Beşinci güç İslam birliği olmalıdır

Geçtiğimiz hafta Japonya’da yapılan G-20 Liderler Zirvesi ve yine Saadet Partisi’nin organize ettiği D-8’lerin kuruluşunun 22. yıldönümü toplantısı topluma gerçekleri görmek açısından apaçık bir ayna tutmuştur. Şahsiyetli bir dış politika söylemini ve idealini bu millete siyasi hayatı boyunca anlatan ve nakşetmeye çalışan merhum Erbakan Hocamızın hayallerindeki ideallerden birisi olan D-8’leri kurması dünya milletlerine ibret olmuş ve İslam ülkelerine de şahsiyet kazandırmıştır. Millî Görüş ideallerini devam ettiren Saadet Partisi bu önemli kuruluş olan D-8’lerin 22. yıldönümünü Çırağan Sarayı’nda yani kurulduğu mekânda görkemli bir şekilde kutladı.

Burada bu olurken, diğer tarafta G-20 Liderler Zirvesi’ne de Sayın Erdoğan katıldı. Bu iki toplantının da konjonktürel açıdan bakıldığında ülkemizin tam da ateş çemberi içerisinde kaldığı bu dönemde olması bir tevafuk diyebiliriz. Doğu Akdeniz’de suların iyice ısınması hatta kaynaması bölgede sıcak çatışmaların olacağı endişesini fazlasıyla artırıyor. Libya’da olup bitenler de cabası. Kıbrıs ve Ege’deki problemlerimiz gün geçtikçe artmakta. “Neler oluyor?” diye baktığımızda bütün bu problemlerin olması muhtemel, ama ya Libya’ya ne demeli? Libya ki bizim kadim dostumuz… 1974 Kıbrıs Harekâtı’nda zamanın Libya Lideri Kaddafi ABD ambargosuna rağmen bize maddi, manevi her türlü desteği vermişti. Hey hat biz ne yaptık? Kaddafi’yi katledenlerin yanında yer aldık. Şimdi de onlar bizim işçilerimizi kaçırır hale geldiler. Komşumuz Suriye’yle de Irak’la da sadece aramız bozuk değil, çatışır hale geldik. Suriye’nin bir füzesi Kuzey Kıbrıs’a düştü. Acaba gerçekten yanlışlıkla mı oldu yoksa bu bir uyarı mı? Burası kocaman bir soru işareti…

Bütün bunlar neden, niçin? Hâlbuki iktidar iş başına gelirken “komşularımıza sıfır sorun” demişti. Evet, olması gereken de buydu. Şimdi gelin görün ki bu söylemden hiç eser yok. Olmadığı gibi problemlerin birçoğunu da maalesef biz çıkardık. Bize göre Suriye konusunda stratejik olarak hata yapıldı. Bütün bu yanlışlıkların olmasının başlıca sebebi, şahsiyetli dış politika ilkesinden ayrılıp sözde dost özde düşman olanları kendimize stratejik ortak ve müttefik seçmek…

Bu sözde dost, G-20 Liderler Zirvesi’nde herkese mavi boncuk dağıttığı gibi bize de vermiş. Umarız ki bu alttan almanın arkasından bizi S-400 projesinden vazgeçirmez. Söz konusu Trump olunca her şey beklenir. Türk heyetine yönelik sözleri aynen şöyle: “Şu güzel insanlara bakın. Bunlarla anlaşmak kolay. Hiçbir Hollywood setinde bu kadar güzel insanı bir arada bulamazsınız.” Bu alaylı tavır bile heyetimizce hoş karşılandı. Zamanla örnek veririz. Bizim Anadolu’da gencin birine birisi “dangalak” demiş. Genç buna kızmış. Adam da: “Kızma canım kötü bir şey değil, dangalak demek boylu, poslu, yakışıklı demek” demiş. Genç de: “Sen benim abimi görsen o benden daha dangalak” demiş. İşte bu Hollywood benzetmesi de aynen buna benziyor. Esasında dünya gerek ekonomik ve gerek de askeri bakımdan dört önemli güce sahip. Bunlar; ABD, AB, Rusya ve Çin. Ezilen, sömürülen, kan ve gözyaşının hiç dinmediği İslam ülkeleri açısından beşinci güç olma zaruriyeti var. Bu beşinci güç D-8’ler ve İslam Birliği olmalıdır.

Sözün özüne gelirsek dış politika karmaşası, problemleri, iç politikadaki yanlış icraatların sonucu enflasyon, işsizlik, yoksulluk ve ahlaki tahribatın son bulabilmesi için ya Millî Görüş iktidarda olmalı ya da Sayın Erdoğan Millî Görüş gömleğini giymelidir. Başka çare yok. Her şeye rağmen milletimizde birlik, beraberlik ve kardeşlik ortamının oluşmasını temenni ediyor, saygılar sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?