Reklamı Kapat

Putperestlikle Nebevî Mücadele

Kur’an-ı Kerim’de Allah celle celâlüh ile insan arasında “yaratıcı ve kul” ilişkisinden ve insanın yaratılış aşamasında Rabbinin, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sorusuna, “Evet, sen bizim Rabbimizsin” (A’raf, 172) cevabını verererek yaratıcının yegâne güç ve hüküm sahibi olduğunun kabulünden bahsedilir.

Yine Kur’an-ı Kerim’de Allah-ü Teâlâ’nın varlığını, birliğini, büyüklüğünü, kudretini ve hâkimiyetini anlatan onlarca ayet mevcuttur. Allah-ü Teâlâ, hâkimiyetin kendisinde olduğunu daima hatırlatmakta, yarattığı kâinatın mükemmelliğinden bahsetmekte, ibret almamız gerektiğini defaatle ikaz etmektedir. Hatta kâinatı yaratmasında hiçbir eksiklik olmadığı şöyle anlatılmaktadır: “O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahman’ın yaratışında hiçbir uygumsuzluk (eksiklik) göremezsin. Bir kere bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun?” (Mülk, 3).

Kâinatta bulunan herşeyin Allah’a ait olduğu, hâkimiyetin de tamamen kendisinde olduğu da hatırlatılmaktadır. Her şeyin Allah’a ait olduğu, “Göklerde ve yerde olan bütün varlıklar Allah’ındır” (Enbiya, 19) ve “O, göklerde olanlar ve yerde bulunanların hepsini, kendi tarafından (bir lütuf olarak) sizin emrinize verdi. Doğrusu bunda, düşünen bir topluluk için gerçekten ibretler/deliller vardır” (Casiye, 13) ayetlerinde açıklanmaktadır. Hâkimiyetin tamamen kendisinde bulunduğunu da, “Hükümranlık (mülk) elinde olan Allah yücedir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir” (Mülk, 1) ve “O, hükümranlığına (otoritesine) hiçbir kimseyi ortak etmez” (Kehf, 26) ayetlerinde beyan edilmektedir.

Allah-ü Teâlâ’nın tek yaratıcı olduğu Kur’an-ı Kerim’de, “Deki o Allah birdir…”, “İlahınız bir tek Allah’tır”, “Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka tanrılar bulunsaydı, yer ve gök (bunların nizamı) kesinlikle bozulup gitmişti. Demek ki arşın Rabbi olan Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir” (Enbiya, 22) ayetlerinde vurgulanmaktadır. İşte bu “tevhit”tir ve Yaratıcı’nın hayatın her alanında hâkimiyetini öngörür.

Allah-ü Teâlâ, yaratıcı, hüküm ve hikmet sahibi olduğunu, göklerde, yerde bulunan her şeyin kendisine ait olduğunu ve kendisinden başka itaat ve ibadete layık hiçbir ilahın olmadığını ve otoritesinin bütün kâinatı kuşattığını insanlara bildirmek için peygamberler göndermiştir. Bütün Peygamberler, Allah’tan başka bütün sahte ilahları reddetmiş; insanları sadece Allah’a itaat ve ibadete davet etmiştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Kur’an-ı Kerim’de Necm Suresi 19-20’inci ayetlerinde, “Siz gördünüz mü o Lât’ı, Uzzâ’yı ve diğer üçüncüsü Menât’ı?” şeklinde bahsi geçen ve hadis-i şerifte bahsedilen “üçyüz altmış put”u yıkmıştır; tıpkı atası İbrahim aleyhisselam gibi.

Peygamberimiz (s.a.v.) Mekke’yi fethinde Kâbe-i Muazzama’nın içindeki putları asası ile birer birer işaret ederek, “Yine deki: Hak geldi bâtıl zâil oldu. Şüphesiz ki bâtıl yok olmaya mahkûmdur” (İsra, 81) ayetini okuyarak taştan ve ağaçtan yapılan putları yıkmıştır. Peygamberimiz (s.a.v.) aslında sadece putları değil, putperest ideolojiyi de yerle yeksan ederek tevhit inancını tahkim etmiştir.

Binlerce salât ü selâm o kutlu Nebi’ye…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?