Meşruiyetin Zemini

Bilindiği gibi devlet yönetiminde iki türlü iktidar vardır. Birincisi kurucu iktidar ikincisi ise kurulmuş iktidar. Kurucu iktidar, savaş sonrası veya ihtilal sonrası ya da darbe sonrası devleti kuran ve devletin yönetim yapısını belirleyen iktidardır. Osmanlı sonrası Türkiye’nin kurulması olayı kurucu iktidara en bilindik örnektir. Cumhuriyetin kurucuları Osmanlı’ya karşı ihtilal yapmışlardır. İhtilalin gerekçesi ise Birinci Dünya Savaşı’dır. Savaş sonrası kurulan bir devlettir Türkiye. Hukuki meşruiyetinin kökeni her ne kadar Çanakkale Savaşı’na dayansa da kurulu düzenin kurumlarının devrimlerle ortadan kaldırılması savaş sonrası iktidarına örnek olduğu kadar ihtilal sonrası iktidarına daha iyi bir örnektir. Cumhuriyetin meşruiyeti savaştan ziyade devrimlerle sağlandığı için ihtilal demek gerekir. Hâlihazırdaki bütün kurumların yapısı devrimlerle kökten değiştirilmiştir. Hukuki düzlemde bu, meşruiyetin zorbalıkla sağlandığını gösterir. Savaşla kazanılan meşruiyet haklıyken ihtilalle kazanılan meşruiyet zorbalık yani haksızlıktır. Çünkü savaş dışa karşı yapılırken ihtilal içe karşı yapılır. Türkiye’de ikincisi olmuştur. Kurucu iktidarı belirleyen bir diğer belirteç ise darbedir. Darbeyle gelen iktidar aslında tam anlamıyla kurucu iktidar değildir. Çünkü darbeyle edinilen iktidar kurulu düzenin temel yapılarında köklü değişiklik yapmadığı veya yapamadığı için hâlihazırdaki düzeni kökten değiştirme söz konusu değildir. Darbeyle sağlanan meşruiyette de zorbalık olduğundan meşruiyetin kökeni tartışmalıdır. Darbeyle gelen meşruiyet kazanılmış hak olmaktan ziyade elde edilmiş gasp olduğundan zemini sağlam olmaz. Kurucu iktidarın meşruiyetinin kaynağı nedir o zaman. İhtilal değil. Darbe hiç değil. Kurucu iktidarın meşruiyetinin kaynağı savaştır. Savaşla kazanılmamış hiçbir iktidarın meşruiyeti yoktur. Çünkü meşruiyet kendi kendine dayanır. Meşruiyet yokken var etme ya da haklı olarak kazanılmış haktır. Haklı olmayan kazanılmış hak da mı var? Elbette. İşgalle zapt edilmiş hak da kazanılmıştır ama haklı olmayan kazanılmış hak olur. Sömürgeleştirilmiş yerler de kazanılmış haktır ama haklı olmayan haktır. Haklı olarak kazanılmış hak yerel rızaya ve yerel rızanın refahını yükseltmeye dayanır. Yerel rıza olmadan savaşla girilmiş her yer işgal edilmiş yani zapt ya da sömürgedir. İşgalle edinilen meşruiyet tam meşruiyet değildir. Sömürge ile edinilen meşruiyet, meşruiyet bile değil düpedüz dayatmadır. Görüldüğü gibi savaşla dahi tam meşruiyet olmuyor. Meşruiyet olması için yokken var etme ve haklı olarak kazanılmış hak olması lazım. Yokken var etme yeni bir fikrin devletleştirilmesiyken haklı olarak kazanılmış hak yerel rızanın razılığının devletleştirilmesidir. Yerel rızanın razılığı, o yerin halkının her anlamdaki yaşam biçemi ve biçiminin devletleşme göstergesi olduğu gibi yerel rızanın razılığıyla bir yerin savaşla elde dilmesinin devletleşmesidir aynı zamanda. Yeni fikrin devletleşmesi veya yerel rızanın razılığıyla savaşla kazanılmış yer olması meşruiyetin zemin bulması için sağlam köktür. Yokken var etmeye Osmanlı devlet fikrinin devletleşmesini örnek verebiliriz. Yerel rızanın razılığına da Osmanlı’nın haklı olarak kazanılmış hakla (savaşla) elde ettiği yerleri örnek gösterebiliriz. Osmanlı’da meşruiyet sağlam köklerden sağlanmıştır. Cumhuriyet ise meşruiyetini yerel rızanın razılığıyla sağlamamış yerel rıza razı olmadığı halde ihtilal yapıp devrimlerle sağlamaya çalışmıştır. Yani meşruiyetin kaynağı zorbalıktır. Zorbalıksa köksüzlüktür. Köksüz meşruiyet, meşruiyet değildir. Peki, Türkiye’de kurucu iktidar var mıdır? Cevabı çok uzun bir soru bu.

Kurulmuş iktidara gelelim. Kurulmuş iktidar hâlihazırdaki yasalara göre devleti yöneten iktidardır. Seçimlerde en çok oy alarak yönetime geçen her iktidar kurulmuş iktidardır. Kurulmuş iktidarların meşruiyeti yoktur. Onlar belli bir zaman aralığında görevlidirler. Kurulmuş iktidar görev yapar. Meşruiyet onun alanı değildir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin meşruiyetini konuşsak mı ki!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?