Reklamı Kapat

Toplumsal değişimlerin hızı

Fikir ve düşünce hareketlerinin daha çok yapaylıklar üzerine olması hızlı değişimlerin başlıca nedeni.

Sağ-sol düşüncelerinin siyasal kırılmalarıyla bir boşluk var. Zaten olanlar da bir yapaylık üzerine kurguluydu. Bize ait olmayan ama bizimmiş gibi kabul gören sonradan da büyük acıların yaşandığı bir dönem geldi geçti. Çok acılar çekildi, insanlar öldü. Fakat Batı düşüncesi nedense insanları meşgul edecek yeni olgular buluyor, insanlar da sürükleniyorlar.

Irk düşüncesi, üstün ırk ve üstün insan duygusu belli kesimlerde giderek ağırlık kazandı. Geçmişin ideolojik oluşları meşreplerine göre bunların arasında yer aldı, almaya devam ediyor. Çok sık yön ve yer değişebiliyor. İnsanların daha çok kimi özel durumları tapınma noktasına getirebiliyor. Oluşan bu putlar çok geçmeden yıkılıyor yerine her nasılsa yenilerini inşa olunuyor. İnsanlar da sonuçlarına bakmadan kabullenebiliyorlar.

Çok çarpıcı bir durum yaşanıyor şu sıralar. Türkçü, ırkçı, milliyetçi Kemalizm’den uzaklaşan Kürtler, sosyalist düşünüşü olanlarının önde olduğu bir hareket şimdi bir başka yöne evriliyor ve hızla yeniden ulusalcı ırkçı Kemalizm’e uyum sağlıyor. Değişimler de daha çok nefret ve öfkeye dayanıyor. Sonuçta, ister muhafazakâr, ister daha serbest bir Batıcı olsun, sermayenin güdümüne girdikten sonra sonuç değişmiyor. Bu yönelimlerin bir düşünce hareketi olması beklenemez böyle bir şey yoktur. Değişimin bu denli hızlı olmasının bir başka nedeni olamaz.

Günümüzde ideolojik gibi görünen taraflar daha çok çıkar ve paylaşımlar üzerinde çatışırlar. Tarafların kimi hallere bürünmesi sonuçları değiştirmiyor. Şimdinin Kemalistleri veya genel olarak tanımlanan sosyalistleri de muhafazakâr. Uyum sorunu var, biraz çelişkili biraz da çatışmalı. Artık Cuma namazlarına gidiyorlar, oruç tutuyorlar, Allah diyorlar. Onların da bir sağ ve sol karşıtları yok burada. Kimilerinin kendilerini sağcı ya da solcu görmesi pek de gerçekçi olmuyor.

Muhafazakârların kapitalist sisteme olan bir alternatifinden söz edilebilinir mi? Geçmiş dönemlerin sağcı gerek siyasal ve gerekse ekonomi politikalarında bir değişimden ya da en azından bir çabadan söz edilebilir mi?

Ayrışma ve çatışmalar her zaman için sağlıklı sonuçlar getirmiyor. Sürekli olarak acı sonuçlara neden oluyor.

Türkiye’nin başlıca sorunu küresel emperyalizm ile sermayenin öyle ya da böyle güdümünde olması. Genelde tarafların birbirlerini suçlaması ya da bir şeyler yakıştırması dönemseldir. Şu unutulmamalı ki, emperyallerin bir ideolojisi yoktur. Onlar kendileriyle uyum içinde olacak olanlara bakarlar. Onlar çok çabuk adam değiştirebiliyorlar. Bunu çokça dile getirdik.

Kimsenin kimseyi suçlamasına gerek yok. Kimseler güçlere teslim olmadıkça, samimi ve sahih duruyorlarsa onlara güvenmek gerekiyor. Kimileri ise varlıkları güçler ile kaim bildiklerinden zaman içinde koşullar gereği teslim oluyorlar. Zaten asıl sorun da budur.

Kapitalist Abede, AB, sermaye çevreleri veya karşıtları, Doğu, Batı fark etmiyor. Güçlü olunmadıkça bir yerlere yaslanma zorunluluğu kimi çevre ve insanları kendiliğinden onların uydusu hâline getiriyor. Hani son dönemlerin birilerinin birilerine proje demesi gibi. Güçsüzler zamanla kendiliğinden projelere teslim oluyorlar. Güç onları bir yerlere sürüklüyor.

Her yeni zaman yeni bir dönemdir. Yeni dönemde küresel emperyalizme teslim olmadan, en azından ne kadar korunabiliyorsa o kadar korunulması için çabalayanlar projelere teslim olmazlar.

Günümüz gençliğine stadyumlar yaparak sporun aşırılıklarına teslim edilen gençlerden ne beklenebilir? Hemen her ile bir Olimpik Arena yapılarak hem gelecekleri güvenceye alınır, hem işsizlikten kurtarılır, hem bu yeni ideoloji ile biriken öfkeleri boşaltılır, sonra da sokaklara salınarak slogan attırıldı mı her şey çok güzel olur! O ya da bu hiç fark etmiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?