Reklamı Kapat

Cami Havası

Medeniyetimizin merkezinde mescit/cami vardır. İnsanlığın tarihi dört ayaklı olarak başlamamıştır. Hazreti Adem peygamberimiz ve eşi Havva anamızla başlamıştır.

Yeryüzünde insanlar için yapılan ilk ev, Mekke’deki evdir.

Rabbimiz bunu şöyle haber verir:

“Şüphesiz insanlar için ilk kurulan ev, Bekke’deki (Mekke) evdir. Âlemlere hidayet ve bereket için kurulmuştur.

Orada apaçık ayetler, İbrahim’in makamı vardır. Kim oraya girerse emin olur. Ona yol bulabilenlerin, Beyti (Kabe’yi) hac etmesi Allah’ın insanlar üzerindeki hakkıdır. Kim küfrederse şüphesiz Allah âlemlerden ganidir. (Herkesten zengindir, kimseye muhtaç değildir)” (Al-i Imran süresi ayet 3/96-97)

Sevgili Peygamberimiz, Mekke’de iken Hacer’ül-Esved’in de bulunduğu Kâbe merkez iken hicretten sonra Medine’de ilk yapılan iş Mescid’i Nebevi’dir.

Bu günkü dille ifade edilirse mescidin bir duvarını, devlet başkanının mütevazi evi paylaşır.

Öbür duvarı, ilimle uğraşanların, yani medrese/üniversite duvarı aynı zamanda mescidin de duvarıdır.

Mescidin ön tarafı halkın ve gerekli olduğu zamanlarda ordunun toplanma yeridir.

Selçuklu ve Osmanlı döneminde yapılan mescit/camiler, kışla, üniversite, hastane, hamam, aşhane gibi halkın ihtiyacı olan her şeyi kuşatıyordu.

Fatih Camii’ni düşünün en az otuz sokak camiye çıkar.

Şimdi kapitalist düzende kurulan şehirlerin bütün yolları bankalar caddesi ve meydanına çıkar.

Eskiden adres tarifleri camilerle yapılırken şimdilerde halkı sömüren bankalarla yapılıyor.

Elçiler mescitten gönderilir, gelen elçiler mescitte karşılanır.

Hastalar orada tedavi edilir, devlet ve kabile başkanları mescitte karşılanır.

Hatta Yemame’den İslam düşmanlığıyla bilinen Beni Hanife kabilesi lideri Sümame bin Üsal veya Üsale, esir edilip getirildiğinde Sevgili Peygamberimiz onu mescidin direğine bağlamalarını söyler.

Orada üç gün kalır, ihtiyaçları karşılanır, her gün Sevgili Peygamberimiz onunla konuşur.

Üç gün sonra “serbest bırakın” der ve serbest kalan Sümame, şehirden çıktıktan sonra banyo yapıp geri gelir ve Müslüman olur. (Buhari, Sahih, K. Meğazi, bab 69 vefdü beni Hanife).

Çünkü o, mescitte Ebubekir, Ömer, Osman, Ali gibi saygın insanlarla, köleyken satın alınıp özgürlüğüne kavuşturulanların aynı safta, yan yana durduklarını, birbirlerine sevgi ve saygıyla davrandıklarını, kimsenin diğerini incitecek tek söz veya hareket yapmadıklarını gördü. Allah onların hepsinden arzı olsun.

Sevgili Peygamberimiz:

“Yeryüzü temiz ve temizleyici olarak bana mescit kılındı” buyurmuş. (Buhari, Sahih, K. Teyemmüm, bab 1).

Kâbe’nin bir şubesi olan mescitte yalan söylenmediği, haram yenmediği, kimsenin incitilmediği, rahatsız edilmediği gibi bütün dünya şehirlerinin ve köylerinin de öyle olmasını ister dinimiz.

Komünistlerin en azılılarından, acilcilerden, CHP ilçe gençlik başkanlığı da yapmış olan biri 180 derecelik dönüşten sonra, yazı yazdığı mahalli solcu gazetedeki köşesinde, benim Cuma vaazlarımı kasete alıp yayınlamaya başlamıştı.

Okulların yaz tatiline çıktığı hafta, “Hocam, cami kurslarına ağırlık verilsin.

Bizim Ankara’daki başkanımız 153 kişiyi Ankara’ya davet etti ve verdiği taktikler arasında her il, ilçe ve köylerdeki cami kurslarının engellenmesini istemişti.

Nedenini de şöyle açıklamıştı: ‘Liseyi bitirdikten sonra üniversiteye gelenlerin aydınlatılması daha kolay. İmam-Hatipten gelenler bize hiç katılmıyorlar.

Bizim kaynağımız liseler.

İlk ve orta öğretimde iken cami kursundan geçenlerden bize katılanlar, fikir bazında bizimle beraber olsa da, hep cami, imam, İslam, Kur’an kelimeleri devreye girdiğinde tarafını bizden ayna değil o tarafa oynuyor’ anlamında bir konuşma yapmıştı” demişti.

Her çocuk cami havasını alsın.

“Hepsine yetişemem diyenler” yine hepsini kaydetsin ve hepsine birden ders anlatsın ama sabah başlarken koro halinde “Tekbir”i Itri’nin bestelediği şekilde söylensin ardından yine salâvat-ı şerife aynı makamla söylensin.

Hocanın, öğrenci sevgisi, caminin içinde buhurdan gibi güzel bir hava estirsin.

Öğrenci, “İşte adam gibi adam” desin ve farkı fark etsin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?