Reklamı Kapat

Ha Venezuela Ha Türkiye

Medyanın, kamuoyunun, okumuşlarımızın Venezuela kriziyle yeteri kadar ilgilenmemelerini protesto ediyorum.

O ülke çok uzaktaymış... Ne büyük kuruntu. Türkiye de ileride Venezuela olabilir. Binaenaleyh bize çok yakındır, burnumuzun ucundadır.

Suriye ne oldu?.. Yemen ne oldu?.. Mısır ne oldu?.. Libya ne oldu?

Ne gülünç basmakalıp bahaneler, gerekçeler... Venezuela’da demokrasi yokmuş. Kuzey Kore’de var mı? Oraya niçin müdahale etmiyorsun?

ABD Venezuela’ya kendi ordusuyla doğrudan doğruya müdahale edemez. İç savaş çıkartacaktır.

Venezuela’da olup bitenleri çok yakından takip etmemiz gerekir. Çünkü aynı şeyin bizim başımıza da gelmesi pek mümkündür.

Önümüzdeki haftalarda, aylarda yeni GEZİ kalkışmaları olacağını tahmin ediyorum. İlgililer ve sorumlular tedbirli olurlarsa bunları bastırabilir.

GEZİ’ciler başarılı olursa, Ukrayna’da olduğu gibi ülkemiz parçalanır.

Venezuela uzak değil, çok yakındır bize.

Elimden gelse, Venezuela’dan yüz Müslüman genç getirir, burada onları yetiştiririm. Bunların yirmibeşini sanatkâr yaparım, kalan yetmiş beşine sosyal, kültür sahasında güçlü eğitim verdiririm. Bir tekini bile teknokrat, mühendis yapmam.

Orada çok iyi ve etkili çalışan bir Türk Kültür Merkezi açılmasında büyük yarar vardır.

***

Diyanet’e alınan hanım personelin sayısının yüz bini geçtiğini sanıyorum. Bunların yüzde kaçı militan feministtir?

Diyanet bir ara camileri kadınlarla doldurma kampanyaları başlatmıştı ama başarılı olamadı.

Hangi derin güçler var bu işlerin arka planında?

***

Kayseri’de Venezuelalı bir Katolik doktor hanım müftülüğe gitmiş, Müslüman olmuş. Fotoğrafta doktor hanım tesettürlü idi, Müftü efendi de sarıklı ve cüppeli... Yabancı bir ülkedeki başka bir ihtida merasiminin videosunu seyrettim. Din hocası kısa kollu gömlekli, başı açık, çapaçul turist kıyafetli idi. Doğrusu çok ayıpladım. Böyle önemli merasimlerde derli toplu giyinilmeli, başa islamî güzel bir serpuş geçirilmelidir. Laubali kıyafetler din hizmetlilerine yakışmaz.

***

Katolik rahibeler de tesettüre riayet eder. Hiçbir rahibenin rengârenk başörtüsü taktığı, saçma sapan moda kıyafetlere büründüğü görülmemiştir. Böyle acayiplikler Müslüman kesimin maganda ve zonta hanımlarına mahsustur.

***

Para kazanmak için tesettürü şeytanîleştiren bezirgânların Allah belasını versin; bu yolla kazandıkları büyük servetleri afiyetle yiyemesinler.

***

Gökteki ayın insanların sağlığı üzerinde tesirleri vardır. Dünyanın bazı bölgelerindeki denizlerde büyük gelgit (medd ü cezir) hareketlerine yol açan Ay, elbette insanlar üzerinde de birtakım etkiler meydana getirir. Bunlar, ilahî hikmet dairesinde olan işlerdir.

***

Daha önce yazmıştım, tekrarlıyorum. Ağzının tadını bilen, Aynalı Lokanta’da nefis yemekler yemek için ta Afyonlara giden zata: Üçüncü Dünya Savaşı çıkınca bulamama ihtimali büyüktür. Kadıköy’e geç, Baylan’da bir kup griye ye. (Dar gelirlilere: Siz bu işe teşebbüs etmeyin, pahalıdır, bütçenizde delik açar...)

***

Bir ayağı çukurda zavallı perişan bir ihtiyarın emekli maaşını çalan o sefil ve it hırsız, köpeklerden de aşağıdır. Köpekler para çalmaz.

***

Allah’tan yardım isteyenler, sabr etsinler, namaz kılsınlar, salih ameller işlesinler. Kur’an’da “Allah’tan sabır ve namaz ile yardım isteyiniz” buyruluyor.

***

İslam’da hırsızların cezasının afvedilmesi için tavassutta (aracılıkta) bulunmak yasaktır. Resulullah Efendimiz, hırsızlık yaptığı sabit olan ve eli kesilecek bir kadın için afv buyursanız diyenlere: “Allah’a yemin ederim ki, öz kızım Fatıma hırsızlık yapsa, hiç tereddüt etmem elini kestiririm” buyurmuşlardır.

***

Param var, canımın istediğini yaparım, istediğimi yerim, istediğimi giyerim diyen beyinsize: Yapamazsın, yiyemezsin. İslam sınırlar koymuştur, bunları aşamazsın, çiğneyemezsin. İsraf haramdır, haramı helal sayanlar kâfir olur.

***

Din büyüklerini erbab haline getirip putlaştıran kaba sofular çok büyük bir günah işliyor.

***

Bir cemaate mensup bir gençle sohbet ettim. Hem din, hem genel kültür konusunda çok zayıftı. Onun için bizim pırlanta gencimiz diyenleri içimden çok ayıpladım. Cahilden pırlanta olmaz, cam kırığı olur ancak.

***

Haram, şaibeli, şüpheli para ile verilen lüks ziyafete gitme, kendi çorbanın içine ekmek doğrayıp ye. Bunda senin için hayırlar vardır.

***

O sivil toplum kuruluşu hiç hakkı olmadığı halde zekât topluyor ve sonra bu zekât paralarıyla tantanalı iftar ziyafetleri tertipliyor. Sakın o ziyafetlere gitme.

***

Sen nasıl bir Müslümansın ki, kendi menfaatinden, kendi rahatından, kendi keyfinden, kendi ikbalinden başka bir şey düşünmüyorsun?

***

Üç temiz, faziletli, vicdanlı, efendi genç mahallelerinde bir oda, bir mutfak küçücük bir mekânda oturan çok yaşlı, güçsüz ve kimsesiz kadıncağıza gitmişler, birkaç saat içinde evini bir güzelce temizleyip düzene koymuşlar. İki koli dolusu erzak bırakmışlar, ne ihtiyacın olursa bizi çağır emi demişler, elini öpüp ayrılmışlar. Onları tebrik ediyorum. Bu yaptıklarına çok sevindim, içim ısındı.

 

19.06.2019

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmed Şevket Eygi



Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?