Ey yolcu biraz dur dinle beni

Bismillâhirrahmânirrahîm;

FÂNİ dünya iki kapılı bir han… Doğarken bir kapısından giriyoruz; diğerinden çıkıyoruz ölümle. Dünyada ölümsüzlük renk ve kokusundan eser yok. Gelen gidiyor; gidenler gittikleri yerlerden haber vermiyorlar. Aslolan “hoş bir sadâ” bırakabilmek. Dünya imtihan alanı… Salih amellerle imtihanı kazanmaya bakmalı.

Kabına sığmayan, hayat dolu, nice güzel hedefleri olan Zâkir Taşdemir kardeşim de göçtü dünyadan. Bu özelliğini Adnan Demirtürk döneminde MGV’de birlikte çalıştıkları Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tacettin Çetinkaya özetledi: “Sıcakkanlıydı. Her çeşitten insanla iletişim kurabilirdi. Erbakan Hoca’nın yanında yetişti. Sevecen ve şair ruhluydu. Kızmaz, küsmez, darılmazdı. Entelektüel kimliğe sahipti.”

Kalenderdi. Gönlü zengindi. Cömertti. Onurluydu. Başkasına yük olmayı istemezdi. Eşi de öyle. Denizli’de bir salon programına “hatip” olarak davet etmiştik. Eşi, eşimle birlikte bizim evde kaldılar. Çeşitli ziyaretler yaptık. MGV kadrolarıyla sohbet etti. Gün boyu iyice yormuştuk onu. Eve döndüğümüzde geç vakit olmuştu. Biz, onları misafir etmek üzere kendimizi hazırlamıştık. Ben, misafir etmekte ısrar ettim; o, Ankara’ya dönmekte. Razı edemedik; uğurladık onları.    

Hep o gece ne yaptılar, diye hüzünlenirdim. Vefatı vesilesiyle Tülay Hanım’a sordum. O günü çok iyi hatırlıyordu. “Arabayı nöbetleşe kullanarak Ankara’ya ulaştık” dedi. Vefakâr eşi de bizi unutmamıştı. Yazılarımı okuduğunu, Zâkir Bey’in arkadaşı olarak taziyede bulunmamdan duyduğu memnuniyeti bildirdi.

 

PROJE ADAMIYDI

CEVVAL bir insandı. Zihnen ve bedenen hep hareket halindeydi. Koşturmak, bir şeyler ortaya koymak mutlu ederdi onu. Ufku açıktı. Zihnini yeni projeler meşgul ederdi. Adnan Demirtürk döneminde birlikte çalıştıkları, MGV eski Genel Başkanlarından Yılmaz Bölükbaşı anlattı bu özelliğini:

“Zekiydi. Üretken bir insandı. Çözüme odaklanırdı. Sık sık dosya haline getirdiği projelerle gelirdi toplantılara. 24 saat teşkilât çalışmalarına zaman ayırıyordu. Ticarette işinin rast gitmeyişi üretkenliğine engel oldu. Çok sıkıntılar çekti. O kadar ki, dünyada cehennemi yaşadı.”

Hayat düz bir çizgi değildi. Nice engeller, dikenli yollar vardı. TBMM’deki görevi, Milletvekili Danışmanlığı, Astana’da TRT Temsilciliği hep çıkış yolu bulmak içindi. Mademki memur olarak görev yapacaktı; AKP iktidarı böylesine entelektüel birikimli bir insana niçin daha gözde görevler vermemişti? Nice liyakatsiz insanlar stratejik noktalarda değil miydi?

İkna gücü, organizasyon yeteneği yüksekti. Millî ve manevî değerlerine bağlı bir gençlik inşası için çalıştı. Azimli, gayretli ve kararlıydı. Bitmek bilmeyen enerjiye, az insanda bulunan performansa sahipti.

Birlikte çalıştıkları Millî Gençlik Vakfı eski Genel Başkanı İlyas Tongüç bu özelliğini anlattı: “Davasına bağlıydı. İyi niyetliydi. Riskli işlere girmekten tereddüt etmezdi. Gözünü budaktan sakınmazdı. Verilen görevleri fedakârca yerine getirirdi.”

Hayat mücadelesi verirken yaptığı radikal tercihler Zâkir kardeşimi farklı alanlara itti. Sıkıntılı günler yaşamasına yol açtı.

 

HAYATI HIZLI YAŞADI

ZÂKİR Taşdemir farklı meziyetlere sahipti. Çeşitli gazete ve dergilerde şiir, makale ve hikâyeleri yayınlandı.

     “Kıyamet Uzak Değil” başlıklı makalesinde imtihan gereği yaşanan felâketleri anlattıktan sonra, hak-bâtıl mücadelesinin kıyamete kadar süreceğini; hesap gününü hatırlatır: “Kıyamet koptuğunda bütün kavgalar sona erer ve herkes kendi derdine düşer.”

“De Bana” şiirinin bir dörtlüğü şöyle: “Teslim olmak tevekküldür Allah’a / O’dur büyük, var mı daha de bana? / Yeryüzüne dönmek yoktur bir daha / Malın, mülkün kalmasın ha yabana.”

Şartları gereği hızlı yaşadı. Saçları erken beyazlaştı. 52 yaşında vefat ederken 60’larında görünüyordu. O imtihanını tamamladı. Dünyaya veda etti. Şimdi sonsuzluk âleminde… Efendimizin (s.a.v.) buyruğu: “Ölülerinizi hayırla anın.” Çünkü artık kendilerini ifade edemeyecekler.

Zâkir Bey kardeşim gibi ölenler bize çok önemli mesajlar veriyorlar. Ey âhiret yolcusu, dur da beni iyi dinle; sen de benim konumuma geleceksin, demek istiyorlar hâl lisanlarıyla!

“Dünya üç gündür; dem bu dem” demişler ya! Dün geçti, yarına çıkmaya garantimiz yok. Öyleyse bu ânımızı değerlendirmeye bakmalı. İslâm’ı yaşama ve yayma görevimizde titizlik göstermeli. İstikametten sapmamalı.

Cenâb-ı Hak Zâkir kardeşimin taksiratını affetsin! Kıyamet günü sevdikleriyle buluştursun!

Zâkir Bey için yeğeni M. Şerif’in duasıyla bitirelim yazımızı: “Mekânın cennet olsun Zâkir amca! Müslümanların işlerinde koşturan herkese yardım etmeye çalışan bir insan!.. Rabbim makamını âlî etsin!”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?