Dünyayı Kurtarma Projesi

Bazen bilinmeyen bir güç bizi kendine doğru çeker. Çok tehlikeli bir durumdur ve Tayfun 2 cevap vermemektedir. Dünyanın fena halde kurtarılmaya ihtiyacı vardır. Ve kulaklar, Bizans sarayları diye sunulan Yedikule zindanlarını çınlatan o hunhar kahkahayı duymaktadır.

İçinde bulunduğunuz, içine doğduğunuz, içinden çıkamadığınız kaotik ortamı mihenk edinip dünyanın böyle bir yer olduğunu düşünmek makul olsa gerektir. Sonra bu durumdan kurtulmak için tüm dünyayı kurtarmaya yönelik düşünce geliştirmek biraz Süpermen, biraz başka bir men, biraz mehdi, mesih vs. beklentisine dönüşür. Bir adam gelecek ve dünyayı kurtaracak; o adam neden ben olmayayım düşüncesi her bireyi kendi ekseni etrafında genişleme politikası geliştirmeye sürükler. Böylece takipçi kasmak, basın yayın organlarında arz-ı endam eylemek, icabında komutan, politikacı, yönetici hüviyeti kazanmaya çalışmak mümkündür. Bir film repliği olarak o bilinmeyen güce doğru çekilirken dünyanın kurtarılmasına dair gerekçeler gittikçe belirginleşir. Oysa yeni bir dünya kurmak hayaliyle mevcut dünyayı kurtarma gailesi aynı şey değildir.

1982 tarihli Dünyayı Kurtaran Adam filmi vardır Çetin İnanç’ın yönettiği. Fantastik bir şeydir. Filmin tek orijinal malzemesi olarak gösterilebilecek Cüneyt Arkın yahut Fahrettin Cüreklibatur, vurup kırar, kol ve bacaklarını kullanarak hiç var olmayan kurabiye canavarı modelinde yaratıklara karşı ölüm kalım mücadelesi vermek suretiyle cümle âleme feleğini şaşırtır. Felek şaşırmak işten değildir, Kilyos Sahili’nde zıplayıp durmak, kâh peribacalarına kâh Mısır’ın Firavun devrinden kalma köhne ehramlarına selam durmak ne kadar orijinalse bu topraklara ait bilimkurgu algısı o kadar orijinaldir. Bu bakımdan iş bu uğraşı için pekâlâ modern zamanlarda Türklerin ilk uzay çalışması da denebilir. Ama biraz fazla uzay olduğu için yapanların dahi ne yaptıklarını tam olarak kavrayamadığı bir film kotarılmıştır.

Dünyayı Kurtaran Adam, uzayda at kullanılan ilk filmdir. Kime ve neye karşı savaşıldığı bilinemese de dünyayı bekleyen tanımsız yaratıklar tarafından yok edilme tehlikesi bilindiktir. Herkes ve her şey bize düşmandır, binaenaleyh savaşmak icap eder. Sakallı, maskeli, at binen uzaylılara ve peluş oyuncaklara karşı savaşılır. Nihayet kayalara tekme atmak, bir vuruşta yaratıkları ikiye bölmek suretiyle düşman yenilmiş olur ve bundan sonra kötülüğün olmayacağı dünyaya geri dönülür. 

Dünyayı Kurtaran Adam filmi hiç şüphesiz birkaç inançlı insanın işidir. Onlar dünyayı kurtarmaya karar vermiş, bu uğurda film yapmak için gerekli bütçeyi bulamayınca onbeş ayrı filmden kareleri kesip yapıştırmak suretiyle dünyanın en kötü çakma filmini yapmış olurlar. Her sahnesi üstünde saatlerce geyik yapılabilecek bu güzide film için yönetmenliği üstlenen Çetin İnanç; “Ben özürlü de olsa çocuğumla alay ettirmem. Hem biz 2300 yılının filmini yaptık, neden gülüyorsunuz, belki hakikaten öyle olacak insanoğlu 300 sene sonra, sinek gibi dolaşacak belki de” sözleriyle dünyayı kurtarma ihtiyacını ve iştiyakını fevkalade haklı gerekçelerle dile getirmiştir.

Ortaya konan üründen çıkarılacak yahut ürünün işaret ettiği sorun ve imgelerden bağımsız olarak film, izleyicilerine farklı bir şey öğretmiştir: Dünyanın kurtarılması gereken bir yer olduğunu! Yöntemler, yordamlar elbette farklıdır lakin ana husus kurtarmaktır. Sonra hayretle şahit oluruz ki dünyayı kurtarmak üzere yola çıkan her bireyin dünyası kurtulmuştur. Yani bir şekilde işini yürütmüş, köşesini dönmüş, bu dünyada rahata kavuşmuştur. Ancak dünya aynı yerde, aynı kifayette seyretmektedir. Kurtarmak için yola çıkanlar genel olarak sadece bu dünyada kendi rahatlarını sağlamış olacak, rahat bir ortamdan baktığı için de cümle âlemi kurtulmuş, kurtarılmış zannedecektir.

Dünyayı atlar mı kurtarır, şekersiz ya da az şekerli çay mı kurtarır, benlikten soyunmuş insan mı kurtarır bilinmez ama ahireti yani dünyadaki yaşamın hemen sonrasını kurtaracak olan şeyler bellidir. İnsanın yeryüzü macerası boyunca var olan iyilik ve kötülük, yaşadığımız ve yaşanacak olan tüm zamanlarda da varlığını devam ettirecektir. Mezkûr filmde ünlü Türk düşünürü Cüneyt beyin şu repliği şiar edinilebilir: “Vücudundan kurtul, zihin ve ruhunla yaşa, o zaman toprak altında nefes alabilirsin!”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İshak Koç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?