Global köyün kavalcıları!

Geçenlerde Milli Gazete’de yine manşetti, McKinsey!

Muhammed Vefa imzalı haberin başlığı şöyleydi; “Her taşın altından McKinsey çıkıyor”.

***

Tarih 1 Ekim 2018... Bu köşede şu görüşlere yer verdim...

“Biliyorsunuz, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ‘Yeni program bünyesinde kurulan Maliyet ve Dönüşüm Ofisi için uluslararası yönetim şirketi McKinsey ile çalışmaya karar verdik. 16 bakanlıktan temsilcilerin bulunduğu bu ofis, tüm hedeflerimizi ve sonuçlarımızı her çeyrekte kontrol edecek’ açıklamasında bulundu.

Buradan yola çıkarak şunu söylemek istiyorum;

* Keşke, Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) gibi köklü bir kurum muhafaza edilebilseydi?

* Keşke, DPT’yi muhafaza etmenin ve “planlama”nın yanı sıra, “denetim” ve “strateji” alanlarında da ülkeye/ülkelere yön veren/verecek kurum ve kuruluşları inşa edebilseydik…

İnanıyorum ki bu kapasite bizde fazlasıyla var…”

***

Çok uluslu şirketler… Soroslar… Bilderberg’çiler… Rockefeller ve Rothschild’ler… Ve diğerleri…

Dünyayı bir köy haline getiren Yahudi sermayedarlar…

Yazın bu sıcağında, “Global köyün kavalcıları” şimdilerde hangi plan/programların peşinde dersiniz!

Mevsim sıcak…

Yaz tatilindeyiz ama “global siyaset” tatil yerine mesaide. Ortam “gayet dikkatli” ve de “gayet sıcak!”

ASKER MADIMAK ÖNÜNDEN NEDEN ÇEKİLDİ?

Gazeteci-yazar Cüneyt Özdemir anlattı;

“Hâlâ cevabını bulamadığım bir soru var. Ve o dönem yayınlamamıştık. Dosyayı Can Dündar hazırlamıştı, ofiste çok tartışma çıktı, ‘Yayınlayalım mı,  yayınlamayalım mı?’ diye. Birand dedi ki: ‘Yayınlamayalım!’

Yayınlamadığımız görüntü şuydu: Sivas Katliamı’na baktığımız zaman, büyük bir halk geliyor ve ‘yakın la yakın!’ diyorlar. İnsanlar otelde sıkışıyor. Ve ellerinde silahlarla bir grup asker geliyor. Ve sonra o asker çekiliyor. Sonra da bildiğiniz olaylar oluyor. Hep merak ettiğim şu: ‘Asker neden çekildi? Kim çekti o askeri oradan?’

Niye yayınlayamadık o dönem bu görüntüyü? Korkmuştuk herhalde. Askerin yüzde 100 otoritesinin olduğu bir dönem. Olay çok sıcaktı ve o dönem halkı askerlikten soğutmak diye bir suç vardı. Yani ya çekindik ya korktuk ya da ne oldu bilmiyorum ama o görüntüleri yayınlamadık. O da benim içimde hâlâ bir gazetecilik uhdesidir.”

***

Geçtiğimiz günlerde Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu da bir soru üzerine Madımak hadisesini anlatırken şöyle bir ifadede bulundu;

“2 Temmuz gelince bazen soruyorlar ama sonradan benim televizyonlarda gördüğüm, otel yangınında bir tane delikanlı bir bidonla benzini getiriyor döküyor, arabaları da perdeyi de o yakıyor. Buna birisi müdahale edip engel olamaz mı? Esas oradaki sorunun sorulması lazım; Kim bu genç?”

***

Şunu söylemek mümkün mü; yakın tarihimizde üzeri hâlâ örtülü olan o kadar karanlık olay var ki?

SAĞLIK BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA

Sağlık Bakanlığı Basın Müşaviri Gözde Kirişçioğlu aradı.

‘Şehir Hastaneleri’ hakkındaki yazım üzerine bazı bilgiler verdi. Bir de açıklama yolladı. Açıklama şöyle;  “Bu konuda dile getirilen iddialara defaatle yanıt vermiş olmakla birlikte kamuoyunu yeterince aydınlatamadığımız kanısındayız.

Kamuoyunda bazı platformlarda dile getirildiği gibi;

-Şehir hastaneleri projelerinde hastanenin yapılacağı hazine arazisinin yüklenici firmaya ücretsiz verilmesi asla söz konusu değildir. Yirmibeş yılın sonunda arsa ve bina tüm takyidatlardan arınmış bir şekilde kamuya bırakılmaktadır.

-Şehir hastanelerinde hasta garantisi verildiği iddiaları gerçek dışıdır. Ne acil hizmetlerinde ne poliklinik muayenelerinde ne yatan hastada, ne yatak doluluk oranında ne de herhangi bir ameliyat sayısında herhangi bir taahhüt ve garanti söz konusu değildir.

-Laboratuar ve görüntüleme gibi miktara bağlı hizmet alımları konusu da çarpıtılmaktadır. SUT fiyatlarına göre önemli oranda indirim yapılması için belirlenen eşik değerler sayesinde laboratuar ve görüntüleme hizmetleri dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğimiz oranda ucuza temin edilmektedir.

- İddia edildiği gibi kamu özel iş birliğine yönelik bugüne kadar, Hazine ve Maliye ve Sağlık Bakanlıkları tarafından hiçbir sözleşmeyle borç üstlenim anlaşması imzalanmamıştır.”

Bakanlık açıklaması böyle. İletmiş olayım…

PEKİ, AMA BU SORULAR NE OLACAK?

Bazı bakanlıklar var ki, yapılan hizmetler, ortaya konan icraat ve uygulamalar halkta hemen etkisini gösteriyor. Olumlu ya da olumsuz anında ölçümlenebiliyor, faaliyetler.

Sağlık Bakanlığı işte böyle bir bakanlık!

Bana mailden, telefondan ve sosyal medyadan ulaşan çok sayıda vatandaş daha çok halk sağlığını ilgilendiren farklı sorular yöneltiyor. Yeri gelmişken bunları da ifade etmek istiyorum. Mesela mı; 

1-Anne ve bebek ölümlerine ilişkin veriler nedir?

2-Piyasada bulunmayan ilaç sayısı nedir?

3-Son 10 yıl içerisinde çocuklarına aşı yaptırmayı reddeden aile sayısı nedir?

4-Kök hücre bağışı ve doku tiplemesi çalışmaları sayısı nedir?

5-Ücretsiz kanser taramaları ve elde edilen bulgulara ilişkin veriler nelerdir? Peki, ya kanser ilaçları…

6-Yoğun bakım servisleri yeterli midir?

7-Miadı dolduğu için imha edilen ilaç sayısı nedir?

8-Kalp nakli bekleyen çocuk ve bebek hasta sayısı nedir?

9-Hasta randevu sistemi oturdu mu? Bazen hastalara 6 ay sonrasına için gün verildiği iddiaları doğru mu?

10-Diş hastaneleri misyonunu yerine getirebiliyor mu? İşleyiş olumlu mu? Sıradan vatandaş dişlerini yaptırabiliyor mu bu hastanelerde? Hizmet alabiliyor mu? Yoksa, gariban yine üç kuruş parasını özel dişçiye verirken diş hastaneleri bir avuç seçkinin yararına mı çalışıyor? 

***

Bence önemli soru(n)lar… Sağlık Bakanlığı bu seslere de kulak vermeli…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?