Reklamı Kapat

Sorunları gizlemek için mi gereksiz konular tartışılıyor?

CHP ve AK Parti İstanbul Belediye Başkan adaylarının geçtiğimiz pazar günü katıldıkları televizyon programı yıllardır birlikte görüntü vermeyen/veremeyen iki partinin adayının karşılıklı İstanbul ile ilgili düşüncelerini açıklamalarına vesile olması eksik olmasına rağmen önemli bir gelişme olarak takdim edildi. Ancak, bu yaklaşım kısa sürdü. Hemen ardından yeni tartışmalar gündeme geldi. Soru çalmadan, yalan söylemeye kadar karşılıklı ithamlar sergilendi/sergileniyor. Böylece özellikle AK Parti yanlısı medya sanki adayları bu millet dinlememiş, söylenenleri anlamamış da açıklığa kavuşturuyorlar havası içinde ayrıştırıcı ve dışlayıcı üslubu yeniden sahneye sürdüler. Böyle olunca da yapılan programın anlamı kalmıyor. Eğer, bu millet dinlediklerini anlamıyor, ille de nasıl anlamaları ve düşünmeleri gerektiğine medya karar verecek idiyse bu program niçin yapıldı?

Bir yandan iki adayın birlikte televizyonda yan yana düşüncelerini açıklamaları demokratik bir gelişme olarak takdim edilirken, hemen ardından adaylardan birine tehdide varan ithamların sergilenmesi milletin aklı ile alay etmek değil midir? Bu bakımdan ya böyle bir teklif kabul edilmemeliydi ya da milletin hakemliğine saygı duyulması gerekmez mi? Ayrıca, özellikle iktidar kanadı milletin dinlediklerini ille de kendilerinin anladığı gibi anlamasını bekliyor ve istiyorduysa böyle bir programa hiç gerek yoktu. Çünkü toplumun ayrıştırıcı söylemlere değil kucaklaşmayı esas alan tartışmalara ihtiyacı var.

Bu arada, ülkemiz ciddi saldırılarla karşı karşıya bulunuyor. Bir yandan ABD, öbür yandan AB ülkeleri ülkemize yönelik tehditler savuruyor. Böyle bir noktada bir belediye başkanlığı seçimini kendileri için ölüm kalım meselesi olarak algılayıp öyle takdim etmek toplumun sağduyusuna güvenmemek anlamına gelmez mi? Milletin değerlendirmesine itibar edilmeyecekse ne seçimlerin, ne de önceki seçimin bir takım usulsüzlükler olduğu iddiası ile iptal edilmesinin anlamı kalır. Çünkü seçimler öncesi partiler düşüncelerini, teklif ve projelerini topluma açıklar, toplum da yapılan bu açıklamalara göre tercihini yapar. Bu tercihe de herkesin rıza göstermesi gerekir. Eğer halkın iradesi konusunda bazı siyasilerin tereddüdü var ise, yani insanımızın doğru tercih yapacağına inanılmıyorsa ikide bir seçimlerin gündeme getirilmesinin anlamı kalmaz.

Kaldı ki, parti çıkarlarından çok ülkenin çıkarları önemlidir. Böyle olunca da ülkemize yönelik dış tehditler karşısında tek yumruk olmak, parti çıkarlarının bir kenara bırakılması gerekiyor. Hiçbir parti iktidar koltuğunda ilelebet kalacak değildir. Her canlının ve kurumların belli bir ömrü vardır. Bu geçici durum için ülkenin ve insanlarımızın geleceğini tehlikeye atmak siyaset olarak algılanamaz. Kendilerini vazgeçilmez sananlar sadece yakın siyasi tarihimize baktıklarında o koltuklardan kimlerin gelip geçtiğini görürler. Böyle olunca önce ülke demek durumundayız.

Her gün medyaya yansıyan haberler bile aramızdaki yarıştan çok, dış tehditlerin önemli olduğunu görmemizse yetecektir. Bir yandan terör örgütleri ile verilen mücadele devam ederken, bu mücadeleden rahatsız oldukları anlaşılan ABD ve AB ülkeleri Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak için ellerinde geleni yapıyorlar. Kısacası, ülkemiz tam bir Haçlı ittifakının saldırısı ile karşı karşıya bulunuyor. Kaldı ki, ülkemiz benzer saldırılarla ilk defa karşı karşıya kalıyor değil. Ne zaman bu Haçlı saldırılarına karşı birlikte hareket edilebilmiş ise, saldırılar etkisiz kılınmıştır. Ancak, ayrıştırıcı üslup ve kamplaştırıcı tavırlar sadece düşmanların işine yaramış, ülkemize yönelik hamlelerini sürdürmüşlerdir. Ülkemizin içeride ve dışarıda çeşitli problemlerle karşı karşıya bulunduğu bir ortamda gündemin bir televizyon tartışması ile doldurulması akla gerçek sorunlar toplumdan gizlenmek mi isteniyor sorusunu getiriyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?