Reklamı Kapat

Konuşan heykel

Gençliğimize ait önemli hatıralardan biridir. Biz o zamanlar İstanbul’da üniversite öğrencisiydik. Milli Görüş aşkımızın başladığı yıllardı.

1974 yılının başları idi.

CHP’li merhum Ahmet İsvan İstanbul Belediye Başkanı, Karaköy Meydanı’na bir heykel diktirmişti. Kendini teşhir ediyormuş pozisyonunda, tamamen çıplak bir kadın heykeli. İsmini de, “Güzel İstanbul Heykeli” mi ne koymuşlardı. Tüm Türkiye’de hararetli bir tartışma başlamıştı. Bu heykel İstanbul’u temsil etmek şöyle dursun, İstanbul’a yakışmaz bile. Dinimize, örfümüze, adetlerimize tamamen ters bir görüntü olması dolayısıyla. Bir taraftan bu tartışmalar, diğer taraftan da 1973 seçimlerinin sonucu olarak kurulamayan hükümet tartışmaları almış başını gidiyordu. Birçok deneme ve görüşmeden sonra CHP-MSP koalisyonu gündeme geldi. İkisi de halen hayattadır, kendilerine hayırlı ömürler diliyoruz, MSP’den Oğuzhan Asiltürk, CHP’den de Deniz Baykal, partilerini temsilen koalisyon pazarlığını yürütüyordu.

MSP’nin koalisyon şartları basına yansıdığı kadar, kapatılan İmam Hatiplerin orta kısımlarının hemen açılması, bunların mezunlarının üniversiteye girebilme haklarının tanınması, memur maaşlarının eşel-mobil sisteme göre otomatik ayarlanmasının yanında, İstanbul’daki o utanç vesilesi sayılan çıplak kadın heykelinin kaldırılması idi. Başka şartları da var mıydı, hatırlayamıyoruz.

Pazarlıklar anlaşma ile sonuçlanmış olmalı ki, bir gece apar topar o heykelin yerinden sökülüp bilinmeyen bir yere götürüldüğünü öğrendik. Aradan belki de 5-10 sene geçmişti ki, heykelin Beşiktaş’taki Yıldız Parkı’nın mezbeleliklerine atıldığını öğrendik. İlk fırsatta görmek için gittiğimizde gerçekten de mezbelelikler arasına yüzükoyun şekilde atıldığını, etrafına ve üzerine hurda malzemelerin doldurulduğunu görmüştük.

Yıldız Parkı II. Abdülhamit Han’ın icra-i saltanat eylediği Yıldız Sarayı’nın arka bahçesidir. Güzel yürüyüş parkurlarında, ormanlık alanları, manzaraları ve kuş seslerinin arasında yürümek, betondan bunalanlar için çok iyi gelir. Fırsat buldukça biz de gideriz. Her gittiğimizde de mutlaka mezbelelikteki o heykeli ibretle izler o günleri ve Erbakan Hocamızı anarız. O heykel bize, şahsım için söylüyorum, çok şey çağrıştırır. Mekke’nin fethi sırasında Kâbe’deki şirk ucubelerinin nasıl yüzüstü devrildiğini hatırlar, Milli Görüş’ün de ayak sesleri ile benzer bir manzaranın yaşandığını düşündürür. Sadece şahsımızda değil, ne zaman bir toplulukta bu konu açılsa o heykelin apar topar kaldırılması olayının sembolik anlamlarından bahsedilir.

Onlarca yıl o heykel o mezbelelikte yüzükoyun yatmakta iken, bundan yaklaşık 2 sene önce bulunduğu yerden kaldırılıp biraz yukarısında yeşil bir alana kaidesi üzerine dikildiğini hayret ve merakla izlemiştik. Ama heykeli gizlemek için etrafına sık ve uzun fidanlar dikilmişti. Dikkatlice bakılmayınca fark etmek pek mümkün olmuyordu.

Geçtiğimiz günlerde, tam da AKP’lilerin bir seri hataları neticesinde İstanbul’u onlarca yıl sonra CHP’lilere, kaptırmak demeyelim, adeta bıraktıkları günlerin arifesinde yolumuz yine Yıldız Parkı’na düştü. Ne görelim, o heykel anlı şanlı kaidesine oturtulmuş, etrafı elden geçirilerek bakımlı hale getirilmiş, kapatan fidanlar sökülmüş ve gelen gidenin meraklı bakışlarını üzerine çeken büyük bir hizmet abidesine(!) dönüştürülmüş.

Şaştık kaldık.

İlk düşündüğümüz şu oldu:

CHP’ye güya İstanbul’u vermemek adına bir takım “şehir efsaneleri” uyduruyorlardı. Bunlardan birisi de, CHP gelir gelmez projelerini hazırladığı binlerce heykeli İstanbul’a dikecek. Hatta boğaz köprülerinin ortası da bunlara dâhil.

Bu son manzarayı görünce acaba dedik; AKP’li Büyükşehir Belediyesi’nin giderayak, Milli Görüşçülere göre negatif sembol sayılan bu heykeli, bu şekilde kırk küsür sene sonra yeniden “hizmete alması” bir suiniyet eseri midir?

Belediyeyi CHP’ye devrettikten kısa süre sonra resmini çekerek, şöyle haberler yapmaları mümkün değil midir?

Güya CHP’yi biz desteklemişiz gibi, “Milli Görüşçüler, bakın siz CHP’ye çalıştınız, CHP ise geldi, Milli Görüş’ün tarihteki en önemli sembol olayı olan bu heykeli bile hemen ve bu sefer betonlar arasına değil, çiçeklik çimenlik bir yere diktirdi. Siz, Erbakan Hocanın kemiklerini sızlatıyorsunuz!”

Eee! Bundan önceki iftiralarına ve yalanlarına bakarsak bunu yapmaları neden muhtemel olmasın?

Bu heykel aslında konuşan bir heykel. Kimin nasıl ve ne niyetleri olduğunu, duruşuyla ortaya koyarak konuşan.

HEYKEL, AKP VE CHP

Milletimize ibret bir olay,

Çok hatırası var bu heykelin!

Yalan dolanla aldatmak kolay,

Şu rezalete bakın hey, gelin!..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?