Reklamı Kapat

Bunun adı Haçlı saldırısıdır

 İç kamuoyu a 23 Haziran’da yapılacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine yoğunlaşmış/yoğunlaştırılmış durumda iken ülkemize yönelik dış saldırılara her gün bir yenisi ekleniyor. Bugün kendi yorumumdan çok dünkü gazetelere yansıyan haberlerden bir demet sunmak istiyorum. İstiyorum ki, çevremizde oluşturulan ateş çemberinin farkına varalım, kendi aramızdaki bir belediye başkanlığı seçiminin neden ölüm-kalım meselesi haline getirildiği üzerinde düşünelim.

İktidar ya da muhalefet yanlısı basın ayrımı yapmadan bazı haberleri başlık ve kısa spotları ile sunmak istiyorum.

İlk haber Doğu Akdeniz’deki gelişmeyle ilgili. Bu haber gazetelerde, “Doğu Akdeniz’de kışkırtıcı hamle”, “Rumlar Akdeniz’de haydutluk peşinde”, “Bu cüret cevapsız kalmaz” gibi başlıklar atında basında yer aldı. Haberin özeti şöyleydi:

Ankara Rumların Fatih sondaj gemisi personeli hakkında tutuklama kararına sert tepki verdi. Hiçbir hükmü yoktur. Bu cürette bulunulduğu takdirde gereken cevabı vereceğiz.”

İkinci haber ise ABD’nin terör örgütlerine yaptığı silah desteğiyle ilgiliydi. Söz konusu haber bir gazetemizde, “ABD’den PKK’ya İHA sevkiyatı” başlığı altında yer altı. Özetle şöyleydi:

“Kuzey Irak’ta PKK’ya karşı başlatılan Pençe Harekâtı ABD’yi rahtsız etti. Örgüte son 4 yılda 23 binden fazla TIR ve yüzlerce uçak cephane gönderen ABD, son sevkiyatı 9 Haziran gecesi yaptı. 27 TIR’lık sevkiyatta portatif köprü, uydu takip ve haberleşme sistemleri ile İHA’lar da yer aldı.”

Sanıyorum başka bir yoruma ihtiyaç yok.

Bir diğer haber ise medyada genellikle, “ABD’den Ortadoğu’ya yeni askeri güç sinyali” başlığı altında yer aldı. Haberin spotunda, “ABD, İran tehdidini gerekçe göstererek Ortadoğu’ya uçak gemisi, bombardıman uçakları ve 1500 asker göndermesine rağmen bölgedeki askeri yığınağı daha da artırmayı düşünüyor” deniyordu.

Aynı gün medyada yer alan diğer bazı haberler ise şöyleydi:

“Almanya’da iki camiye çirkin saldırı” ve “Selanik’te Türk diplomatların araçları kundaklandı” başlığı altında yer alıyordu. Bu arada Milli Takım kafilemizin İzlanda’ya girişinde pasaport kontrollerinde saatlerce havaalanında bekletildiği haberleri de birkaç gündür gündemimizde yer alıyor ve medya bu olayı genellikle, “Küstahlık” olarak nitelendirildi.

Son bir haberde medyada, “BM uyardı: İki milyon mülteci Türkiye’ye yönelebilir” başlığı altında verildi. Haberin spotunda; “BM, Suriye’nin kuzeybatısında çatışmaların daha da ağırlaşması halinde 2 milyon kadar mültecinin Türkiye’ye gidebileceğini belirtti” deniyordu.

BM’nin Suriye’deki söz konusu çatışmaların sorumlusunun başta ABD ve koalisyon ortakları olduğunu, hâlâ ülkemizde 4 milyon Suriyeli mülteci bulunduğunu bilmez mi, bilmiyor olabilir mi? Bunu bile bile esas sorumlulardan hiç söz etmeden sanki Türkiye’ye arka çıkıyormuş havası estirmenin dünyayı kandırmanın ötesinde bir anlamı olabilir mi?

Kısacası, ülkemiz çok taraflı Haçlı saldırılarına maruz kalıyor. Artık bu gerçeği görmek durumundayız. Çünkü Haçlı-Siyonist ittifakı başta Türkiye olmak üzere İslam ülkelerine rahat vermemekte kararlıdır. Böyle olunca öncelikli olarak kendi aramızda yoktan sorun icat etmekten vazgeçerek tek yumruk haline gelmek mecburiyetindeyiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?