Reklamı Kapat

Seni unutmayacağız Zâkir kardeşim!

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM;

BU kez acı haber Kazakistan’ın Nur Sultan olarak da bilinen Astana şehrinden geldi. Zâkir Taşdemir kardeşim, 1 senedir TRT Avaz’ın Astana Temsilcisi olarak çalışıyordu. O çilekeş insanı, ölüm daha önce kalp krizi şeklinde yoklamıştı. 1 Haziran günü, eşiyle öğle arasında görüntülü telefon görüşmesi yapıyordu. Bir ara görüntü aniden kayboldu. TV görüntüleri geldi eşinin telefonunun ekranına. Eşi Tülay Hanım vefatına tanıklık ederek “öldü” diye feryat etti. Öyle de olmuştu.

Bir gönül eri olan Zâkir kardeşim 1967’de Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı Meşeli köyünde dünyaya geldi. Anadolu Lisesi’ni Erzurum’da bitirdi. Ankara Üniversitesi’nin Eğitim Bilimleri Bölümü’nden mezun oldu. Artvinli olmasına rağmen İstanbul Türkçesini çok iyi konuşurdu.

Okulunu bitirdiği aylarda Erbakan Hoca Artvin’e gitmişti. Zâkir Bey’in Artvin’de Millî Görüş adına ciddi gayretleri olduğunu gördü. Sunuculuğunu, medenî cesaretini, nezaketini takdir etti. Onu Ankara’ya davet etti. Nevzat Laleli’yi de onunla yakından ilgilenme görevi verdi. Nevzat Başkan onu teşkilâttan sorumlu MGV Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirdi.

Erbakan Hoca, 1987’de siyasî yasağının kalkmasından sonra ona “gençlik genel koordinatörlüğü” görevi verdi. RP Genel Merkezi’nde kendisine bir oda tahsis etti. Raporları ondan aldı. Zâkir Bey, gençlik çalışmalarıyla yakından ilgilendi. Anadolu’yu dolaştı. Gençliğin güler yüzlü ağabeyi oldu. İkna gücü yüksekti. Esprili bir insandı. Yaşının üstünde bir olgunluğa sahipti.

HEDEFE KİLİTLENİRDİ

1996’NIN Ekim ayıydı. MGV Denizli Şube Başkanlığı’ndan sonra, MGV Bölge Başkanlığı’na yeni başlamıştım. Muğla şube başkanımız yoktu. Zâkir Taşdemir Muğla’ya şube başkanı bulmak amacıyla Denizli’ye geldi. Yolcu otobüsüyle Tavas, Kale üzerinden yola çıktık. Yolda çalışmalarımızı konuştuk. Güzel manzaralı bir yere gelince Zâkir Bey, “Şu güzellikleri tefekkür edelim” dedi. Sessizce tefekküre daldık.

Erbakan Hükümeti iş başındaydı. Muğla’da 4-5 il müdürümüz vardı. MGV Şube Başkanı bulmak için görüşmeler yaptık. Toplu istişareye 25 kadar insan katıldı. İçlerinden bu görevi üstlenebilecek bir insan çıkmıyordu. Fakat Hükümet’imiz aracılığıyla bir işe girme isteğinde bulunan çok kişiyle karşılaşıyorduk.

Sonuç alamayınca, gelecek hafta, katılanlar bu göreve yatkın tanıdıklarını istişareye davet edecekler, daha geniş bir katılımla konu yeniden görüşülecekti. Ertesi hafta ilçelerden de gelenlerle 50-60 kişiyle istişare yapıldı. Koca şehirde gençlik çalışması yapacak bir kişi bulamıyorduk.

Zakir Bey üzgündü. Öğretmenlik görevim devam ediyordu. Ankara’ya sonuç alamadan dönmesini istemedim. Muğla Terminali’nde otobüs beklerken bir teklif yaptım. “Mademki bir başkan bulamadık. Okuldaki derslerimi 4 güne göre programlatıp hafta sonu 3 gün Muğla’da kalarak, başkan bulununcaya kadar görevi yürüteyim” dedim.

“Olmaz” dedi Zâkir Bey: “Erbakan Hocamız bunu acizlik olarak görür; bulmak için sonuna kadar çalışacağız.” Hedefe kilitlendi; yılmadı; sonuca ulaşmaya azmetti.

HASBÎ BİR İNSANDI

ZÂKİR Bey’in insanî yönü çok zengindi. “İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır” anlayışını benimserdi. Yakın çevresine; teşkilât çalışmalarıyla herkese faydalı olmaya çalıştı. Sorumluluk duygusu gelişmişti. Vefakârdı.

Maddî olarak teşkilâta yük olmak istemedi. Bu yüzden ticarî çalışmalara girişti. Fakat ticaretten beklediğini bulamadı. TBMM’de çalıştı. Milletvekili Danışmanlığı yaptı. 19-29 yaş aralığında 4 çocuk sahibiydi. Ailenin rızkını temin etme mücadelesi verdi. Çocuklarını yetiştirdi.

İyi bir hatipti. Anadolu’ya açılarak gençlere ulaşmaya çalıştı. Onları Millî Görüş’le tanıştırdı. Samimiyet ve fedakârlığı konuşmalarını etkili kılıyordu. Hacı Bayram Camii’ndeki cenaze namazına Anadolu’nun her yerinden gelen sevenleri katıldı.

Zâkir kardeşim, seni unutmayacağız! Sevenleri onun meziyetlerini dile getirdiler:

Nevzat Lâleli (MGV Onursal Başkanı): “Ele avuca sığmayan, becerikli, cesur, girişimci bir kardeşimizdi. Emniyet müdürleri ile görüşerek nice şubemizin problemlerini çözdü.”

Tülay Taşdemir (eşi, öğretmen): “Babam çocukken öldü. Her şeyimdi. Teselliyi birbirimizde bulurduk. Köyünde gömülmeyi kendisi istedi. Her işinde görüşümü alırdı. Nice zor günleri birlikte yaşadık.”

Turan Taşdemir (kardeşi, reklâmcı): “Ailemizin ortak değeriydi. Babam gibiydi. Kardeşlikten öte dava beraberliğimiz vardı. Bir Allah’ın kulunu incitmeyen nazik bir insandı.”

Muzaffer Baydar (ÖZDEBİR eski Genel Başkanı): “Erbakan Hocamız kendisine çok değer verirdi.  Davası uğrunda koşan şuurlu bir insandı. Hasbî duruşu, çalışkanlığı unutulmaz. Samimiyetini korudu. İz bırakan çalışmalar yaptı.” (Devam edecek.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Salih Akarsu - Muhterem Şakir Bey. Bendeniz Şavşat'lıyım. Zakir Beyi yıllardır tanırım. Allah'ım rahmet eylesin.Makamı Cennet olsum.

Yanıtla . 0Beğen 09 Temmuz 15:27
01

Ts-61 - Allahü teala rahmet eylesin, mekanı Cennet olsun inşaAllah!

Yanıtla . 0Beğen 09 Temmuz 01:16

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?