Adaylar TV’de tartışabilmeli

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM;

Türkiye nefesini tutmuş, İstanbul BŞ seçim kampanyalarını izliyor. O kadar ki, olay İstanbul seçimi olmaktan çıktı, neredeyse Türkiye seçimi haline dönüştü. Partiler illeri dolaşıyor, İstanbul’da yaşayan hemşehrilerini yönlendirmek için çaba harcıyorlar. Karadeniz, Diyarbakır ve çevresini geziyor; İstanbul seçimlerini etkilemeye çalışıyorlar. Adaylar gittikleri şehirlerde miting bile yapıyorlar.

Bu yöntemin ne kadar sağlıklı olduğuna siz karar verin. Ama yapılması gereken bir şey var; o da seçmenin tercih edeceği adayı doğrudan ve iyice tanıması. Manipülasyon kokan yöntemlerle seçmen, adayını ne ölçüde tanıyabilir, dersiniz?

16 milyonluk İstanbul’da seçmenin adayları en iyi tanımasının yolu, adayların TV’ye birlikte çıkmaları… Bu yapılmazsa vatandaş yine algı operasyonlarının kurbanı olacak. Parayı basan, TV’lerde çok görünen, devlet gücünü kullanan aday kazanacak. Bütün adaylar eşit şartlarda, âdil bir seçim yarışına girmeli. Çağımız teknolojisini kullanarak, adaylar TV’lerde birlikte tartışabilmeli. Gelişmiş ülkelerde yapılan bu! Hükümet adaletini göstererek bunu sağlayabilmeli.

YSK, yapılmış bir seçimin yenilenmesine karar verdi. Gerekçesi halkı tatmin etmedi. Oyların çalındığı, usulsüzlük yapıldığı, bir çetenin seçimleri kendi lehine yönlendirdiği konuşuldu. İddialar büyüktü. Fakat bugüne kadar soruşturması yapılan, mahkemeye sevk edilen, ceza verilen bir “suçlu”ya şahit olmadık. Yaşanan haksızlıkların sorumlusu kim? İktidar icraatıyla konuşur, muhalefetteymiş gibi davranamaz. Bunları ne zaman konuşacağız?

TEREDDÜTLER GİDERİLSİN

Türkiye, öncekiler gibi körebe oynarcasına seçimlere gitmemeli. Halk adayları yeteri kadar tanımıyor. Genel başkanların konuşmaları, yönlendirmeli gazete haberleri, tarafgir köşe yazarlarına bakarak oy kullanıyor. Yerel seçime gidiyoruz ama genel seçim havası estiriliyor. Meselâ, AKP Genel Başkanı 29 Mart 2019 günü İstanbul’un 8 ilçesinde mitingler yaptı; hepsini TV’lerden canlı yayınlattı. Peki, Sayın Erdoğan mı belediye başkanı seçilecekti? Böylesi çarpıklıklar seçimin ciddiyetine gölge düşürür.

Özellikle siyasî partileri temsilen seçime katılan adaylar mutlaka birlikte tartışmalı. Seçmen, onların ufkunu, önemli bir metropol şehri yönetip yönetemeyeceğini yakından görmeli. Halka sağlıklı tercih yapma fırsatı verilmeli. Seçime katılan Saadet Partisi, AKP, CHP ve Vatan Partisi’nin adayları birlikte görücüye çıkmalı. Beraberce TV’ye çıkmaları halk üzerinde büyük etki oluşturacak; problemleri birlikte müzakere etme, kolektif düşünme, beraberce çözüm arama anlayışını geliştirecektir.

Son haftaların gündemi Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu’nun birlikte TV’ye çıkması. İyi ama yalnız ikisi seçime girmiyor ki! Saadet ve Vatan partilerinin de adayları var. Onlar niçin dışlanıyor? İki aday seçime giriyormuş algısı oluşturmak adalete sığar mı? Hele TRT böylesine bir haksızlığa nasıl alet olur? Diğer partilerin seçmenleri TRT destek payını ödemiyor mu? TRT milletin vergilerine ihanet edemez.

Saadet Partisi’ni ele alın! Farklı ve isabetli çözümleri var. Türkiye’ye belediyeciliği öğretmiş. Özgül ağırlığı yüksek! Saadet Partisi’nin dışlanması, efsanevî hizmetlerin dışlanmasıdır.

KONUŞMAK YÜREK İSTER

Demokrasi yatıp demokrasi kalkacaksınız; fakat diğer partileri tanıtma fırsatı tanımayacaksınız. Vicdan bunu kabul etmez. Demokrasi, menfaat gereği yenilen put olmamalı. Anayasanın âmir hükmü nerede kaldı? “Temsilde adalet”i sağlamak için adaylar eşit ve âdil şartlarda seçime katılmalıdır.

30 yıldır siyasî partiler bir araya gelip çözüm üretemedi. Uzlaşma kültürümüzü kaybettik. Hâlbuki millî iradeyi temsil eden siyasî partiler “belirleyici” olmalı. Erbakan Hoca bu konuda ciddi adımlar attı. Darbecilere karşı millî iradeyi savundu. Dönemin liderleriyle görüşerek siyasî çözümler aradı. Fakat konjonktürel baskılar diğer siyasîlerin gözünü korkuttu. Türkiye olağanüstü dönemleri yaşamak zorunda kaldı. Millî iradeye sahip çıkmak bu mu?

Şimdi güzel bir konsensüs oluştu. Halk, siyasî partilerin birlikte çözüm üretmesinden yana. Temsilcilerini TV’lerde birlikte görmek, dinlemek istiyor. Öve öve bitiremediğiniz Batı’da bu durum tabiiyse, vatandaşınızı bundan mahrum edemezsiniz!

Seçim sever bir milletiz. Keşke, bir o kadar da adaleti, hakkaniyeti sevebilsek! Buyurun seçime denildiğinde, biri 100 metrelik koşunun 95. metresinden yarışa başlıyor. Devlet imkânlarının yüzde 95’ini kullanıyor. Diğerleri yüzde 5’ini… Nedir bu kardeşim! Seçim yapıyorlarmış! Adaletinizi sevsinler sizin! Tarih bunu unutmaz. Geçmişte; gücüm var, dilediğimi yaparım diyenler “zalim” olarak anılmaktan kurtulamadılar.

82 milyon insan bu ülkenin evlâdı! Kardeşçe, dostça, şölen havasında sandığa gitmeye ne dersiniz? Şerefli milletimiz bu güzelliğe fazlasıyla lâyıktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Abdurrahman - Tv5 bütün adaylari davet etsin gelenlerle program yapilabilinir

Yanıtla . 0Beğen 11 Haziran 19:05

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?