Reklamı Kapat

D-8’ler amacına ulaştı mı?

Hemen başlıktaki soruya bakarak şu cevabı vermek mümkün: Hayır... Kuruluş aşamasında birbiriyle yan yana görünmemeye dikkat eden ülkeler vardı; İran- Türkiye gibi. Diplomatik ilişki içerisinde bile olmayan ülkeler vardı; İran-Mısır, Pakistan-Bangladeş gibi. Nijerya’nın ise, çok uzaklarda olduğu düşünülürse adeta imkânsız olan başarılmıştı.

Bu sağlanabildi. En azından bu ülkeler, günümüzde aynı masa etrafında oturabilmekteler. Evet. Burası bir kazanç.

Bu ülkelerin aynı çatı altında toplanması ve bir araya gelmeleri tam bir başarıdır. Önce bunun bilinmesi gerekmektedir. Adı geçen ülkeler bu anlamda önemsendi ve bir araya getirildiler.

D-8’ler, 20. yüzyılın 21. yüzyıla en büyük armağanı olarak düşünülebilir. Hâl böyle olunca, olaya sahip çıkılmalı, hissiyatı kaplıyor her yanımızı. Tabiî ki meseleye sahip çıkması gerekenler iktidar partisi ve mensupları olmalıdır.

D-8’ler; Kıbrıs çıkartması gibi, küresel sisteme rağmen oluşturulmuş bir organizasyondur. Yok sayarak, uyur pozisyonda tutarak bir şeyler elde edilmesi mümkün değildir. Bu yöntemle, sadece D-8 oluşumu biraz daha ertelenebilir. Bu mesele, milli meseledir. Türkiye’nin çıkarınadır. Hadiseye bir de bu cepheden bakılmalı.

Bakınız; D-8’ler, öyle ya da böyle; bir gün mutlaka fonksiyon icra eder. Ancak, burada asıl olan sorumluluktur. İşte, iş gelip buraya dayanıyor. Başta, mesul makamda bulunanlar; herkes üzerine düşeni yaptı mı? Şayet yaptıysa ne âlâ. Yapmayanların vay haline!

D-8’ler konusu, asla ihmale gelmez. İslam Birliği’nin çekirdeği mesabesinde olan bu küresel kurum, dünyada ezilmekte olan herkesin hakkını savunmayı gaye edinen bir kuruluştur.

Hak merkezli ve küresel ölçekli bir hareket olan bu kuruma herkes destek olacaktır. Bu sayede hem vazife ifa edilmiş olur, hem de, dünyada hak gaspı önlenebilir.

 Dünyada hiçbir iş, sistem; kuruluşunun ertesi  yıl, fiili olarak faaliyete geçemez. Örnek mi? Çok…

Dilerseniz, hemen bir örnek verelim: AB...

Bir sürü değişimden sonra, AB adını aldı. Günümüzdeki fonksiyonlarına da bu şekilde sahip oldu. AET (1957) hatta AKÇT (1951) olarak bu isimle (Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu) kurulduğu düşünülürse, bayağı bir mesafe kat ettikleri görülecektir.

1854 Avrupa Ahengi, hatta 1648 Westfalya Sözleşmesi’ne kadar işi götürmek mümkün.

Hadiseye bu gözle bakılacak olunursa şayet, D-8’ler daha işin başında yargısına varılabilir.

Geçen veya geç kalınan bir durum söz konusu değildir. Yeter ki arzu devam etsin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sadrettin Karaduman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?