Reklamı Kapat

Yeni fetihlerin müjdesi

Bismillâhirrahmânirrahîm;

Dünyada mazlum ve mağdurların sayısı hızla artıyor. Açlık ve soykırımla boğuşanların ah ve feryatları göklere yükseliyor. Batı’nın güdümünde devam eden dünya, sömürgecilerden çoktan ümidini kesti. Dünya Batı’nın insafına bırakılamaz. İnsanlık şefkat ve merhametine sığınabileceği “kurtarıcı bir el” bekliyor.

İstanbul’un fethi öncesindeki Bizans’ın durumunu düşünün! Halk ağır vergiler altında bunalmış; zulüm zirveye ulaşmış; ahlâkî yapı çökmüştü. Halk, “Konstantiniyye’de Bizans külâhı görmektense, Müslüman sarığı görmek daha iyi” demeye başlamıştı. “Sarık” adaleti sembolize ediyordu. Halk adalet hasreti çekiyordu. Fatih, İstanbul’u fethetmeden önce adaleti ile Bizans halkının gönlünü fethetmişti.

Diriltmeyi değil, öldürmeyi esas alan bir dünyada yaşıyoruz. Sömürgeci ülkeler birbiriyle silah yarışı içinde. Dünyayı birkaç kez imha edebilecek boyuta ulaşan nükleer silahlar imal ettiler. “İnsanı yaşatma” anlayışına sahip kadrolara ihtiyaç var. Batı’nın hırs ve çıkarlarından başka hiçbir şeye gözü görmez durumdadır. Kaos ve çatışmadan başka dünyaya vereceği bir şey yoktur.

Tarihe bakın! Kuvvetin üstün tutulduğu dönemlerde dünya acı ve gözyaşına boğulmuştur. 1099’da birleşik Haçlı sürülerinin Kudüs’ü işgalinden sonra, 70 binden fazla insanın katledilmesiyle ortaya çıkan manzara bunun en açık örneğidir. Hakkın üstün tutulduğu dönemlerde ise, dünya huzur ve barış iklimine girmiştir. 1187’de Selâhaddin Eyyûbi’nin Kudüs’ü fethetmesiyle insanlığın onuru kurtulmuş, adalet güneşi insanlığı aydınlatmaya başlamıştır. Fetih, aydınlık bir dünyaya yelken açmaktır.

ÖNCE GÖNÜLLERİN FETHİ

TÜRKİYE 15 Haziran 2019’da destanlık bir fetih kutlamasına şahitlik etti. O gün, Kudüs, Filistin ve diğer mazlumların beklediği fetihlerin müjdesi verildi.

 Anadolu Gençlik Derneği’nin öncülüğünde gerçekleşen kutlamalar kurtuluş hasretiyle yanan mazlumlara ümit oldu. Tek yürek halindeki Millî Görüşçüler sorumluluklarının büyüklüğünü biliyorlardı. Mehteran gösterileri olanca asaletiyle tarihimizdeki fetihleri gözler önüne serdi. Fetih yeniden yaşandı. İzleyenlerde yüksek bir fetih şuuru uyandırdı.

“Önce başaracağımıza inanmalıyız” diyen Saadet Partisi YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk, âdil bir düzen için yeni fetihlere ihtiyaç duyulduğunu anlattı: “Fetih için inanç, komutan ve asker gereklidir. Türkiye’yi zincirle AB’ye bağlamak isteyenler fethin sembolü Ayasofya’yı ibadete açamazlar.”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “İstanbul kılıçla değil, adaletle fethedildi” diyerek fetih erlerini selâmladı: “Ya ben İstanbul’u alırım, ya da İstanbul beni, diyenlere; atını denize sürenlere; geri dönmeyenlere; baskıya boyun eğmeyenlere; günümüz Ulubatlı Hasan’larına selâm olsun!”

Programa ev sahipliği yapan Anadolu Gençlik Derneği Genel Başkanı Salih Turhan, fetih için İstanbul önlerine gelen 96 yaşındaki Ebâ Eyûb el-Ensarî’nin (r.a.) cihat aşkı, hak ve adaleti hâkim kılma idealinin gençlere örnek olduğunu anlatarak hedeflerini açıkladı: “Millî Gençlik ‘Yeni Bir Dünya’ kurmak için çalışıyor.”

Fetih erleri, Endonezya’dan Bosna’ya uzanan geniş bir coğrafyada İslâm Birliği’ni kurmayı amaçlıyordu. Kutlamalar yeni fetihlerin provasıydı.

FETİH NESLİ YETİŞİYOR

FETİH; çağları aşan, her döneme hitap eden evrensel bir şuurdur. Rabbimiz fetihle “Müminlere güven verdiğini, imanlarını kat kat artırdığını” (Fetih, 4) müjdeler. İki ayrı ayette, “Yerlerin ve göklerin orduları Allah’ındır” (Fetih, 4 ve 6) buyrulur. Yer orduları fetih erlerinden oluşur, gök orduları ise meleklerden. Bütün iş, fethe inanmak ve azmetmek…

Her Müslüman Fetih Suresi’ndeki evrensel mesajı sindirerek okumalı. Mekke’nin fethine örnek almalı. Efendimiz (s.a.v.) ve sahabeleri 622 yılında Mekke’den çıkarılıp hicrete zorlanırken, birisi, “Bu insanlar 8 sene sonra, bugün gücü elinde bulunduranları yenecekler” deseydi, buna kim inanırdı? İslâm Allah’ın davası. Allah için yola çıkanlara Allah yolda bırakmıyor. “Allah’tan başka galip yoktur.”

AGD İstanbul Şube Başkanı Yusuf Genç, programda “Fetih neslinin Millî Gençlik’çe hazırlanmaya devam ettiğini” hatırlattı. Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Abdullah Sevim ise, “Toparlandık; gitmiyor, yeniden ayağa kalkıyoruz” diyordu.

Programda okunan Fetih Suresi, marşlar, ezgiler ve mehteran unutulmaz mesajlar sundu. Her yıl yeni bir stille gerçekleşen fethin canlandırılması yeni heyecanlara sahne oldu. Programla bütünleşen lazer gösterileri heyecanı zirveye taşıdı. Fetih şuuru tazelendi; canlı ve diri tutuldu.

Bu muhteşem şöleni hiçbir fedakârlıktan kaçınmadan hazırlayan AGD’ye teşekkür ediyorum. Yeni fetihlerin startının da verildiği böyle bir programı ancak Millî Görüşçüler gerçekleştirebilirdi. Fethin 566. yılının hayırlar getirmesini diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?