Reklamı Kapat

NATO üyeliğini sorgulamada geç kalınmadı mı?

Bahçeli son yaptığı açıklamada NATO üyeliğinin sorgulanması gerektiğini söylemiş. Bu konuyu sıkça dile getiriyoruz, NATO’nun Türkiye savunmasına bir katkısı olmadığı gibi yük getirdiğine dikkat çekiyoruz. Bu bakımdan Bahçeli’nin NATO üyeliğinin sorgulanması teklifine katılıyoruz, ancak eksik buluyoruz. Çünkü NATO üyeliği kadar ABD ile ilişkilerin, bunun da ötesinde AB ile ilişkilerin de sorgulanmasının gerektiği bir noktadayız.

ABD ile ilişkilerimizin niçin sorgulanması gerektiği sorusunun cevabı için ilişkilerimizin geldiği noktaya bakmak yeterlidir. Hatta tüm ilişkileri bir kenara bıraksak bile Suriye özelinde ABD’nin tutumu kesinlikle bir dost ve müttefiklik anlayışı ile bağdaşmıyor. Bırakın dostluğu uluslararası ilişkiler açısından birçok ters noktada bulunuyoruz. Çünkü Suriye konusunda ABD başından beri Türkiye’nin dostluğundan çok terör örgütleri ile işbirliğini tercih ediyor. Çünkü Irak’ın ardından Suriye’de de bir Kürt özerk bölgesi oluşturmanın peşinde ve bunun hiçbir gizli yanı da yok.

AB ile ilişkilerimizin sorgulamanın da ötesinde alınacak bir karar ile ilişkilerimizin askıya alınması bile düşünülebilir. Çünkü AB Türkiye’yi lazım oldukça kullanılacak olarak görüyor. Bunu da milletimizin kabul etmesi mümkün değil. Böyle olmasaydı, bizden çok sonra üyelik için müracaat eden ülkeler üyeliğe kabul edilirken, bizimle askıya alınması, yeni fasılların açılmaması ve açılmış fasılların kapatılmaması gibi hususlarda da karar alma noktasına gelinebilir miydi?

NATO’ya gelince bir nebze yukarıda neden ilişkilerin gözden geçirilmesi gerektiğinin sebeplerini ifadeye çalıştım. Bunlara bir de Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi alması ve ardından NATO adına yapılan açıklamalarda gösteriyor ki, Türkiye’nin attığı adımlardan NATO’nun da rahatsız olduğu çeşitli vesilelerle dile getirildi. Hâlbuki NATO’nun tutumundan esas rahatsız olması gereken Türkiye’dir. Herhangi bir saldırıya karşı devrede olması gereken NATO bu işlevini yitirmiş durumdadır. Çünkü çoktan beri görünen o ki, NATO’nun ABD’nin isteği dışında bir karar alması ve harekette bulunması mümkün değil. Yani NATO ABD güdümünde bir örgüt. Böyle olunca da Türkiye kendi savunması için gerekli tedbirleri kendisinin alması mecburiyeti var. Bunun içindir ki, Rusya’dan NATO normlarına uymayan bir füze sisteminin alımı yoluna girildi.

Diyebiliriz ki, Türkiye, Rusya ile S-400 füze sistemlerini almaya karar vermeden önce sadece NATO ile değil ABD ve AB ile de ilişkilerin gözden geçirilmesi gerektiğini görmüştür. Bunu görmeden ve aklına getirmeden böyle bir yola girmiş olması akla uygun gelmiyor. Böyle olunca da Bahçeli’nin NATO ile ilişkilerin gözden geçirilmesi gerektiğine dair açıklaması bir danışıklı dövüş olabileceği gibi, Türkiye’nin yeni dış politika yönelimine destek olarak da nitelendirilebilir. Kaldı ki, zaman zaman iktidarın atmayı düşündüğü bazı adımlar önce Bahçeli tarafından gündeme getirilebiliyor. Bu noktada bir hususa dikkat çekmekte yarar var. O da, Türkiye’nin NATO, AB ve ABD’den Rusya’ya yönelmesi tek başına sorunları çözecek durumda değildir. Bunun için dış politikadaki yeni yönelimlerde öncelikli olarak İslam dünyasının birlikteliğinin sağlanması gerekiyor. Bu sağlanamadığı sürece Türkiye’nin Batı tercihini bir kenara iterek Rusya’ya yönelmesi tek başına istenen sonucu vermeyecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?