Reklamı Kapat

AK Parti önce kendini sorgulamalı

İstanbul’da yenilenen belediye başkanlığı seçimi öncelikli olarak AK Parti yönetiminin nerede yanlış yaptıklarını düşünmelerine zemin hazırlamıştır. Sanıyorum parti yöneticileri de bu yönde gerekli değerlendirmeyi yapacaktır. Ancak, iktidar yanlısı medyada değişen bir şey olmadığını, eskiden olduğu gibi bir takım suçlular arayarak AK Parti’nin başarısızlığını gizlemeyi, suçluyu ilgisiz yerlerde aramayı tercih ediyorlar. Bu da gösteriyor ki, AK Parti yandaşı medya, iyilik değil partilerine kötülük ediyorlar. Elbette, tüm bunlar AK Parti’yi ilgilendirir. Onlar gerçeklerin yazılıp çizilmesinden yararlanmak yerine bir takım yandaşların yalanları ile oyalanmak istiyorlarsa kendileri bilirler.

Tüm partiler için her seçim kendilerini gözden geçirmeleri için ışık tutar. Bu bakımdan özellikle iktidar partisi oturup, nerede yanlış yaptık da İstanbul’da seçimi kazanan aday ile aralarında iki ay önce 13 bin oy farkı varken geçen bu kısa süre içinde oy farkı 800 bini geçti diye düşünmek durumundadırlar. Yoksa diğer partilerin stratejilerini suçlayarak, bir başka ifadeyle kendilerini desteklemediklerini ileri sürerek başarısızlıklarını izah etmeleri mümkün olmaz. Kaldı ki, her parti kendi adına strateji belirler, bir başka partinin isteği doğrultusunda tavır belirlemez. Eğer, ortak tavır belirlemek söz konusu ise bu da partilerin bir araya gelerek ortak bir hedef belirlemeleri ile mümkün olur. Yoksa iktidar sahiplerinin yıllardan beri uygulamak istedikleri, bazı partilerin kendilerine teslim olması arzusu gerçekçi bir yaklaşım değildir. Çünkü hiçbir parti bir başka partinin vesayetini kabul etmez. Kabul edenler olur ise onlar da varlıklarını uzun süre koruyamazlar.

İktidar yanlısı medya yüzde 9’dan fazla oy farkını hâlâ terör ve terör örgütleri ile toplumu korkutma, toplumu kamplaştırma politikalarının sonucu olduğunu görmezden gelerek yine toplumu suçlamayı sürdürmeleri de gösteriyor ki, en azından iktidar yanlısı medya tüm bu gelişmelerden ders almış değil. Çünkü yıllardan beri sürdürdükleri korku siyasetini hâlâ sürdürüyorlar. Kaldı ki, yandaş medyanın bu tavrı tuttukları partiye faydadan ziyade zarar vermiştir. İstanbul’da yenilenen seçim sonuçları bunu açıkça ortaya koyuyor. Ama birileri ısrarlı bir şekilde yanlıştan dönmek istemiyor, ülkede korku havasının hâkim olmasından yana tavır sergiliyorlar.

Seçim sonuçlarını ciddi olarak değerlendiren, bundan bir ders almak isteyenler Türkiye’de siyasal davranışlarda ciddi bir değişikliğin söz konusu olduğunu görmek durumundalar. Yani, toplum kamplaşmayı ve bu kamplaşmanın kemikleşmesini değil, taraflar arasında geçişkenliği istiyor. Kamplaşmanın değil, toplumsal kesimler arasındaki karşılıklı tahammül duygusunun yaygınlaşmasını daha doğru buluyor. Kaldı ki, hangi fikre sahip olursak olalım bu ülkede hep birlikte huzur içinde yaşamak durumundayız. Hâlbuki gerilimde huzur değil, tedirginlik ve huzursuzluk kemikleşiyor. Görünen o ki, şimdiye kadar birileri bu ayrıştırıcı ve kamplaştırıcı stratejilerinden yararlanarak diğerlerine göre bir adım öne geçmiş olsalar bile şimdiden sonra bunun tersinin olacağını seçim sonuçları göstermiş durumda. Çünkü toplum sadece hâkim olan ayrıştırıcı söylemelerden değil, ekonomik bakımdan da giderek zayıfladığını görmenin huzursuzluğunu yaşıyor. Bu bakımdan tüm partiler el ele vererek insanımızın hem manevi hem de ekonomik bakımdan huzurunu sağlayacak adımların atılmasını bekliyor. Toplum ülke çıkarlarının parti çıkarlarının önüne geçmesini/geçirilmesini istiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?