Cumhur İttifakı’nda sondan önceki zaman

Malum olduğu üzere İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde son viraja girildi. Millet İttifakı’nın partilerinin genel başkanlarının daha çok sessiz kalacağını, seçimi aday Ekrem İmamoğlu’nun tek başına yürüteceğini biliyorduk. Sanırım bu taktik Cumhur İttifakı tarafından da benimsenmiş olacak ki İstanbul’un tüm ilçelerinde miting yapacaklarını söylemiş olmalarına rağmen, bugüne kadar herhangi bir girişim olmamış, İstanbul’a mitil atacağız diye haykıranlar İstanbul’a adım bile atmamıştır. İstanbul seçmeni iki adaydan birine oy vermek zorundaymış gibi kısıtlanmaya çalışılmakta ve diğer adaylar yok sayılmaktadır. Sanki seçim iptal edilmemiş de ön seçim yapılarak iki aday yarışıyormuş gibi ortam hazırlanmaktadır. Nitekim en son yapılması planlanan TV programında iki adayın yarıştırılmak ve tartıştırılmak istenmesi, diğer adayların yok sayılması anlayışının zirvesini yaşatmaktadır.

Bu da özellikle Saadet Partisi’nin adayı Necdet Gökçınar’a yapılan haksızlıkların en büyüğüdür.

Tarafsız stüdyo, tarafsız moderatör diyerek bu haksızlığı ne ile izah edeceksiniz?

Eğer gerçekten tarafsız, doğru, dürüst ve adil olduğunuzu iddia ediyorsanız söz konusu programa Necdet Gökçınar’ı da davet etmeniz gerekir. Milli Görüş’ün temsil edilmediği bir tartışma, körler sağırlar birbirini ağırlar niteliğinde olur.

Öteden beri belli mihrakların toplumu ikiye bölme, ayrıştırma, kutuplaştırma, ötekileştirme emellerinin ayyuka çıktığını İstanbul seçiminde de görmekteyiz. Bu mihraklar 70’li yıllarda sağ-sol diyerek toplumu kutuplaştırmaya çalışmış, Prof. Dr. Necmettin Erbakan liderliğindeki Milli Görüş ve zamanın Milli Selamet Partisi bu oyunu bozmuştur. Bugün de aynı senaryonun sahnelendiği bu oyunu Temel Karamollaoğlu liderliğindeki Saadet Partisi ve adayı Sayın Necdet Gökçınar sağduyulu seçmenle bozacaktır.

31 Mart seçimlerinde malum bakanın hakaretleri ile Saadet Partisi’ni ve adayını yok sayanlar, şimdilerde kardeşlerimiz söylemleriyle günah çıkarmaya çalışmaktadırlar. Saadet Partisi tabanında karşılığı olmayan bu söylemler, laf olsun torba dolsun mukabilindedir.

Artık görülüyor ki iktidar partisi ve yandaşının topluma verebileceği hiçbir vaadi ve söylemi kalmamıştır. Problemlerin çözümü hususunda da makul bir fikir ortaya koyamamaktadırlar. Hemen her alanda kredileri tükendiği gibi artık toplum nezdinde de itibarları kalmamış görünüyor.

Son günlerde yeni oluşumların ayak sesleri de iyice duyulmaya başladı. Bu da demek oluyor ki iktidar için artık yolun sonu görünüyor. Artık hiçbir vaat fayda etmiyor. Beka sorunu da rafa kaldırılmış gibi görünüyor. Çünkü buna kimse zaten inanmamıştı.

Her şeye rağmen milletimizde birlik, beraberlik ve kardeşlik ortamının oluşmasını temenni ediyor, saygılar sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?