Reklamı Kapat

Babam

Epey oldu yazı yazamadım.

Elim kolum tutmadı.

20 Mayıs’ta babamı kaybettim.

Onunla birlikte çocukluğumu, güzel hatıraları, uzun konuşmalarımızı, gezdiğimiz yerleri, kelimeleri de yitirdim.

Yapısal olarak aileye düşkün olduğumdan anne ve babamdan pek ayrılmadım. Dünyanın en lüks otelinden daha lezzetli idi babamın o mütevazı evinde yaptığımız kahvaltılar. Ufak gurbet yıllarım olsa da hep onların yakınında yaşadım, tatillere onlarsız çıkmadım, zira gezmeyi, farklı yerler görmeyi çok severdi, son yıllarında ise babam tamamen bizimle idi. Sağlıklı bir ömür yaşamıştı, lakin son beş yılı parkinson ve Alzheimer’den mustaripti.

En bariz özelliği, çocukları da artık yaşlansa da, bizleri biraz düşünceli gördüğünde, hemen, “hayrola paran mı yok” diye sorardı. Belki de meşakkatli geçen çocukluğundan, baba ilgisinden hep mahrum oluşundan, dedemin onlardan uzak bir yaşamı tercih edişinden mi; o, çocuklarına çok düşkündü.

Çocukluğundaki babasızlığı, parasızlığı, onu diğer insanlara da şefkatli yapmıştı. Komşusunun oğlu anlattı: “Babam öldüğünde, Kâzım Amca beni kenara çağırdı, ‘evladım paran var mı’ dedi, param yoktu cenazede lazım olur diye çıkarıp bir demet verdi, kimseler, akrabalarım dahi sormadı ama o böyle incelikleri hiç atlamazdı”.

Yedisinde o çok sevdiği mahalle camisinde verdiğimiz iftarda hiç tanımadığım kadınlar geldi, bu özelliğini vurguladı: “Camiye giderken eğer küçük çocuklarımızla bizi görürse mutlaka yanına çağırır ve çocuklarımıza harçlık verirdi, bazen çok ihtiyacımız olduğu anda Hızır gibi karşımıza çıkardı”.

Çok tutumlu idi, israfı hiç sevmezdi, aldığı ekmeğin hesabını yapardı fakat sadaka ve maddi yardımlarda sınırlarını zorlar, seyahat ettiği yerlerdeki camilere yardımları ile ötede kendisine şefaat arkadaşları tesis ederdi.

Çocukluğumda bu tutumlu adam evimize varabilmek için, Eminönü’ndeki işinden çıkıp bindiği vapurdan Anadoluhisarı’nda iner, minibüsle 50 kuruşa gideceği mahallemize karlı kış günlerinde dahi yarım saat süren bir yokuşu yürüyerek varırdı. Üstelik iki elinde iki file, tıka basa en güzel meyvelerle, erzakla dolu olarak. Eskiden anneler çalışmaz, sadece babalar geçim yükünü omuzlardı. Küçük bir memurdu, işten gelir, yemeğini yer, yazlık sinemalarda bilet kontrolörlüğü yapar ya da hafta sonlarında işportacılık yapıp gömlek satardı, hatta erkek kardeşim doğduğunda o, annemi ve bebeği bırakıp hafta sonu Ankara’ya gitmişti, o gömlekleri satabilmek için. Ya da sokağımızda küçük bir manav açmış, orayı bir iki yıl işletmiş, ufak ticari faaliyetlerle ailesini iyi yaşatmaya kendisini adamış, bizlere en iyi mağazalardan mantolar alırken, kendisine bitpazarından palto almış onurlu bir baba idi.

Galiba en önemli özelliği, cemaatle namaza sevdalı değil, kara sevdalı idi. Beş vakit namazını cemaatle kılardı, doksan yaşında vefat edene değin onun cami sevdası hiç eksilmedi. Ağır hastalık günlerinde tek tartışmamız camiye gitmesi idi. Son yıllarında komşuları kollarına girerek ya da arabaları ile götürdüler. Fakat yataktan kalkamadığı günlerde de gitmek istiyordu, bunun mümkün olmadığını hiç kabullenemedi. Cenazesi toprağa verildiğinde de, başında konuşma yapan hocalar, onun bu cami ve cemaat düşkünlüğünü anlattılar.

Zaten cami merkezli bir hayatımız olmuştu, mahallemizin ilk cami inşaatı ile ilgilenen dedemin yanında minicik bir çocukken anımsadığım o ilk anılardan sonra camimizin büyütülme inşaatı ile bu kez babam, yakinen ilgilenmişti, o yüzden cami en yakın dostu idi.

Baba dağ gibi, yanımızdaki en yakınımız. Dağ çekip gidince biz de eksiliriz, çocukluğumuzu yitiririz, ortada kalakalırız.

O onurlu adam benim babamdı.

Mekânı cennet olur inşallah.

Aziz okuyucum, ruhuna bir Fatiha, istirhamımdır.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

07

Ersen Güney - Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun , nurlar içinde yatsın.

Hem sevdiğimiz komşumuz hemde saygı duyduğumuz amcamızdı . Alpay ailesine sabırlar dilerim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Temmuz 00:43
06

Engin Albayrak - Sayın genel müdürüm ben böyle bir babaya sahip olamadım ama hayranlıkla okudum. Rabbım mekanını cennet eylesin.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Haziran 12:21
05

Fsy6vxju6c - Allah cc nün kusurlarini bağışlaması,rahmet eylemesi temennisiyle başınız sağ ola.

Hz Ibrahimin duasını içeren ayeti de anımsayarak.Amin..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Haziran 11:25
04

Turgay Turgut - Allah gani gani rahmet eylesin.

Konuşurken gülerdi, bakarken sevgi ve merhamet duygusunu karşısındaki insana naklederdi, akraba sevdalısı idi, ata diyarını önemser uzakta olmasına rağmen hep içinde yaşatırdı, Allah yolunda, peygamber izinde yürürdü....

Allah rahmetin bol eylesin.

Kendisinden önce gidenlerle, sevdikleri ile buluşsun.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 18 Haziran 08:39
03

Hayati Otyakmaz - "İNNÂ LİLLÂHİ VE İNNÂ İLEYHİ RÂCİÛN."

ALLAH TEÂLÂ RAHMET EYLESİN, MAKAMI CENNET OLSUN (ÂMİN)!

ALLAH, SİZLERE HAYIRLI VE UZUN ÖMÜRLER İHSAN EYLESİN (ÂMİN)!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Haziran 13:24
02

Empati - Rabbim mekanını Cennet eylesin İnşallah. Sizlere de sabırlar versin. Babamı kaybedeli 17 yıl oldu. Ama babaya duyduğum özlem hiç tükenmedi. O nedenle sizlere üzülmeyin demeyeceğim. Üzülün çünkü gerçekten kendimizi ortada bir başımıza hissettiğimiz andır büyüklerimizin kayıpları. Yazınızı okuyunca gözyaşlarıma hakim olamadım. Yaşarken kıymet bilmediklerimizi kaybedince ne güzel anıyoruz. Rabbim anne babası yanında olanlara kıymetlerini bilmeyi nasip eylesin İnşallah. Rabbim babalarımıza ve bizlere rahmetiyle muamele etsin İnşallah...

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 16 Haziran 10:30
01

Ismail Sabaz - Allah/Tanri, Yaratan ,var edendir!

Yaratmak vê can almak O'na hastir!

Onun né zaman hangi cani aldigi hakkinda üzülmek , Yaratana isyan etmektir!

O, né yaptigini iyi bilendir!

En sevgili olan Yaratan, sevdiklerimizi aldiginda , bizleri sinamiyor mu saniyorsunuz?

Sabir , ki sonunda Hak'a ulastirir!

Üzülme!

Sinav dünyasindasin!

Sükret ki kutlu günler arefesindesin!

Selam, tüm inananlara vê dosdogru olup tūm yaratilanlari sevenleredir..

Saygilar vê Sonsuz sevgiler...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 16 Haziran 03:44

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?