İmanlı nesiller yetiştirmede ailenin rolü

Aile, sokak, okul ve toplumu başlıca eğitim alanları olarak değerlendirecek olursak; şüphesiz ki aile bütün bunların hepsinden tesirli ve en kuvvetli olanıdır. Çünkü aile doğduğu andan itibaren çocuğu teslim aldığı gibi, çocuğun en fazla vaktinin geçtiği yer de ailedir. Anne-baba da çocuk üzerinde en fazla etkisi olan kişilerdir.

Terbiye açısından bakıldığında, İslâmî ailede, annenin rolü babanın rolüne nazaran çok daha fazladır. Çünkü anne daha uzun süre çocukla birlikte olduğundan, çocuk üzerindeki etkisi de daha umumî ve şümullüdür.

Çocukluk devresinde, çocuğun gelişiminde değişik ihtiyaçlar baş gösterir. Bunları Allah'ın yarattığı fıtrata uygun olarak gözetip yerine getirmek gerekir. Böylece fıtrat Allah Teâlâ tarafından yaratıldığı gibi tertemiz kalır.

 Aileye İslâm şeriatı kadar büyük önem veren başka hiçbir sistem göremiyoruz. Bu da eğitimde ve İslâm toplumunun oluşturulmasında ailenin oynadığı rolün öneminden kaynaklanıyor.

Dinimiz, kadına Cuma namazını ve cihadı farz kılmamış, nafakasını kocanın üzerine yıkmış, evde kıldığı namazın mescitte kıldığından daha hayırlı olduğunu bildirmiş ve böylece anneyi evden ayıracak mazeretleri ortadan kaldırmıştır. Bunu böyle yapmıştır ki kadın evde kalsın ve gerçek bir mürebbi olarak geleceğin kahramanlarını yetiştirsin. Babayı ise aileye reis yaparak bütün külfeti onun sırtına yüklemiştir. Böylece zorluklar paylaşılmıştır. 

Resulullah (s.a.v.) Efendimizin haber verdiği gibi her çocuk fıtrat üzere yani İslam üzere, hakkı tanımaya müsait bir yaratılışla doğar. Sonra onu ailesi teslim alır ve daha sonra ya bu fıtrat korunarak kökleşir ya da değiştirerek bozulur. İşte burada eğitimde ailenin önemi açıkça ortaya çıkar.

Allah Teâlâ çocuğu en güzel şekilde yaratmış, anne babayı da çocuğun salimen fıtrat üzere yetişebilmesi için oluşturduğu sebeplerden biri olarak emanetçi kılmıştır. Aile, çocuk açısından sükûnetli ve istikrarlı bir kucak ve eğitim konusunda da en etkili aşama olması hasebiyle İslam, aileye büyük önem vermiştir. Bu husus, şeriatın aileye ilişkin hükümlerinden anlaşılmaktadır. Kadın, yeni nesillerin yetiştirilmesi gibi fevkalâde önemli bir işle vazifeli iken, erkeğe de ailenin maişeti ve dış işlerin düşmesi bu hükümlerdendir.

İnsanoğlunun, çocukluk süresinin uzunluğu açısından canlı varlıklar arasında ilk sırada gelmesi, ailenin önemini daha da belirgin hale getirir. Nitekim insanoğlunun çocukluğu esneklik, safiyet ve fıtrî olma özellikleriyle temayüz eder ve uzun sürer. Böylelikle, bu uzun süre zarfında eğitimci, çocuğa istediği şahsiyeti kazandırabilir ve hazırladığı plan doğrultusunda çocuğu istediği yöne yönlendirebilir. Gene eldeki imkânlar çerçevesinde çocuğu yararlı yönlere kanalize edebilir ve bu yaşta çocuk ne kadar iyi takip edilip gözetilir ve yönlendirilirse ondan sonraki hayatında karşılaşacağı sarsıntılar karşısında o denli sağlam ve dirençli olur.

Küçük yaşta öğrenilen şeyler sonradan neredeyse hiç değiştirilemeyecek şekilde çocuğun organik ve düşünsel hususiyetlerini şekillendirmektedir. İlk etkileşmelerin birçok neticesi oluşmakta ve bunlar kişinin şahsiyetinden asla ayrılmamaktadır. Çocuklar daha üç dört yaşlarına girmeden şahsiyetlerini oluşturacak örnekleri çevresel ve kültürel tesirlerden nihaî olarak almakta ve bunlar belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Bazı kimseleri kötü arkadaşlar belli bir süre için doğru yoldan saptırabilirler. Ama sonra onlar tekrar doğru yola dönerler. Bu da çocukluklarında aldıkları sağlıklı eğitimden kaynaklanır. Ailede edinilen iyi ahlak, kötü yoldaşlara karşı üstünlük sağlayarak onları tekrar çocukluklarında kazandıkları şahsî özelliklere döndürür. (Hâlid Ahmed Şentût’un İslam’da Kız Çocuklarının Eğitimi isimli kitabından kısmi değişikliklerle.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?