Reklamı Kapat

Seçim bitti ama tartışılması sürecek

Pazar günü seçim yasaklarının bitmesi ile başlayan İstanbul seçim sonuçlarının değerlendirilmesi dün de sürdü. Görünen o ki, İstanbul seçimlerinin konuşulması daha bir süre devam edecek. Ancak, tartışmalar bitmeyecek. Çünkü İstanbul seçimlerinin iptalinin ardından tekrarlanması ile İmamoğlu’nun ilk seçime göre Yıldırım ile aradaki farkı 800 binlere taşımış olması AK Parti içinde yeni değerlendirmelere ve tartışmalara zemin hazırlamış olacaktır. Özellikle başkanlık sisteminin iktidar partisini MHP ile ittifaka mecbur hale getirmiş olması, ister istemez tek başlarına iktidar olmaya alışmış bir kesimi rahatsız edecektir. Aslında bu rahatsızlığın bir süreden beri yaşandığı da biliniyor. Özellikle de Sayın Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın söylemlerinin AK Parti’nin kuruluş yıllarından çok geçmişte gördüğümüz MHP söylemlerine yaklaşması da bir takım rahatsızlıklara sebep olmuştu.

Görünen o ki yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimi siyasette yeni arayışları gündeme getirecektir. Söz gelimi başkanlık sistemine geçmişte yaşanan koalisyonlar döneminin sona ereceği iddiaları ile milletten destek istenmiş olsa da, gelinen noktada iktidarın kendisini, koalisyon olarak nitelendirilmese bile kendisini MHP ile ittifaka mecbur hissetmesi başkanlık sistemi topluma sunulurken ileri sürülenlerin aksine ülkeyi eskiyi aratır hale getirdiği açıkça görülmeye başlandı. Bir başka husus ise devlet başkanlığı ile parti genel başkanlığının tek kişide birleştirilmesinin de sakıncaları ortaya çıkmış olmasıdır. Ortak akıl ile hareket edileceği söylenerek ortaya çıkan AK Parti, geçen zaman içinde tek seçiciye teslim edildi. Bu da bazılarını memnun etse de genelde rahatsızlığa yol açtı.

Bu bakımdan İstanbul seçimlerini değerlendirirken sadece kimin ya da hangi partinin kazandığı üzerinde durmak sınırlı bir değerlendirme olacaktır. Şahsen Sayın Binali Yıldırım’ın bu seçimin mağlubu olarak görülmesi doğru gibi görünse de Yıldırım’a haksızlık olacaktır. Çünkü Yıldırım kendi kampanyasını kendi serbest iradesi ile yürütmüş, yürütebilmiş değildir. Kutuplaştırıcı yaklaşıma mecburen uymuş, bunun zararlarını gördüğünde telafi etmeye çalıştığında da iş işten geçmiş oldu. Bu bakımdan Sayın Yıldırım’ı seçimin kaybedeni değil mağduru olarak görüyorum. Çünkü 31 Mart seçimlerinin hemen ardından Sayın Yıldırım seçim sonuçlarını kabullenen bir açıklama yapmış ama bir iki gün sonra parti yönetimi yoğun bir itiraz kampanyası başlatmış, sonuçta seçimlerin iptali sağlanmış oldu. Seçimlerin iptali sağlandı ama bu defa ilkine göre AK Parti ve Cumhur İttifakı için daha ağır bir yenilgi gündeme geldi. Sonuçta ittifakın ortak stratejisi milletten ilgi görmedi ve Sayın Yıldırım seçimin kaybedeni oldu. Hâlbuki geçmişte İstanbul ile ilgili pek çok projeye imza atmış, Ulaştırma Bakanlığı, Başbakanlık ve Meclis Başkanlığı yapmış olan Yıldırım için bu seçimleri kazanmak zor olmamalıydı. Ama olmadı, hem de arka arkaya yapılan iki seçimi de kaybetmiş göründü. Meseleye bu açıdan bakıldığında sadece İstanbul açısından değil AK Parti’nin kaybettiği diğer belediye başkanlıklarının da mağlubu adaylardan çok ayrıştırıcı, ortamı geren stratejilerden fayda bekleyen AK Parti yönetimi olmuştur. Sadece bu noktanın tartışılması da ortamın durulmasına yetmeyecek, Türkiye’de artık başkanlık sistem tartışılacaktır. Ne var ki; bu günkü şartlarda mevcut sistemi değiştirerek sakıncalı halinin giderilmesini sağlayacak anayasal bir zemin de söz konusu değil. Böyle olunca istikrarın, gücün sembolü olarak takdim edilen yeni sistem ülkenin istikrarsızlığının sebebi olarak ortaya çıkmış olan sistem, gücün tek elde toplanmasını sağlamış ama istikrarsızlığında sebebi olmuştur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?