Kötülük ve azgınlık hareketi LGBT

Bismillahirrahmanirrahim;

Hamdımız âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Cenab-ı Allah’adır. Salâtımız ve selamımız ise Peygamberimiz, âli ve sahabeleri içindir.

İnsanı yaşatacak, haklarını koruyacaksak “münker” olarak ifade edilen bütün kötülükler ile mücadele etmek gerekir. Münker; İslam’ın ve sağlam aklın çirkin dediği, hoş görmediği fiillerdir. Bu açıdan, İslâm’ın haram ve mekruh dediği bütün hükümler, münker kapsamındadır. Münker olan fiilleri, İslam hoş görmez, iyi düşünebilen bir akıl da hoş görmez. Münkerleri, sağlam bir kamu vicdanı da hoş göremez. Kişi “münkere” karşı devamlı dikkatli olmalı, toplum ise münkerlerle mücadele etmelidir. Nur Suresi ayet 21: “Ey iman edenler, şeytanın adımlarına (yoluna) uymayın ve her kim şeytanın adımlarına (yoluna) uyarsa elbette ki o, fuhşu ve münkeri (kötülüğü) emreder…” Şeytan ve adamları, fuhşu ve kötülüğü, insan Allah’ın gazabına uğrasın diye emreder. Fuhuş ve kötülüklerden korunmanın en sağlam yolu ise namazı ikame etmektir. Ankebut Suresi ayet 45: Kitap’tan sana vahyolunanı oku ve namazı (doğru kılarak) ikame et. Şüphesiz namaz, (insanı) fuhşiyattan ve kötülüklerden alıkoyar…” Allah, müminleri her türlü fuhuş ve münkerden sakındırıyor. Nahl Suresi ayet 90: “Şüphesiz Allah, adaleti, ihsanı, yakınlara infak etmeyi emreder, fuhşiyatı münkeri ve zorbalığı yasaklar…” Fahşa; zina gibi şehvetle ilgili aşırı günahlar demektir. Bilinmelidir ki LGBT, hem fuhuştur ve kötülüktür, hem de Allah’ın yaratmış olduğu fıtrata bir başkaldırıdır. Bundan dolayı adil bir devlet, en güzel yöntemleri kullanarak fuhuş, kötülük ve zorbalık işlerle mücadele etmek durumundadır. İnsanı yaşatmanın ve haklarını korumanın başka bir yolu da yoktur.

KADIN VE ERKEK

İnsanlar, kadın ve erkek olarak biri diğerine eş olarak yaratılmıştır. Kadın ve erkek, kendi cinslerinin değil, karşı cinsin eşidir. Yani, kadın erkeğin, erkek de kadının eşidir. Kadının, kadına, erkeğin erkeğe eş olması, insanın yaratılmış olduğu fıtrata aykırıdır. Üreme yoluyla çoğalan bütün varlıklarda da erkeklik ve dişilik bir gerçekliktir. Bütün varlıkların da eşler olarak yaratılmış olduğu görülür. Birbirine eş olarak yaratılan kadın ve erkek arasında kurulacak “haz ve şehvet” ilişkisi, doğal hukuk ve ahlak kuralları çerçevesinde olmak zorundadır. Bunun dışında gerçekleşen “haz ve şehvet” ilişkileri, toplumları yok olmaya götürmüştür. İlim, tarih ve coğrafya, LGBT fuhşu ve sapkınlığının toplumları, ne tür felaketlere sürüklediğinin belgeleriyle doludur. İnsanın yaratılmış olduğu fıtrata zarar veren her şey, “MÜNKER” olarak ifade edilir. MÜNKER olarak ifade edilen kötülükleri işlemek, bir “insan hakkı” olarak ele alınamaz. Bu kötülükler ile mücadele etmeden, “insan ve haklarını” korumak da mümkün olmaz. İnsanların yaratılmış oldukları fıtrata uygun davranmaları gerekir. Fıtrata uygun davranmamaları “anarşi” doğurur. LGBT diye ifade edilen “haz ve şehvet” ilişkisi, insanın yaratılmış olduğu fıtrata bir başkaldırıdır. Bu tercih, Allah’ın gazap ettiği bir şeydir. Araf Suresi ayet 80-81: “Hani Lut, kavmine şöyle demişti: İnsanlar içinde sizden önce âlemlerden (nesillerden) hiç kimsenin yapmadığı bir fuhşu yapıyorsunuz. Çünkü siz (eşcinseller) kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Meğer siz (fıtrata aykırı davranan) israfçı bir kavim imişsiniz.” Hz. Lut’un, peygamber olarak gönderildiği bu kavim kendilerine yapılan bütün uyarılara rağmen bu fuhuştan dönmediği için Allah tarafından helak edilmiştir. LGBT hareketi bir fuhuş, MÜNKER ve azgınlık hareketidir. Eğer bu hareket engellenmez ise dünyanın başına büyük felaketler gelecek demektir.

TÜRKİYE’DE LGBT HAREKETİ

80’li yıllardan itibaren Türkiye’de kitleselleşmeye başladılar. AB’nin bu konuda Türkiye’den talep ettiği, özellikle AK Parti iktidarı zamanında yapılan düzenlemeler ile etkinliklerini artırdılar. 2004 yılında çıkarılan 5253 Sayılı Dernekler Kanunu ile örgütlenme imkânına kavuştular. Üniversitelerde ve önemli illerde örgütlendiler. 26 Eylül 2004’te Meclis’te geçirilen ve Haziran 2005’te yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK ile zinanın suç olmaktan çıkarılması, LGBT’lilerin görünür olmasını sağladı. 02.03.2014 tarihinde değiştirilen 5237 Sayılı TCK’nın “nefret ve ayrımcılık” suçlarını düzenleyen 122. maddesiyle de daha korunur hale geldiler. 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açılan ve AK Parti hükümetinin de altına imza koyduğu ve TBMM tarafından 14 Mart 2012’de kabul edilen, 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi ile de yasal güvenceye kavuştular. MEB’e bağlı devlet liselerinde bilimsel araştırmalar kılıfıyla yapılan “cinsel eğilim” araştırmaları, LGBT hareketine olumlu katkılar sağlamıştır. Sonuçları 11 Mart 2008 tarihinde yayınlanan, İzmir’deki 55 devlet lisesinde yapılan araştırma, bunlardan sadece biridir. Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler, ulusal ajans tarafından yürütülen “Socrates, Leonardo da Vinci ve Gençlik” gibi AB programları ile LGBT hareketine eğilimler özendiriliyor.

MEB’in yürüttüğü “Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi” yine aynı etkiyi uyandırmıştır. 2014 yılında Arnavutluk Tiran’da yapılan LGBT toplantısına TBMM adına AK Partili Nursuna Memecan ile CHP’li Binnaz Toprak’ın katılmış olması bu harekete verilen garip destek olarak tarihteki yerini almıştır. Muhafazakâr demokrat iktidarın AB takıntısı yüzünden başımıza bela ettiği LGBT hareketi, diğer organize kötülükler ile beraber kadını ve erkeği yok olmaya sürüklüyor.

Toplumu ve aileyi, haliyle en temel insan hakkı olan “nesil emniyetini” tahrip ve tehdit ediyor. Muhafazakâr ve sosyal demokrat siyasetin önemli iki partisi AK Parti ve CHP’nin, ortaklarıyla birlikte bu kötülük hareketiyle mücadele etmeleri sorumluluklarının gereğidir. Milli Görüş’ün tek temsilcisi Saadet Partisi, zaten başından beri bütün kötülüklerle beraber, bu kötülük hareketiyle de mücadele ediyor.

Allah, bu milleti bütün kötülüklerden korusun. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Ts-61 - Amiin, Sn. Hocam, Allahü teala sizden razı olsun!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Temmuz 00:56

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?