin şahitliği de buna delildir. 1960 yılından beri aynı zamanda piyasası olan kitaplar basan bir yayınevi işletmesine rağmen 69 yıllık ticari hayatının sonunda arkasında sadece oturduğu evi -ki evini de parasını bir vakfa bağışlamak üzere satışa çıkarmıştı- ve bir de kedisi kalmıştır. Mekânı cennet olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Ts-61 - Allahü teala rahmet eylesin. Mekanı Cennet olsun inşaAllah.! Amiin.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Temmuz 02:16
01

Hayati Otyakmaz - "İNNÂ LİLLÂHİ VE İNNÂ İLEYHİ RÂCİÛN."

ALLAH TEÂLÂ MUHTEREM ÜSTADIMIZ MEHMED ŞEVKET EYGİ BEYEFENDİYE RAHMET EYLESİN, MAKAMI CENNET OLSUN (ÂMİN)!

ALLAH (C.C.), TÜM MÜSLÜMANLARA, MİLLÎ GAZETE CÂMİAMIZA VE SEVENLERİNE SABR-I CEMÎL İHSAN EYLESİN (ÂMİN)!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Temmuz 11:23

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?